Kötü başladı, Fenerbahçe gibi bitirdi (Doruk Sözen) - BasketFaul.com

Kötü başladı, Fenerbahçe gibi bitirdi (Doruk Sözen)

20-01-22 22:57

İSTATİSTİK

Euroleague 22. Hafta karşılaşmasında Fenerbahçe sahasında Zalgiris’i 17 sayı farktan dönerek 73-67 mağlup etmeyi başardı. Her zaman olduğu gibi ikinci yarıda açılan Guduric 4 üçlük, 3 top çalma, 5 asistle yıldızlaşırken 19 sayıyla maçın en skorer ismi oldu. Enerji anlamında takımını ateşleyen ve hem savunmada hem hücumda en kritik anlarda sahneye çıkan Şehmus ise 13 sayı, 4 ribaunt, 2 top çalmayla maçı getiren diğer isim oldu. İkinci yarıda daha çok koşmaya başlayıp, ribauntlara denge getirince guardlarımız da kendilerini Rahat hissettikleri düzeni bulmuş oldular. Zalgiris ise özellikle ilk yarıda yarı sahada akıllıca alan daraltrak oyunun kontrolünü eline aldı ve diğer potada da hatalarımızı basit sayılarla akıllıca cezalandırdı, ikinci yarıda ise ekstra üçlüklerle skoru uzun bir süre önde götürseler de tempoya ayak uydurmakta güçlük çekince maç ellerinden kaçtı. 

Açıkçası maç yazılarımda koçları ve takımların maç planlarını eleştirmektense gördüğüm şeyleri tarafısz bir şekilde yazmayı tercih ediyorum. Bu seviyede takımların emanet edildiği isimlerden daha iyi basketbol bildiğimi düşünmemin ve onların düşünemediği şeyleri gördüğümü sanmanın bir anlamı yok. Fakat ilk 25 dakikada oynanan basketbolun da hiçbir izahı yok. Eksiklerimiz yüzünden sınırları ve havaya girmesi için yapması gerekenler oldukça net bir şekilde belli olan bir takımız. Tempoyu Zalgiris’in kontrol etmesine izin verip, yarı sahada hadi bir Melih, bir Şehmus, sonra da Guduric ikili oyunu yönlendirsin de ritim bulsun demenin hiçbir anlamı yok. Bunda elbet oyuncuların da sorumluluk almayı istemelerinin de etkisi büyüktür fakat Teknik ekip de zaten takımı bireysel tercihlerin dışında bir düzene sokmak için kenarda. Bu sebepten dolayı ilk yarıdaki 1/10 3FG de ikinci yarıdaki 8/15 3FG de şanssızlık veya tesadüf denerek açıklanamaz.   
 
İlk dakikalar özellikle takımların maç hazırlıklarını görmek açısından oldukça önemlidir. Fenerbahçe’nin de en azından Şehmus, Melih ikilisiyle oynadığı bölüm için açık sahada rakibi dengesiz yakalamak dışında bir planın olmadığı ilk 2 dakikada 3 kere Melih’in top yönlendirici olarak pick and roll oynamayı denemesinden belliydi. Bana kalırsa böyle bir beşle (Pierre, Polonara, Ahmet) başladıysan maça yarı sahada aksiyonlarını sadece Pierre’ın low postu üzerinden başlatmalısın. Booker belki oyunda olsa Şehmus ile ikisinin ikili oyunlarından bir avantaj yaratmaya çalışmak mantıklı olabilir. Zalgiris basit hatalarımızı değerlendirerek üç buçuk dakika içerisinde 9-0’lık bir seri yakaladı. Ev sahibi’nin hemen sonrasında bulduğu 4 sayıdan sonra ise 4 dakika boyunca hiçbir atışta isabet sağlanamadı. Bu bölümde Polonara’nın savunma enerjisinin hücuma basit hatalar yüzünden taşınamaması hayal kırıklığı yarattı. Guduric’in üçlüğü bu kısır döngüye bir son verirken. İlk çeyrek 13-7 gibi komik bir skorla sona erdi. İlk 10 dakikadaki en önemli problem zaten yeteneklerinin sınırlı olduğunu bildiğimiz oyuncuların belirli bir maç planı dahilinde oynamaması ve bunu düşük enerjiyle yapmalarıydı. (Fenerbahçe: 3/16 FG, Zalgiris: 6/14 FG) 
 
İkinci çeyreğe savunma eforumuzu yukarı çekerek başlamamız seyir zevkini yükselten en önemli faktör oldu. Maç hala aşırı kısır geçse de (ilk üç buçuk dakikada 4 sayı) hiç değilse hiç değilse gerçekten sert bir mücadele izlemeye başladık. Fakat bizim bomboş şutları bile kaçırmaya devam etmemizle sadece 3 saha içi isabeti bulan konuk ekip farkı bir anda 12’ye çıkartmış oldu. Henry’nin sakatlığından dolayı hareket dahi etmekte zorlandığı belli olan bu gecede Melih, Tarık gibi pozisyon hazırlanması gereken oyuncuların dripling üstü şut kullanmak zorunda kalmaları ritim bulmalarını engelledi. Mola dönüşü kısalar üzerinden fark yaratmamızın imkansıza yakın olduğunu en sonunda kabullenen yardımcı antrenör Bjedov, Ahmet, Polonara ve Pierre’i boyalı alan ve çevresinde daha fazla topla oynatarak avantaj yakalama ve rakibi rotasyona sokma konusunda yaşadığımız sıkıntıları kısa bir süreliğine de olsa çözmüş oldu. Hücumda rahatlamamızın savunmamızı da yukarı çekse de bu basit top kayıpları yüzünden çok da uzun sürmedi. Oyun kalitesinin düşük olması maç içerisinde yaşanan düşüşlerin de cezalandırılamamasına sebep oluyordu. İlk yarıda daha inişli çıkışlı performans gösteren tarafın biz olduğunu düşünürsek bu durum işimize yaradı diyebiliriz. 20 dakikalık bölüm Pierre’in tüm sahayı kat ederek attığı son saniye basketiyle sonlanırken tabela 30-24 Zalgiris lehineydi. İki takımın toplam 15 top kaybı yaptığı yarıda sadece 12 asist yapabilmesi her şeyi özetler nitelikteydi. Ayrıca bizim potamızdaki ribaundların %41’ini Litvanya temsilcisinin toplaması ciddi bir problemdi. Ahmet 9 sayıyla en skorer isim oldu. 
 
Üçüncü periyot savunmada adam paylaşımında ağır davranmamız sebebiyle yediğimiz sayılara zor üçlüklerin eklenmesiyle kabus gibi başladı. Fark da kısa sürede 20’nin kapısına dayandı. Mola sonrası ilk defa kısalarımız Şehmus’un üçlüğü sonrası hareketlenince momentum bize döndü. Guduric de 1 asist ve 2+1 ile genç guarda dahil olunca Koç Zdovc molayı almak zorunda kaldı. Ne zaman ki kapasitemizin farkına varıp güçlü yönlerimize odaklanmaya başladık o zaman çeyreğin gidişatı değişti. Oyunun temposuyla kısalarımızın verimi doğru orantılı olarak yükselmeye devam etti. Zalgiris Giffey, Lukosiunas gibi isimlerden aldığı ekstra üçlük katkısıyla skor üstünlüğünü korusa da tempoyu ilk defa bizim kontrol etmeye başlamamız ve sahaya enerji koymamız son çeyreği olumlu noktalamamızı sağladı. Üçüncü periyot 51-44 noktalandı. 
Son çeyrekte de Guduric ve Şehmus’un kaldığı yerden devam etmesiyle fark bir buçuk dakikada 2’ye kadar indi. Şehmus’un topu çalıp yaptığı posterlik smaçın haftanın hareketi olduğu kesindi. Fakat ben bunları yazarken üst üste gelen 2 üçlük her şeyi tekrar en başa döndürdü. Yine de yılmamamız ve savunmamızla oyuna dahil olmamız sayesinde açık sahadaki kolay basketler skoru eşitledi. (4 dakika kala, 62-62) Sahaya çok büyük karakter koyan Şehmus, topun el yaktığı dakikalarda da tereddütsüz bir şekilde üçlüğü yollayıp basketi buldu. Son dakikaya girilirken topu iyi çevirdikleri bir hücumun sonunda zayıf tarafta Ulanovas bomboş şutta yayın gerisinden isabeti buldu. (67-66) Fakat cevap hiç gecikmeden 17 saniye sonra Guduric’den gelince derin bir nefes aldık. Konuk ekip hiçbir şekilde adam eksiltemeyince zorlama bir şuta gitmek zorunda kaldı ve çok kritik hücumdan boş döndü. (69-67 bitime 30.6) Yeşil beyazlılar faul yapmayı tercih etti Booker da 2/2 yaparak farkı iki hücuma çıkarttı. Sonraki hücumda da Şehmus hücum faulü alınca galibiyet kesinleşmiş oldu.       

Öne Çıkanlar: 
Fenerbahçe: Guduric 19 sayı, 4 ribaunt, 5 asist, 3 top çalma, Şehmus: 13 sayı, 4 ribaunt, 2 top çalma, Polonara: 10 sayı, 8 ribaunt, 4 asist
Zalgiris: Ulanovas 16 sayı, 7 ribaunt, Lukosiunas: 15 sayı, 3 top çalma, Blazevic: 10 sayı, 10 ribaund
Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 1296