Buruk mutluluktan büyük umutlara - BasketFaul.com

Buruk mutluluktan büyük umutlara

23-02-21 17:15
Milli Takımımız son iki maça grup dördüncüsü olarak girdikten sonra İsveç galibiyetini yendiği gün Eurobasket'e kalmayı garantiledi, ardından da Hırvatistan'ı yenerek iyi bir final yaptı.
 
Eskiden Eurobasket 12 veya 16 takımla oynanırdı. Şimdi ise takım sayısı 24'e çıkarıldı. 24 takımın arasına girememek çok büyük ayıp olurdu. Sonuçta ayıptan kurtulduk ve kaybettiğimiz bir şeyi bulmuş olmanın buruk mutluluğunu yaşadık. Her şeye rağmen son 4 maçın 3'ünü kazanıp, basketbolumuzu ağır bir hezimetten kurtaran ekibi ve oyuncuları kutlarız.
 
Buruk mutluluğumuza karşın, büyük umutlarımız olduğunu hissetmek ve görmek ise işin asıl keyif veren tarafı. Bir yıl öncesine göre geleceğe dönük beklentilerimiz çok daha fazla. Bu hızlı değişimin nedeni de üç-dört oyuncumuzun kendi takımlarındaki sürelerinin ve sorumluluklarının artması... Ve tabii başta Alperen Şengün... 18 buçuk yaşındaki çocuk bu inanılmaz patlamayı yapmamış olsa, işimiz bu kadar kolay olmayabilirdi... Bunu da unutmayalım...
 
"BANDIRMA'DA BİR KULÜP KAPANDI DEDİLER"
Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi bir röportajı sırasında, "Bandırma'da bir kulüp kapandı, dediler... O kulübün oyuncularını aldık ve onlara güvendik. Şimdi onları almak isteyenler uçuk rakamlar öneriyor." demişti. Sayın Çebi keşke "Kapanan kulüp" yerine, "Banvit"in adını verebilseydi...
 
Beşiktaş da gerçekten cesaret gösterip ligden düşme tehlikesi ile karşılaşmayı göze aldı ve 18-20 yaşındaki çocuklarla yola çıktı. Bugün Alperen'den, Şehmus'tan söz edebiliyorsak Beşiktaş'a teşekkür etmeli ama Banvit'i ve bu oyunculara katkı veren herkesi ayrı bir yere koymalıyız. Banvit'ten boşalan yerin doldurulup doldurulmayacağı ise kocaman bir soru işareti...
 
EVET... ÇOK UMUTLUYUZ...
Milli Takımımızı oluşturan oyuncuların yarısı 25 yaşından genç. Bu oyuncuların kulüplerinde süre almaya devam etmeleri koşuluyla önümüzdeki yıllarda çok daha deneyimli ve gelişmiş olarak milli formaya büyük hizmetler vereceğini söylemek kehanet değil... Son 1 yıllık gelişimine inanamadığımız Alperen'in 3 yıl sonra hangi boyutta olacağını hayal bile edemeyebiliriz... Olağanüstü atletik özelliklerine basketbolu bilerek oynamayı ekleyen Şehmus Hazer'ın sınırını tahmin edebilmek kolay mı? Milli Takım'da birlikte oynadıklarının kendisini daha iyi tanımasıyla konfor alanı genişleyecek ve ön sahada da silah haline gelebilecek bir Doğuş Özdemiroğlu gibi bir oyuncudan yararlanacak en az 10 yılımız daha var. Bugün kadroda bulunanlarla birlikte Egemen, Ege, Egehan ve birçok genç daha milli takım için rekabeti artırmak isteyeceklerdir.
 
1 ve 4...
An itibariyle iki pozisyonda oyuncularımızdan daha iyi performanslar bekliyoruz... 1 ve 4... Berk Uğurlu topu hatasız ön sahaya getirmesinin dışında, set hücumunda da rakip için tehlike oluşturmak zorunda ki, etrafındakiler de daha fazla rahatlasın. Tabii takımın da Berk'in hızına ayak uydurmaları hızlı hücumlardan kolay sayılar bulmamıza yardımcı olacaktır.
 
Yıllardır 4 numara pozisyonunu çözemedik gitti. Metecan'ın da, Berkan'ın, Berk'in de harika maçlarını hatırlıyoruz ama koçlar oyuncularının aşağı-yukarı ne yapacağını bilmek ister... Yani istikrarlı oyuncularla oynamak isterler... Bunu sağlayamadığınız sürece 4 numara konusu gündemdeki yerini korur...
 
Hatta zaman içinde Orhun Ene, Alperen Şengün'ü 4 numaraya hazırlamayı düşünebilir... Eğer, Ömer Faruk Yurtseven gelecekte bu takımın 5 numarası olacaksa, Alperen'in ve Sertaç'ın 4 numarayı çevirmeleri belki de daha doğru olur. 
 
FURKAN VE CEDİ'YE BİRLİKTE...
Shane ve Buğrahan gibi skorer combo guardlarla, Beşiktaş'ta ve diğer takımlarda sorumluluk alacak gençlerle geleceğe gerçekten ümitle bakıyoruz... Özellikle Furkan ve Cedi'nin de geleceği yaz turnuvalarında...
 

Milli Takım antrenörlüğünü tam gün mesaiye döndürüp basketbolumuzu düşünen Orhun Ene'yi koç olarak da oldukça heyecan verici bir takım bekliyor...  

Yorumlar Okunma: 1594