Brooklyn Nets'in geleceği (Ali Özsoy) - BasketFaul.com

Brooklyn Nets'in geleceği (Ali Özsoy)

15-02-21 11:42
Bu yazının başlığı, “Ne Olacak Bu Brooklyn’in Hali?” veya “Nets’i Bekleyen Tehlikeler“ veya “Brooklyn Finale Kadar Çıkabilir mi?” olabilirdi. Öyle ya, şu sıralar NBA çevrelerinde en çok konuşulan konu Brooklyn Nets.. Üç büyük yıldız (Kevin Durant, Kyrie Erving, James Harden)bir araya geldikten sonra ne yapsalar, ne konuşsalar olay oluyor, takımın aldığı her netice büyüteç altına yatırılıyor. Biz de Brooklyn’e ve alabilecekleri olası sonuçlara değinelim istedik.

Harden geldikten sonra, hemen hemen tüm otoriteler önceleri Brooklyn’i şampiyonlukta şanslı görmeye başladılar. Halbuki istatistiklere baktığımız zaman, Harden’dan önce 7-6 olan galibiyet yüzdesinin Harden’dan sonraki 13 maçta da 7-6 olarak devam ettiğini görüyoruz.(Kazandıkları son Golden State maçını saymazsak). Bu, büyük beklenti içindeki -özellikle New York- basketbol medyasının moralini oldukça bozdu ve ‘bu takımdan bir şey olmaz’ benzeri homurtular yükselmeye başladı. Buna karşın biz Nets’in, başta savunma olmak üzere çeşitli problem ve egolarını çözeceklerini, ellerindeki hücum silahları göz önüne alındığında, finale kadar yükselebileceklerini düşünüyoruz.

Son yaptıkları antrenmanda Kyrie, Harden’la çok açık konuşmuş, ‘bu takımın oyun kurucusu sensin, ben skorer guard oynuyorum’ diyerek belirsiz bir şey kalmamasını sağlamış. Zaten eskisine göre oldukça az şut kullanan Harden, asist istatistiklerinde harikalar yaratıyor. Bu satırların yazarı da bu üç süperstar’ın bir araya gelmesini -çeşitli nedenlerle- istememiş ve beğenmemişti. Ama artık öyle gözüküyor ki üç yıldız, üzerlerinde oluşan baskı ve negatif atmosferi olumluya çevirmekte kararlılar.. Bunun için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırlar.

Biz de ‘Finale Giden Yolda’, Nets’in önünde problem çıkarabilecek takımları inceleyelim istedik. Böylece, Doğu’daki bazı kuvvetli takımların bu sezon şimdiye kadarki performanslarını da kısaca analiz etmiş oluruz:
MILWAUKEE BUCKS: Milwaukee’de hala 2 kez Lig MVP’si olan Giannis Antetekounmpo ve All-Star forvet Khris Middleton var. Son iki sezonda play-off’lardan erken elenerek hayal kırıklığı yaratan Bucks, mutlu sona ulaşabilmek için transfer sezonunda kadroya Jrue Holiday’i katmıştı. Üç yıldızla beraber Bucks çok kuvvetli gözüküyor ancak, takımın bench’i ciddi yara aldı. Onlara geçtiğimiz sezonlarda üstünlük sağlayan derin ve yetenekli yedekler yok artık. Bu gerçek kendisini gösterince, hemen DJ Augustin ve Bobby Portis’i takıma kattılar, ne yazık ki bu iki oyuncu da ofansif yönleri ağır basan basketçiler.. Milwaukee hala hücum istatistiklerinde önde gözüküyor ama savunma verilerinde ilk 10’un altına düşmüş durumdalar.. Yedeklerin kendisini göstermesi ve önemli katkılar vermesi gerekecek ama bundan pek emin değilim. Greek Freak’in bu sezon ortaya çıkan faul atış yüzdesi problemine de değinmemiz gerekiyor. Giannis bu sene faul çizgisinden sadece %63 ile oynuyor. Maç sonlarında bu düşük yüzde onlara ciddi sorunlar yaratabilir.

PHILADELPHIA 76’ERS: Şu anda Doğu’nun zirvesinde Philly oturuyor. Doc Rivers’ın head coach olarak gelmesi ve tüm oyuncuların ona büyük saygı göstermesi gelişimlerinin başlıca nedeni olarak gösteriliyor. Tobias Harris gerçek pozisyonu 4 numarada oynuyor ve aynı anda iki 5 ve bir 4 numara ile oynama sevdasından vazgeçmiş gözüküyorlar. 76ers yönetimi de sonuçta doğru bir iş yaptı ve Harden’ın peşinden gitmeyi bırakarak Joel Embiid-Ben Simmons ikilisini bozmadı. İki şutörün (Danny Green ve Seth Curry) katılımı da oyunlarını olumlu yönde etkiledi. Artık “hücumda yeteri kadar rol almıyorum” diye huysuzluk yapan somurtkan Embiid gitti, yerine kariyerinin en iyi basketbolunu oynayan (ort. 29.1 sayı, 54.7% şut ve 37.7% üçlük) sanki başka bir pivot geldi. İşte bu pozisyon Brooklyn’in en zayıf olduğu yer zaten! (Nets’te DeAndre Jordan çoktan emekli olmuşa benziyor!).

BOSTON CELTICS: Sezonun ilk ayını sol dizini güçlendirerek geçiren Kemba Walker, ilk maçına 17 Ocak’ta çıkmıştı. Boston, Kembalı ilk üç maçını kaybetti ama Marcus Smart-Jaylen Brown-Jayson Tatum’lu üçlüsüyle Brooklyn’e zorluk çıkarabilecek ve eşleşebilecek takımların başında geliyor bence. Yine de Kemba’nın oyununun zirvede olması lazım ki Nets’e çelme takabilsinler. Doğu Konferansı’ndaki diğer takımlarla Boston’un en önemli farkı, kendi geleceklerini kendileri belirleyebilecekler. Hem draft’te ilk raund seçim hakları var, hem de Gordon Hayward’ı Charlotte Hornets’e göndererek bütçede (salary cap) $28.5 milyonluk bir boşluk yarattılar. Önümüzdeki haftalarda bazı transfer hamleleri yapacaklarına inanıyorum ki bu da onların sezon sonundaki yerlerini belirleyecektir.

MIAMI HEAT: Peki, geçen sezonun Doğu Konferansı şampiyonu Miami’ye neler oluyor böyle? Eğer play-off’lar bu satırların yazıldığı zaman başlayacak olsa idi Miami dışarıda kalacaktı (yeni sisteme göre 10 takımlı play-off’ta bile..). Heat hala, Jae Crowder’ın savunmasını ve Derrick Jones Jr.’ın ‘airplane mode’undaki uzay hakimiyetini özlüyor. Ne Harkless, ne de Avery Bradley beklenen katkıyı verebilmiş değiller. Çaylak Precious Achiuwa fena başlamadı ama ne de olsa adaptasyon sürecinde..Kelly Olynyk 5’ten çok 4 oynayan bir uzun, aynı yorum Achiuwa için de geçerli. Miami’nin ne yapıp edip, bir dış savunmacı alması gerekiyor, çünkü yoğun maç trafiğinde Iguodala’nın bacaklarına da güvenmek zor. Tabii, sakatlıklar ve Covid-19’u da unutmayalım. Bunlara Butler’ın uzun süre takımdan ayrı kalmasını da ekleyebiliriz. Sonuçta, gelinen noktada, Heat’in yedekleri arasında güvenilir bir skorer olarak sadece Goran Dragiç kaldı diyebiliriz. Miami taraftarları gücenmesinler ama itiraf edelim ki, geçen seneki başarı biraz şans’tı, Heat bubble’a çok iyi adapte oldu. 

Yakın geçmişte mutlu sona kavuşan Boston Celtics (Paul Pierce, Ray Allen, Kevin Garnett) ve Miami Heat (LeBron James, Dwyane Wade, Chris Bosh) takımlarından sonra NBA’de şampiyonluk için benzer üçlüler bir norm haline geldi. Fakat Brooklyn’in Üç Silahşörleri tam anlamıyla silahşör, yani hepsi dış oyuncular, kadro mühendisliği bahsettiğim takımlar kadar iyi değil! Özellikle iyi bir pivot eksikliğinde, savunma yap(a)mayan bir takımın finale çıkıp çıkmayacağını herkes merakla takip ediyor. (Jordan maç başına 21 dak süre alıyor ve 6.6 sayı ve  6.9 ribaund ort. ile oynuyor, Clippers’daki muhteşem günlerini mumla aratıyor). 

Son olarak Durant’in arka adalesinde çekme olduğu ve en az iki maç kaçıracağı haberi geldi. Keyifli ve renkli maçlar bizi bekliyor, gelişmeleri izleyelim, görelim.

Dr.Eng. Ali Özsoy 

Yorumlar Okunma: 1829