Nurcan Çıvgın: Özhan'ın lider olacağı sınıf başkanlığından belliydi - BasketFaul.com

Nurcan Çıvgın: Özhan'ın lider olacağı sınıf başkanlığından belliydi

11-05-21 09:22

Anneler Günü serimizin son konuğu Büyükçekmece Basketbol Başantrenörü Özhan Çıvgın'ın annesi Nurcan Çıvgın... Özhan Hoca'yı Nurcan Hanım'dan dinledik. "Bu çocuk masa başı bir iş yapamayacak herhalde" dedikleri yıllar öncesinden çok çalışarak bugünlere nasıl gelinliğinin hikayesini kendisinden dinledik. 

Nurcan Çıvgın'ın ağzından oğlu Özhan Çıvgın...

 

-Çok güzel, tombik bir bebekti. Çok yaramazda değildi. Güzel bir mahallede, kalabalık bir ailede büyüdü, halalarla,dede, babaanne, kuzenlerle beraberdik.


-Çok arkadaş canlısıydı, her gün bir başka arkadaşıyla eve gelirdi.

- Çocukken yemekten hemen sonra buzdolabı açıp "acaba ne yesem?" derdi. İlkokulda kiloluydu, sonrasında zayıfladı. Sabahtan akşama kadar arkadaşlarıyla futbol oynarken de sürekli bağırır çağırırdı. Bir gün futbol oynarken geri geri gidip çukura düşmüştü. 

-Dersleri çok iyiydi. Yaşıtlarına göre biraz da iri bir çocuktu. Öğretmenleri çok severdi, genelde sınıf başkanı olarak seçerlerdi, lider olacağı o zamanlardan belliymiş. Mücadeleci, girişken bir çocuktu.

-Ortaokuldayken Ülker'in altyapısında basketbol oynamaya başlamıştı. 

-Elektrik-Elektronik bölümünü sevmese de liseyi o bölümde okudu. Sonra üniversite sınavında migreni tuttuğu için sınavdan çıkmak zorunda kalmıştı. İkinci kez girdiğinde Marmara Üniversitesi Elektronik bölümünü kazandı. Bir sene sevmeden gitmeye çalıştı. Biz de o an masa başında çalışabilecek bir çocuk olmadığını farkettik. Ardından Spor Akademisi sınavlarına hazırlandı ve Marmara Üniversitesi'ni kazandı.

-Üniversiteye girdikten sonra antrenörlük de yapmaya başladı. Özhan yüzme antrenörlüğü bölümde olduğu için Darüşşafaka'da küçüklere yüzme öğretirdi. O zamanlar miniklerle çalışıyordu ve para da almıyordu. 4-5 sene Avcılar'da Üniversiteden çıkıp her gün Darüşşafaka'ya giderdi. Sonra Ahmet Çakı ile tanıştılar ve basketbola onunla beraber başladı. Uzun zaman da onunla çalıştı. O zamanlar hafta içi Darüşşafaka'da kalıp haftasonu eve geliyordu. 

-Çok dağınıktı. Haftasonu Daçka'dan eve geldiği zaman çantasında kirlileri top halinde ve belki de bir hafta filan orada durmuş olurdu. Şu an da biraz eşi topluyor onu. Mutfağa bu aralar meraklı, yemek yapmayı sever. Başka da bir işe karışmaz evde.

-Herkes için çocuğu mükemmeldir, benim oğlum da benim için öyle. Duygusal, ailesine düşkün, haksızlığa tahammülü olmayan, herkese adaletli davranan... Sadece bizle değil, bütün akrabaları ile de çok ilgilenir. İşini severek yaptığı için başarısız olacağını hiç düşünmemiştim.

-Sakindir.Küçükken hiç kimseye kavga etmemişti. Evde yanımızda esprili olsa da işinde gerçekten çok ciddi. İzlerken onu bazen "bu benim oğlum mu" dediğim oluyordu.
 
-Maçlarını izlemekten çok büyük keyif alıyorum. Pandemiye kadar çoğunlukla salona da giderdik. Gerçekten işi çok stresli, kaybettiği zaman kendini kapatıyordu.
 
-Özhan, basketbol antrenörlüğü yapmaya başladıktan sonra basketbolu tanıdım ve sevdim. Özhan'ın maçları dışında yine onun takımını ilgilendiren maçları da izlemeye çalışıyorum. 

-Sanırım kariyerinde en duygulanıp gururlandığım an Büyükçekmece'deki TBL Şampiyonluğu'dur.
 

 

 

 

 

Yorumlar Okunma: 1562