Ene: Basketbol ülkesi olmamız için yapmamız gerekenler var - BasketFaul.com

Ene: Basketbol ülkesi olmamız için yapmamız gerekenler var

12-01-21 18:07
Milli Takım Koçu Orhun Ene, Fanatik’e özel bir röportaj verdi.

Bir profesyonel olarak her yerde her koşulda çalıştığını dile getiren Ene, şöyle konuştu: “Ne pandemi süreci, ne de son yıllarda azalan bütçelerimiz benim ayrılma sebeplerinden birini teşkil ediyor. Bir profesyonel olarak her yerde, her koşulda çalıştım. Yeri geldi 2’nci ligde, yeri geldi milli takımlarda... TOFAŞ’ta çalıştığım süre zarfında geçmişe baktığımızda her sene hem teknik hem de organizasyon anlamında daha yukarıya çıktık. Çalıştığım organizasyonlarda her sene üzerine katarak çalışmaya devam ediyorum, bu da beni motive ediyor. Ancak 5’inci sezonun başında bu sürecin eskisi gibi olamayacağını, kendi adıma bu farkı yaratamayacağımı gördüğüm için ayrılma kararı aldım. Kulübün de önünü açmak istedim.”

“OYNAYACAĞIMIZ 2 MAÇTA VARIMIZI YOĞUMUZU ORTAYA KOYMAMIZ GEREKİYOR”

“Milli Takım benim için çok ayrı bir yer” diyen Orhun Ene şöyle devam etti:
“Hem oyunculuk hem de antrenörlük kariyerimde milli takım bana çok şey kattı. Bunun da bir parçası olduğum için her zaman gurur duymuşumdur. Bu görev bana teklif edildiğinde tabii ki büyük bir mutlulukla kabul ettim. Açıkçası TOFAŞ’tan sonra çalışmayı düşünmüyordum. Aynı zaman diliminde bazı kulüplerden de teklifler aldım. Ancak milli takım farklı bir yer. Eleme maçlarında geldiğimiz durum ne bizi ne de basketbol kamuoyunu mutlu eden bir nokta. Bu duruma nasıl geldik? Bu problemin daha sonra uzun uzun oturulup konuşulması gerekir. Bu süreçte gelinen durumda basketbolun bütün aktörlerinin payı var. Bir daha nasıl bu noktaya gelmeyiz, sorunu nasıl çözeriz o ayrı bir konu. Şu andaki bizim öncelikli konumuz Avrupa Şampiyonası’na katılmamızdır. Avrupa Şampiyonası Elemeleri’nde oynayacağımız 2 maçta varımızı yoğumuzu ortaya koymamız gerekiyor. Bunu başarabilecek kalite de oyuncularımız var.” 

“OLİMPİYAT ELEMERİ’NDE BİZİ ZOR BİR GRUP BEKLİYOR”

Olimpiyat elemelerinde kendilerini zor bir grubun beklediğini dile getiren deneyimli başantrenör, “Birbirinden güçlü takımlarla oynayacağız. Sağlıklı bir şekilde hazırlanma süreci yakalarsak her takım kadar bizim de şansımız olur. Statü gereği kolay değil işimiz. Öncelikle Avrupa Şampiyonası’na katılma hakkını elde etmeliyiz. Daha sonra bunun verdiği moral ve motivasyonla Olimpiyat Elemeleri’nde de fark yaratacağımıza inanıyorum” dedi.

“AMACIMIZ POTANSİYELİ ORTAYA ÇIKARTIP MİLLİ TAKIMLARA YANSITMAK”

Milli takım düzeyinde fark yaratacak oyuncu sayısının alt yaş gruplarında çok fazla olduğunu söyleyen Ene, “18-22 yaş grubunda çok yetenekli, milli takım düzeyinde fark yaratacak oyuncu sayımız çok fazla. İnşallah bu gruba dahil oyuncular potansiyellerini geliştirerek ilerleyen yıllarda daha iyi konuma gelirler. Sadece açığa çıkmayan potansiyel üzerinden konuşmanın da milli takım için bir anlamı olmadığını görüyoruz. Potansiyelden daha ziyade sahada yaratılacak fark ve o oyuncuların 4-5 yıl sonra sahaya çıktıklarında ne noktada oldukları önemli. Bu durumda bizlere, kulüplere çok önemli rol düşüyor. Belki de en az suçlanabilecek aktör oyuncular.” diye konuştu.

“SADECE YABANCI BAHANESİNE SIĞINAMAYIZ”

“Neden bir numara yetiştirmekte zorluk çekiyoruz” sorusuna yanıt veren Orhun Ene, şunları söyledi: “Artan yabancı sayısı ve bu yabancıların Türk oyunculardan daha fazla sorumluluk aldığı yapı neticesinde özellikle bir numara pozisyonunda yabancı isimlerin kullanıldığını görüyoruz. Bizim zamanımızla bu zamanı kıyaslamamak lazım. Bizlerin o dönemde rekabette farklı şanslarımız vardı. Günümüzde ise sadece yabancı sayısı bahanesine sığınamayız. Bugün Türk oyuncuların işleri daha zor ama imkansız değil. Dünyada her sektörde rekabet daha çetin. Bizlerin de oyuncu kardeşlerimize yardımcı olmamız lazım. Ancak onların da bir İspanyol, bir Fransız oyuncu gibi bulundukları noktayı kabul etmeyerek daha çok çalışmaları gerekiyor.”

“BASKETBOL ÜLKESİ OLMAMIZ İÇİN YAPMAMIZ GEREKENLER VAR”

“Özellikle A Milli Takım seviyesinde kendi ülkemizde önemli başarılar elde ettik” diyen Orhun Ene, sözlerini şöyle sürdürdü: "Basketbolda istikrarlı bir şekilde başarılı olabilmemiz, basketbol ülkesi olmamız için yapmamız gerekenler var. Biz yakaladığımız başarıları jenerasyonlarla dönemsel olarak alıyoruz. Seyirci desteği ile ülkemizde oynamanın verdiği motivasyon sonuçları tabii ki etkiliyor. Evimizde başarı elde ettiğimiz 2001 ve 2010 sonrası yapılması gerekenleri yapamadığımız için istenilen sonuçları alamadık. Bu konu üzerine çok uzun uzun konuşulması gerekir. Şu gerçek var: Kendi ülkemizde oynadığımız turnuvalarda elde ettiğimiz dereceler dünyada yerimizi belirlemiyor. Yurt dışında yapılan turnuvalarda da istikrarlı bir şekilde ilk 6 arasında kalmayı hedeflemeliyiz. Kalıcı bir basketbol ülkesi olmayı amaçlayarak bu doğrultuda çalışmalıyız. Sadece tek turnuvaya yönelik çalışmalar olmamalı. O turnuvanın etkisi kaybolduktan sonra eski alışkanlıklarımıza dönersek istediğimiz istikrarlı sonuçları alamayız.”

“BASKETBOL HAYATIMIZIN, AİLEMİZİN EN ÖNEMLİ PARÇALARINDAN BİRİ”

Son olarak ailesiyle ilgili gelen soruya yanıt veren Orhun Ene, “Küçük oğlum Denizhan ABD’de okuyor. Basketbol oynayacak pandemi sürecinin bitmesinin ardından. Basketbol değil, eğitim amaçlı olarak ABD’ye gitti. Büyük oğlum Yiğit de oyunculuğun ardından Darüşşafaka‘da antrenörlüğe başladı. O da üniversitede okumaya devam ediyor. Ben ve eşim basketbolcu olduk ancak bunun zorluklarını da yaşadık. Daha sonra ikimiz antrenörlük yaparken onun zorluklarını da en yakından gördük. Tüm bu süreçte çocuklarımız büyük sıkıntılar yaşadılar hem basketbol oynarken hem de şimdi büyük oğlum antrenörlük yaparken. Çünkü onları devamı bizle kıyaslayan veya bizim üzerimizden sürekli onlara mesajlar verenler oldu. Ebeveynleri olarak çocuklarımıza basketbolcu olmaları, bunun olmazsa olmaz olduğu konusunda bir baskı yapmadık. Çocuklarımızın bu konuda kendilerinin istekli olarak seçimlerini yapması için onları özgür bıraktık. Oğullarımız bu süreç içerisinde bizim kadar şanslı değillerdi. Biz basketbolu keşfettik. Daha sonra ne olduğunu arayıp bulduk ve oyuna aşık olduk. Ama Yiğit ve Denizhan basketbolu doğdukları günden itibaren her zaman yakınlarında buldular. Basketbola ulaşmaları çok kolay oldu. Zorluk içerisinden gelen birinin basketbolcu olması daha kolay. Her türlü imkana sahip olan insanların bu imkandan vazgeçerek salona kapanması, çalışması, iyi bir basketbolcu olmak için motive olması çok daha zor. Bizden farklı bir dünyaya gelen çocuklarımız basketbolu seviyorlar. Basketbol hayatlarından önemli bir parça ancak basketbolun dışında sahip oldukları çok önemli özellikleri de var. Çocuklarımızla basketbolu konuşuyoruz, paylaşıyoruz. Onların da kendilerince bir hayatı var. Bununla birlikte basketbol hayatımızın, ailemizin en önemli parçalarından biri” diyerek sözlerini noktaladı. 

Yorumlar Okunma: 1821