Fenerbahçe Safiport: Yol yakınken (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Fenerbahçe Safiport: Yol yakınken (Hayri Pekergin)

24-10-21 21:44

Fenerbahçe Safiport evinde Euroleague Women’ın çaylak takımı Basket Landes önünde aldığı beklenmedik yenilgi ardından SPAR Girona deplasmanına telafi galibiyeti için gitmişti. 


Mücadelenin 3. çeyreğinde Fenerbahçe Televizyonundan naklen yayınlanan maçı anlatan ve yorumlayan genç kardeşlerimiz, Fenerbahçe Safiport momentum kazanıp öne geçince, rakibin yaş ortalamasını işaret ederek İspanyol ekibin yüksek tempoda devamlılık sağlayamayacağını belirtiyordu.  

Oysa maçın 4. Çeyreğini 26-10 gibi büyük farkla önde kapatan ve maçı geriden gelerek 71-59 kazanan “yaşlı takım” Girona oldu. 

Fenerbahçe Safiport’un bu maçta ortaya koyduğu oyun, bu oyunun bileşenleri ve aldığı sonuç ileriye yönelik aksiyonlar almak üzere analiz edilmeyi gerektiriyor.  

Zira sarı lacivertlilerin bu maçı kazanmak için kadroda eksik olan oyuncularına ihtiyacı yoktu.  

Geçen hafta belirttiğim gibi anı yaşamak, süreçleri uzun bir zaman çizgisi boyunca değerlendirmemek doğru saptamalar ve buna uygun önlemler almayı zorlaştırıyor. 

O nedenle yol yakınken geçen sezonu hatırlamakta yarar var. 


Fenerbahçe Safiport’un geçen sezon 4 sayılık UMMC yenilgisi ile “hedeflenen” sonuca yani şampiyonluğa ulaşmayan Euroleague Women sezonu sırasında ve sonrasında uyarıları sizlerle farklı yazılarda paylaşmıştım. 

Geçen sezon oluşturulan takımda forvet Zandalasini’nin kaybolması, oyun kurucu Thomas’ın McBride – Iagupova arasındaki top paylaşımına denge getirme çabasının Lapena’dan destek görmemesi önemli sorunlardı.  

O dönemde de UMMC’yi yenmek, yani şampiyonluk üzerine kurulduğu ifade edilen kadroda pota altı rotasyonun yetersizliği yapısal bir sorundu. 

Bu yetersizliği gidermek için savunması zayıf, (pek) ihtiyaç duyulmayan dış skor gücü yüksek Vitola ile yaşanan zaman kaybı, Final Four öncesinde ise artık ahı gitmiş vahı kalmış, işlevsiz vatandaşı Laura Nicholls’ü almak Coach Lapena’ya en çok güvenenlerde bile soru işaretleri oluşmasına yol açmıştı. 

Şunu belirtmekte yarar var. 

Sarı lacivertli takımda üçüncü sezonuna giren lapena, Euroleague Women platformundaki sert maçlarda bugüne kadar hiçbir zaman takımına hücum yarı sahasında sular seller gibi akan, iç –dış dengesi ideale yakın bir basketbol oynatamadı. 

Bu dönemde Fenerbahçe’nin ELW arenasındaki zorlu maçlarda aldığı galibiyetlere bakarsanız, savunma kaynaklı başarının getirdiği hızlı hücumlar, transition pozisyonları ve Iagupova ya da McBride’ın bireysel performanslarının başrolde olduğunu görüyorsunuz.   

Özellikle ELW şampiyonluğu açısından büyük fırsat kaçırılan geçen sezonda kısa forvet savunması ve kimya (asist/akışa katkı) üretme becerisi ideal olmayan Sabally’yi dışarıda oynatma ısrarı, buna eklenen Iagupova’nın zorlamaları, McBride’ın tam kapasite ile oynayamamasına, Zandalasini’nin kaybolmasına yol açmıştı.  

Geçen sezon bu noktaları işaret ederek bu sezon için dersler çıkarılması gereğini belirtmiştim. 

Zira Fenerbahçe organizasyon yapısı, gelişim takımları ve altyapıya yatırımları, bulduğu sponsorlar, medyada sağladığı görünürlükle geri gitmekte olan kadın basketbolunu ayakta tutan az sayıda yapı arasında en ön sırada yer alıyor. 

 
 
Sarı Lacivertli yönetiminin Basket Landes ve Girona yenilgilerinin raporunu alırken, Coach Lapena’dan Iagupova, Zahui, McBride gibi oyuncuların soru işaretine gerek bırakmayan formsuzluğu, Hartley, Thomas, Sabally’nin yokluğu ve Stokes’un takıma yeni katılmasından daha “derin” açıklamalar istemesi gerekiyor.   

Eğer Lapena, enflasyonu finans tabiri ile arızi (geçici) gören  “Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası” gibi takımın kötü performansını geçici olan bu faktörlere bağlı görüyorsa geçen sezon ELW şampiyonluğu hedefinden yaşanan sapmanın tekrarlanması ve zaman / kaynak kayıpları yaşamak sürpriz olmaz. 

Gerçekten de kilit oyuncuları ile “yaşlı” bir ekip olan Girona yenilgisinde sorulması gereken sorular şunlar;

26 Şut denemesi ve zorlama/erken atışlarla McBride ve pota altında Williams ikilisinin toplamından fazla şut kullanırken, çizgiye yalnız bir kez giden, maçı 2 asistle bitiren Iagupova daha verimli kullanılabilir miydi?

Hiç dinlenmeden 39 dakika sahada kalıp en çok enerji gereken pozisyonda görev yapan ve kırılma anlarında üst üste 6 faul atışı kaçıran Williams daha önce Stokes ya da Zahui ile dinlendirilemez miydi?

Tuğçe Canıtez’in süresi arttırılarak dış oyuncu savunması Sabally’den (bile) yetersiz olan Zahui’nin bir parça daha potaya yakın oynaması sağlanamaz mıydı?  

SPAR Girona maçı ardından sorulması gereken en net soru ise şu Fenerbahçe Safiport yalnız 3 top çaldığı bu maçta daha etkili ve sonuç odaklı savunma setleri ortaya koyabilir miydi?  

Savunma Lapena’nın oynattığı basketbolda her zaman önemli bir kaldıraç oldu. Sarı lacivertli ekibin kadro yapısı ne olursa olsun buradan geri adım atmaması gerekiyordu. 

Ukraynalı yıldız Iagupova’nın ise istediği ve yönlendirildiği zaman 2 haneli asist üretme gücünü hepimiz biliyoruz. Burada da şu soru karşımıza çıkıyor;

Lapena Iagupova’nın böyle oynamasını mı istedi? Yoksa böyle oynadığında müdahale edecek gücü yok mu?

Baktığımız zaman Iagupova’nın geldiği Çukurova Basket takımında da aşağı yukarı benzer şekilde oynadığını görüyoruz. Oysa Fenerbahçe Safiport kadrosunda “marka değeri” olan yıldızlara sahip daha farklı hedefleri olan bir takım.

Iagupova ve diğer yıldız isimlerin hep birlikte daha başarılı bir harmoni ile performans vermesi gerekiyor. 


Fenerbahçe Safiport haklı olarak pazar gününü dinlenerek geçirmek adına Herbalife Nutrition KBSL’de OGM Orman Spor deplasman maçını cumartesi oynamayı tercih etti ve oyun olarak çok iyi görüntüler vermese de 82-75 kazanmayı bildi.   

Maçı TVBU ekranlarından takip edenler sarı lacivertli takımda son dakikalarda yaşanan momentum kaybı ile sonucun değişmese bile skorun daha yakın olabileceğini gördü.

Yerli rotasyona yapılan yeni transferler Manolya Kurtulmuş ve Alperi Onar bu maçı 3-4 dakika ile çok az süre alarak adeta terlemeden tamamladı. 

ELW sezonunda eksiklerle mücadele edilen bu dönemde, sarı lacivertli yöneticilerin Lapena’nın dikkatini bu noktaya da çekmesi gerekiyor. 

Gerek Manolya Kurtulmuş gerek Alperi Onar sarı lacivertli kadroya katılana kadar geçen kariyer çizgilerinde, geçmiş takımlarında her zaman “ilk beş başlayan” çok süre alan oyuncular oldu. 

Fenerbahçe kadrosunda kenardan gelerek daha kısıtlı sürelerde fayda üretmeleri için bu geçiş döneminde özellikle böyle KBSL maçlarında özgüvenlerinin yıkılmaması gerekiyor.  

 
 
Fenerbahçe Safiport kadroda eksik olan oyuncuların tamamlanması, formsuz Iagupova, Zahui ve McBride’ın yeniden ritim kazanması ile mutlaka daha iyi yerlere gelecek. 

Bu konuda bir soru işaretine yer yok. 

Bununla birlikte Zahui’nin (tıpkı geçen sezon Sabally’de olduğu gibi) değer katan kimya ve kısa forvet savunması handikapları yaratarak sürekli dışarılarda oynatılması geçmişi hatırlayanlarda tedirginlik yaratıyor. 

Euroleague Women’ın sertlik derecesi yüksek maçlarında pota altında Williams ve Stokes’un iç - dış dengesine skor üretimi ile katkıları buraya majör bir transfer yapılmayacaksa UMMC ve diğer sert rakiplerle rekabet konusunda soru işareti oluşturuyor. 

Takıma katılacak isimlerden WNBA sezonu sonlarında aşil tendon sakatlığı yaşayan ve WNBA play-off sürecinde yeniden ritim kazanan Sabally, ÖÇB sakatlığı sonrası takıma katılacak olan Hartley’in fiziksel olarak ne kadar hazır geleceği, bu isimlerin Iagupova faktörü ile ne kadar uyum yakalayacağı oldukça önem taşıyacak. 

Sonuç olarak Fenerbahçe Lapena ile geçen iki yılda, ELW’de “iş görecek” seviyedeki yerli isimler Olcay Çakır Turgut ve Tuğça Canıtez’in biraz daha yaşlandığı, kurulan kadroların hücum sahasında maksimum kapasitesine ulaşamadığı, takımın iç dış dengesinin ELW’de sonuca ulaşacak seviyeye gelmediği sezonlar yaşadı. 

Bu sezon henüz “yol yakınken” bu uyarıları yapmakta yarar görüyorum.

Zira yukarıda belirttiğim gibi;

Fenerbahçe Safiport geri gitmekte olan kadın basketbolunu ayakta tutan az sayıda yapı arasında en ön sırada yer alıyor. 

twitter: @hayripekergin

Yorumlar Okunma: 5356