İlk maçta Efes farkı... (Doruk Sözen) - BasketFaul.com

İlk maçta Efes farkı... (Doruk Sözen)

03-06-21 21:58

İSTATİSTİK

Basketbol Süper Ligi final serisi ilk maçında Efes 111-71'lik skorla çok rahat bir galibiyet elde etti. TBLStat sitesinin verilerine göre Anadolu Efes'in ürettiği 111 sayı final mücadeleleri tarihinde bir maçta üretilmiş en yüksek sayı olarak da tarihe geçti. Üçüncü çeyreğin başındaki top kayıplarından sonra gelen seriden sonra mağlubiyeti direk kabullendi Fenerbahçe. Bu yorumu yaparken Efes’in üst düzey savunmasını ve sahaya koyduğu karakteri, Fenerbahçe’nin sakat sakat oynayan oyuncularını göz ardı etmiyorum fakat bu kadar kolay teslim olmanın kabul edilebilir olduğunu da düşünmüyorum. 
 
İlk yarıda Efes kısalarının verimini ikili oyunun oynandığı tarafı kalabalık tutup, istekli savunma yaparak minimize etmeyi başarmıştı sarı lacivertliler. Hücumda ise De Colo ve Vesely’nin üretkenliği maçı sürüklemeye yetiyordu. Efes’in üçüncü çeyrekte Doğuş, Dunston ikilisiyle sahaya koyduğu sertlikle maçı kopardı. Ribauntlarda 40-23’lük ezici fark ve Efes’in yaptığı 13 top çalma takımların sahaya koyduğu enerjinin arasındaki farkı açıkça ortaya koyuyordu.  
 
Fenerbahçe savunmasıyla öne geçerken, bench oyuna dahil olunca maça denge geldi.
 
Maça hızlı başlayan Fenerbahçe Vesely’nin kısa devrilmesonrası yaptığı asistleri, Guduric’in geçiş hücumunda kaydettiği üçlükle birleştirerek 10-3’lük seriyi 2 dakikada tamamladı. Sarı lacivertliler ikili oyunları show-up + zayıf taraftan yardım getirerek savunmayı tercih ediyor, aktif eller ve Efes’in kaçan boş üçlükleri sayesinde de istediğini alıyordu. Buğrahan’ın kendi skorunu yaratması, takımının topu hiç dolaştıramadığı ilk dakikalarda farkın çift hanelere çıkmasını engelledi. Bütün aksiyonların merkezinde olan De Colo hem asist, hem sayı istatistiklerinde (10 sayı, 3 asist) takımının lideri konumundaydı. Gidişatı değiştiren ise benchten gelen oyuncular oldu. Larkin ve Doğuş’un üçlükleri çeyreğe noktayı koyarken tabelaya da denge geldi. (21-21) Konuk ekibin ilk 5 dakikada yaptığı 3 top çalma o dakikaları önde geçmelerinin en önemli sebebiydi. Fenerbahçe 7 asist, 1 top kaybıyla mücadele ederken, bireysel yeteneklerinin eline baktığı ilk çeyrekte Efes için asist top kaybı oranı 4/3 idi. 
 
Kimin üzerine hücum etmesi gerektiğini daha doğru seçen Efes oyun üstünlüğünü ele geçirdi. 
 
İkinci çeyreğe Kenan, Bobby, Guduric üçlüsüyle başlayan sari lacivertliler, topla kendi pozisyonunu üretecek ismi bulamayınca yarı sahada üretmekte oldukça zorlandı. Efes ise Micic, şut ritmini bir türlü  bulamayınca rakibinin en zayıf savunmacısı Eddie’nin üstüne atak etmeye karar verdi. Fenerbahçe Eddie’nin adamı perdeye gittiğinde show-up’ı onunla değil merkezdeki diğer uzunla (Vesely) yaparak Eddie’yi arkada saklamayı başarsa da, low postta Singleton onun elinin üstünden attığı basketlerle takımını öne geçirdi. Micic de perdeyi aldıktan sonra show-up’a gelen Barthel’in üzerine gidip bulduğu sayılarla arkadaşlarının arasına katıldı. Fenerbahçe ise topu De Colo’ya teslim edip, diğer oyuncuların topsuz hareketliliğini o savunmadan avantajı aldıktan sonra beslemesini bekliyordu. Hücum bu anlayışla tıkanmış gibi gözükürken bitime 30 saniye kala geriye kaçarak attığı üçlükle takımının imdadına kaptan yetişti. İlk yarı 43-40 Efes üstünlüğüyle noktalandı. Fenerbahçe’nin 13 asistinin 10’unun De Colo, Vesely ikilisinden gelmesi topu iyi dolaştırdıkları için değil, bu ikili oyunu doğru yönlendirdiği için bu alanda rakiplerinden üstün olduklarını kanıtlıyordu. Bench sayılarında 26-7’lik Efes üstünlüğü bulunmasında ise Larkin (12 sayı) faktörü başrolü oynuyordu. 
 
Fenerbahçe ikinci yarıda sahaya çıkmadı, Efes maçı üçüncü çeyrekte kopardı. 
 
İkinci yarıya Doğuş ilk beşte başlayınca Efes alan paylaşımını yapmakta zorlandı. Melih ona mesafe vererek savunuyor, böylece boyalı alanı kalabalık tutabiliyorlardı. Efes de çareyi Doğuş’u dunker spota göndermekle buldu. Fakat Efes’in savunmadaki agresif ikili sıkıştırmaları ve pas kanallarına yaptığı baskının dozajını arttırması Dunston’ın üst üste 3 top çalmasıyla sonuçlandı. Geçiş hücumlarından gelen üçlük ve smaçlar koç Kokoshkova erken bir molayı aldırdı. Fenerbahçe’nin konsantrasyon kayıpları ve tembel paslarının da Dunston’ın işini kolaylaştırdığını eklemem lazım. Mola da takımı kendine getirmeye yetmedi. 15 saniye içerisinde 5 sayı yenince, Barthel’in saçma sapan pası Kokoshkova bir mola daha aldırdı. Enerji olarak asla rakibine karşılık veremeyen Fenerbahçe’li oyuncuların hatalardan sonraki vücut dili hiç hoş değildi. 5 dakikaya Efes 5 top çalma, 3 de hücum ribaundu (3’ü de Doğuş’tan) sıkıştırmıştı bile. Micic, Larkin ikilisi savunma direnci iyice düşen rakiplerini cezasız bırakmayınca fark çok kısa sürede 20’ye ulaştı. (65-45, bitime 4 dakika) Kalan dakikalar mücadeleden uzak bir görüntüde devam ederken, Fenerbahçe hiçbir varlık gösteremedi. Sahada istediklerini yapamamak, rakibinin senden daha iyi oynaması kabul edilebilir fakat hiçbir oyuncunun karakter koymamasının ve bu kadar kolay teslim olmanın kabul edilebilir hiçbir yanı yok. Sezon başında Euroleague normal sezonunda aldıkları mağlubiyetlere benzer bir maç izletti bize Fenerbahçe. Üçüncü çeyrek 80-51, maç da 111-71 sona erdi. 
 
Öne Çıkanlar: 
 
Efes: 
Larkin: 23 sayı, Micic: 19 sayı, 6 asist, Buğrahan: 12 sayı, 8 asist, Doğuş: 11sayı, 6 ribaunt, Singleton: 11 sayı, 4 ribaunt
 
Fenerbahçe: 
Melih: 19 sayı, De Colo: 14 sayı, 6 asist, Vesely: 11 sayı, 6 ribaunt, 5 asist   
 

Yorumlar Okunma: 2580