Mertcan Solkol: Şut sokmak güven meselesi - BasketFaul.com

Mertcan Solkol: Şut sokmak güven meselesi

23-12-20 12:45
Lige şüphesiz en şanssız başlangıç yapan takımların başında Mamak Belediyesi geliyor.  Sezon başında 10 oyuncuları covid oldu, lige 2 hafta gecikmeli başladıklarında ise ilk 3 maçlarını kaybettiler ama sonrasında toparlanma sürecine girdiler. O süreçte bir de staffta yaşanan covid durumuyla ikinci bir sıkıntı yaşansa da o kriz iyi yönetilerek sahaya yansıtılmadı ve son 8 maçın 6'sını kazanarak çıkış yakaladılar. 
 
Bu çıkıştaki önemli pay sahiplerinden biri elbette Mertcan Solkol'du.  4 sezondur TBL’de izlediğimiz Mertcan özellikle son iki sezondur iyi oyunuyla dikkatleri çekti. Biz de kendisiyle bir söyleşi gerçekleştirdik.
 
Geçtiğimiz sezon pandemi sürecinden dolayı erken noktalanmıştı. Uzun zaman elinize top bile alamadınız. Tam yavaş yavaş çalışmalar başladı, ligin başlangıç zamanı geldi derken yaşanan covid vakaları sebebiyle tekrar iki hafta uzak kaldınız. Bu süreç sizin için ne kadar zor geçti?

Covid, sadece fiziksel olarak değll mental olarak da çok yordu bizi. Bolu’da kamp yapmış, tam kendimizi bulmaya başladık dediğimiz dönemde Federasyon Kupası için Kartepe’ye gelmiştik. Oradan döndükten iki gün sonra covid olduğumuzu öğrendik.  Tam iyi duruma gelmeye başlamışken tekrar 15 gün daha uzak kalmak kötü oldu. Çok da hafif atlattık diyemem, ilk 3-4 gün çok ağrılı ve zor geçti. Panemi nedeniyle zaten sosyal  yaşamımız yoktu. Üstüne bir de 15 gün tamamen eve kapanmak da ayrı zor bir süreç oldu. Şimdi düşününce de sezon başında olması belki daha iyi oldu diye düşünüyorum. Atlattık geçti, en azından bir süre için bile olsa biraz rahatız gibi düşünüyorum. Ardından döner dönmez de hemen özel idmanlarla hızlı bir toparlanma sürecine girmiştik. İlk 1-2 hafta yine zor geçti. Sonrasında yavaş yavaş ritmimi yakalamaya başladım.Son haftalarda ise artık ritmimi bulduğumu düşünüyorum.
 
Daha önce Deniz’le (Genç) yaptığım röportajda herkesin aynı anda olup maçlarının ertelenmesinin bir avantaj olduğunu söylemişti, sen de aynı fikir de misin?

Yüzde yüz katılıyorum. Bizim takımda herkes sahaya çıkıp süre alıyor. Daha önceki takımlarımda hepimiz süre alamayabiliyorduk.  Şimdi burada herkes süre alıyor, herkese ihtiyaç var. Bu yüzden bir kişinin bile yokluğu çok etkilerdi. En azından hiçbir maçı eksik kadroyla oynamadık. O yüzden böylesi kesinlikle çok daha iyi oldu diyebilirim.
 
Biz seni TBL’de 4 sezondur izliyoruz. İlk iki senede eline gelmeyen süre ve sorumluluğu son iki sezonda nasıl almayı başardın? Biraz lige uyum sürecinin etkisi oldu diyebilir miyiz?
 
TBL’deki ilk senem olan Konya’da bana şans gelmediğini düşünüyorum. Belki o sezon için ligde uyum problemim biraz olmuş olabilir. Sonrasında oynadığım Petkim’de ise beklediğim süreleri alamadım.  Bu yüzden motivasyonum çok düşmüştü. Ama menajerlerimin bana çok destekleri oldu ve sonraki sezon daha çok süre şansı bulabileceğim Balıkesir BŞB’ye transfer oldum. Mustafa abiyi çok seviyorum, o da bana çok güvendi. Şimdiki coachum Murat abinin de aynı şekilde güvendiğini hissediyorum. Ben de güvenildiğini hissedince oynayabileceğimi gösterdim. Şans geldiğinde değerlendirebileceğimi düşünüyorum. Son iki senedir bana güvenildiğini hissettiğim için sahada da daha rahat ve daha özgüvenliyim.
 
Mamak Belediyesi’ne gelmende en etkili olan nokta neydi?
 
Ben gelen kulüp tekliflerini  hangisinde daha çok süre kendimi gösterebileceğim göre kafamda  değerlendiriyorum. Burada da konuşulan süre alabileceğim yönündeydi. Diğer şartlarda istediğim gibi olunca Mamak’ın teklifini kabul ettim. 

Altyapıdan beri atletizminle öne çıkan oyunculardansın. Bu yeteneğini de yıllar geçtikçe çok iyi geliştirmeye başladığını söyleyebilirim. 
 
Ben atletik olduğumu 8. sınıfa giderken Karşıyaka altyapısında oynadığım okul maçlarında fark etmeye başladım. Ben işin bu görüntü kısmını da seviyorum. Bu yüzden de oraya doğru yöneldim. Çok özel bir çalışma da yapmadım. Atletizm konusunda kendimi iyi görünce de sonrasında diğer eksiklerime yönelmeye başladım. Yanlış hatırlamıyorsam genç takıma kadar şut kullanmıyordum. O dönemde bize bir ara yardımcı antrenör olarak Serkan Erdoğan gelmişti. Şutumla ilgili biraz konuşmuştu benimle. Aynı şekilde altyapı antrenörümüz Murat Ersöz de bileğimin düzgün olduğunu, şutuma da güvenmem gerektiğini söylemişti.
 
Ben şutun tamamen özgüven meselesi olduğuna inanıyorum. Birkaç maç özgüvenli olup attıktan sonra bunu yapabildiğime inanmaya başladım ve daha çok üstüne gittim.  Bir maçta 8/11 gibi bir üçlük isabetim olunca da kendime iyice güvenmeye başladım. Hala da o güveni taşıyorum. Bu sefer kaçırınca artık şaşırmaya başlıyorum (gülerek)
 
O zamanlar hiç şutuna güvenmemiş miydin?
 
İzmir’de altyapıda rekabet edebileceğiniz pek takım yok. Dolayısıyla biz maçları hep genelde farkla yeniyorduk. Birkaç tane olmuştur belki başa baş oynadığımız. Ama genelde farklı kazanıyorduk. Ben de o zamanlar gençtim dolayısıyla işin görsel kısmına daha çok yöneliyorsunuz, hep smaç kovalıyordum. Sonrasında o takımımızla biz bölgesel ligde oynadık. Orada anlamıştım işte sahada her şeyin sadece görselden ibaret olmadığını (gülerek)
 
Sezon başında siz oyuncular arasında sonrasında ise staffta ağır bir covid durumunuz yaşandı. Şu an herkes maalesef bu durumla yaşamak zorunda olsa da siz de sürekli bir hastalık süreci de yaşandı. Bu durum sizin oyun konsantrasyonunuz açısından zorladı mı?
 
Şu ana kadar takımda olmayan kişi sayısı sadece 4. Staffta mesela sadece iki kişiyle çıktığımız maçlarımız oldu. Tabii ki etkilyor ama biz artık oyuncular olarak geçirdiğimiz için sahanın içindeyken algılarımızı bu anlamda kapatıyoruz. Tabii bir de maalesef bir alışkanlık durumu da oldu diyebilirim. Alıştık artık covidle yaşamaya (gülerek). 
 
Biraz bu süreçte yakaladığınız uyumuzun da önemli etkisi oldu diyebilir miyiz?
 
Kesinlikle. Bizim şu an takım içinde aşmamız gereken ufak tefek ne problemi varsa çoğunu biz kendi aramızda çok iyi şekilde çözebiliyoruz. O konuda bu sene gerçekten çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Covid gibi sıkıntı bir durumun olduğu bu sene böyle bir takımda olmak gerçekten çok iyi. Hepimiz birbirimize çok desteğiz, düşeni kaldırıyoruz.
 
Bu soruyu diğer röportajlarımda da sormuştum, bu sene yabancı kalitesindeki düşüşün yerli oyuncularımızın önünü açtığını düşünüyorum. Özellikle kadrosunda sahaya enerjisini koyan bir oyuncuya sahip takımların bir tık öne geçtiğini düşünüyorum. Sen bu konuyla ilgili ne düşünüyorsun?
 
Evet. Bu sene çok kaliteli yabancı oyuncular olmayınca coachlar de diğer oyunculara belki mecburen güveniyor. Belki normalde 5 dakika oynatacağı oyuncuyu bu sene 15 dakika oynatıyor. Burada dolayısıyla hepimize şans gelmiş oluyor. Zaten ben ligde çok yetenekli yerli oyuncularımızın olduğunu düşünüyorum. Şans gelince de herkes neler yapabileceğini gösteriyor.
 
Lige şanssız başlasanız çok iyi toparlanarak son 8 maçın 6’sını kazandınız ve şu an ligde de 3. sıradasınız. Beklediğinizden daha iyi bir sonuç mu oldu 11. haftayı 3. olarak tamamlamak?
 
Bence bu sene herkes kesinlikle her şeye aday. Ama bizim takımımızda şöyle bir artı olduğunu düşünüyorum, bizim yerli rotasyonumuzun çok iyi. Bundan dolayı da aslında belki 2. veya 1. de olabilirdik. Baktığımızda biz ilk haftalarda Konya’ya ucundan kaybettik, Manisa’da döndük ama Hall son saniye sokup maçı aldı, Denizli’yi iyi yakalamıştık ama sonu gelmedi. Yani çok ufak şeylerle kaybettiğimiz maçlar oldu. Bu yüzden belki yukarıda da olabilirdik diye düşünüyorum. Şu an iyi durumdayız, bundan sonra böyle de devam edeceğimizi düşünüyorum. Çünkü artık takımımız da oturdu. Herkes nerede ne yapması gerektiğini biliyor. Diante Watkins çok iyi uyum sağladı. Onun gelişiyle uzunumuz Anthony Lee’de kendini artık göstermeye başladı. Yükselmeye devam edeceğimize inanıyorum. 

Bu sene maalesef maçlar seyircisiz oynanıyor. Bu duruma alışması biraz zor oldu mu?
 
Ben işin görüntü kısmını sevdiğim için taraftar benim için önemli etken. Geçen sene Balıkesir’de çok güzel bir taraftarımız vardı. Ben orada düşük enerjideyken bile çok yukarı çekiyorlardı. Bu da beni mutlu ediyordu ve kendimi daha iyi hissediyordum. Şimdi bir smaç basıyorum mesela, bakıyorsun kimse yok takım arkadaşlarından başka. 
 
Son olarak hedeflerini öğrenebilir miyim?
 
Basketbol oynamayı ben gerçekten çok seviyorum. Şimdi bana çok iyi bir takımda gidip oturacaksın deseler kesinlikle istemem. Kalıcı olabilmek benim için önemli. Ben süre alabileceğim en üst noktaya gidip orada kalıcı olmak istiyorum.  Herkesin hedefi böyledir diye düşünüyorum.  Ama tabii hedeflerin bir tık üstü de olabiliyor. 

Peki bir gün tekrar Karşıyaka’ya dönmeyi ister misin?
 
Şampiyonluk senesinde Karşıyaka’daydım. Çok samimi söylüyorum inanılmaz bir taraftara sahipler. Hala ara ara açıp şampiyonluk videolarımızı izliyorum. O taraftarın önünde oynamak çok büyük bir keyif olur. Umarım bir gün ciddi süreler alarak orada oynayabilirim. 
 

Yorumlar Okunma: 1539