Umut Geçen: TBL'de gençler söz sahibi olmaya başladı - BasketFaul.com

Umut Geçen: TBL'de gençler söz sahibi olmaya başladı

17-12-20 11:38
Manisa BBSK son haftalarda gösterdiği iyi takım oyunuyla dikkatleri çekmeye başladı. Özellikle Marcus Hall yokluğunda diğer kısaların performansı gerçekten önemliydi. Biz de bu hafta Manisa’da sezon başından itibaren gösterdiği iyi oyunuyla bu çıkışta önemli rol oynayan Umut Geçen’le konuştuk. 
 
Ayakları yere sağlam basan, ne isteğinin ve bunu elde etmek için neler yapması gerektiğinin çok farkında olan Umut’un bu sezon sahadaki duruşu ve oyunundaki olgunluk gözle görülür seviyede diyebiliriz. Bunda elbette coach Ceyhun Cabadak’ın da etkisi büyük. Ona inandığını ve güvendiğini  sahada hissettirmesi şüphesiz Umut’un bu derece kendine özgüvenli sahada durmasında önemli rol oynuyor.
 
Takımda çok iyi uyum yakaladığınızı görüyoruz. Mesela en son oynadığınız maçta Marcus Hall oynamadığı zaman bunu bize hissettirmediniz. Gökhan’la  gösterdiğiniz ekstra performansla Konya gibi önemli rakip karşısında galip geldiniz. TBL’de bu uyumu yakalamak önemli ve değerli, ilk günden itibaren bunu bu kadar iyi nasıl oturttunuz?
 
Gerçekten çok fazla çalışıyoruz. Ligin en iyi çalışan takımlarından biri olduğumuzu düşünüyorum. Uyumumuzun artma nedenini çok fazla tekrar yapmak, bazı şeylerin üzerinde çok fazla durmamıza bağlıyorum. Ayrıca takımdaki oyuncuların çoğu daha önce birlikte oynamış ve birbirini tanıyan oyuncular. Bunun da bir nebze de olsa etkisi ve katkısı olduğunu söyleyebilirim.
 
Bu sezonki oyunun kesinlikle önceki sezonlardan farklı diyebilirim. Sahadaki duruşun çok daha sağlam. Yaş aldıkça basketbolunun da olgunlaştığını, daha iyiye gittiğini söyleyebilirim. Bunda şüphesiz daha önce oynadığın bir takımda oynamanın da etkisi vardır. 
 
Burası benim daha önce oynadığım kulüp. Stafftaki herkesi çok yakından tanıyorum. Kenardan aldığım bir özgüven var, orada takım arkadaşlarım ve staffın bana güvendiğini hissediyorum. Bu benim sahada daha rahat olmamı, istediğim şeyleri yapmamı sağlıyor. Sahada beni daha cesaretli ve daha özgür kılıyor.
Benim pozisyonum için tecrübe ve yaşın gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü her sene hatta her ay oynayarak, sahada kalarak üzerine bir şeyler koyabildiğimi düşünüyorum.  Bugüne kadar oynadığım kendi pozisyonumdaki bütün abilerimden  ne kapabileceğimin, ne öğrenebileceğimin  üzerine gittim. Sürekli oyunumun üzerine bir şeyler koymaya çalışıyorum. Şu anda da aynı şekilde aynı pozisyonda oynadığım Marcus ve Recep abiden çok şey öğrenmeye çalışıyorum. 
 
Kritik anlarda hiç eli titremeyen bir oyuncusun. Bunun pek çok örneğini daha önceki yıllarda gördük ve hala görmeye devam ediyoruz. Genç bir oyuncunun böyle bir anda elinin titrememesi, o özgüvenle şutunu kullanabilmesi çok kolay bir şey olmasa gerek.
 
Ben kesinlikle basketbol şansımın yanımda olduğunu düşünüyorum. Hiç olmayacak bir top, olmayacak bir yerde bana geliyor. .Maçın o en heyecanlı kısmı olan kritik anları çok severek oynuyorum. Bunun gelişecek bir şey olduğunu da düşünmüyorum. O an sahada hiç birşey düşünmüyorum. O anları da yaşayıp hissettiğim için belki de başarılı oluyorum. Bana göre basketbol şansı ve o an oyunu yaşayıp hissettiğim için olduğunu söyleyebilirim.
 
Altyapıdan beri hep maçların adrenalin seviyesi yüksek yerleri oynamayı çok seviyorum. Tufan Sabah’ın üstümde çok büyük emeği var, birlikte çok fazla bireysel antrenman yaptık. Genç takım son iki senemde beraber çalıştığım Hasan Serbest ve Burak İşlek altyapıda bana çok yardımcı olup özgüvenli olmamda etkili olan insanlar diyebilirim.
 
Manisa’nın TB2L’den TBL’ye yükseldiği 2017-18 sezonu kadrosunda da vardın. Hatta o kadrodan şu an takımda olan tek oyuncusun. Tekrar farklı hedeflerle buraya gelmek senin için nasıl bir duygu?
 
Ben Manisa’yı şehir olarak çok seviyorum. Burası gerçekten çok düzgün camia. En alttan en üstteki kısma kadar herkes burada çok iyi niyetli. Manisa’yı tercih etmemdeki en büyük etkenler hem burayı biliyor olmam hem de herkesin iyi niyetine güveniyor, inanıyor olmam oldu. Bunların yanında tabiî ki tekrar oynadığım bir kulüpten teklif almak açıkcası beni özel hissettirdi. 
 
Pandemi sebebiyle verilen aradan dolayı yaklaşık 6 ay sonra tekrar basketbola dönebildik. Bu uzun ara sürecini sen nasıl geçirdin? 
 
İlk 2-3 ay ben de hiç birşey yapamadım. Ancak yaz ayıyla beraber 2 ay boyunca sezona fiziksel ve mental olarak iyi bir dönem geçirerek hazırlandım. Buradaki sezon öncesi antrenmanlarımda da elimden gelenin daha fazlasını yapmaya çalıştım. Çünkü bu sezon benim için her anlamda çok önemli bir sezon, bunun farkındayım. Daha önce hiçbir yazı sezona bu kadar iyi hazırlanarak geçirmemiştim. Belki de bu pandemi dönemi bu anlamda bana iyi geldi diyebilirim. 
 
Kadrolardan ne kadar konuşursak konuşalım bu sezonun kazananını biraz coronavirüs belirleyecek gibi duruyor. Siz şu an ligde vaka görülmeyen tek takımsınız. Ama her an böyle bir ihtimal içinde bir sezonu sürdürüyorsunuz. Bu anlamda neler yapıyorsunuz, nasıl bir sezon oluyor sizin için? 
 
Bunun icin gerçekten büyük bir mücadele veriyoruz diyebilirim. Biz oyuncular ve staff dahil çok fazla dikkat edip tedbiri hiç elden bırakmıyoruz. Takım dışında tesist ki çalışan abi ve ablalarımız da çok büyük özen ve titizlik gösteriyor. Bence bu dikkatimizin şu ana kadar karşılığını alıyoruz diyebilirim.
 
6 sezondur seni TBL’de izliyoruz. Özellikle son yıllarda oyununda bir yükseliş var önceki sorularda da söylediğim gibi. TBL gibi bir ligde genç bir oyuncunun tutunabilmesi bu sertliğe alışabilmesi çok kolay olmasa gerek. 
 
Çok tecrübeli oyuncularla aynı anda sahada kalma şansım oldu, bu benim için çok önemliydi. İlk aklıma gelenler Kerem abi, Mahir Bayrak, geçen sezon aynı takımda oynadığım Yiğitcan Turna, son iki sezondur aynı takımda oynadığım Recep Doğrusöz. Onlardan gerçekten çok şey öğrenmeye çalıştım. 
 
Acıbadem’de oynarken sadece antrenman yapabiliyordum, hiç  oyuna giremiyordum. Ama üst seviyedeki sertliği görmem açısından ve bu ligde oynayıp sahada kalmanın ne kadar zor olduğunu o zaman anlamaya başladım. İlk sezonumdan itibaren bu ligde oynamanın yolunun mücadele ve takıma enerji katmak olduğunu buldum. Sahada yapmam gerekenin ne olduğunu öğrendikten sonra bazı şeyler benim için kolaylaştı. Gittiğim her takımda orada sahada kalmanın yolunu nasıl bulurum diye baktığım zaman daha başarılı olabileceğimi düşünüyorum. Çünkü oyuncuların takımlardaki rolü farklı olabiliyor. Önce takımımdaki rolü belirleyip sonrasında takım için ne yapmam gerektiğini düşünüyorum ve bu bana çok yardımcı oluyor. Sahaya sürekli  mücadele, sertlik ve enerji anlamında hergün aynı seviyede çıkmaya çalışıyorum.
 
Bizim yaşımızdaki her oyuncunun oturmak yerine sorumluluk alarak oynamasının çok büyük artı olduğunu düşünüyorum. Sonuçta 3 dakika 5 dakika sahada kalarak bazı şeyleri geliştirmenin çok zor olduğunu düşünüyorum. Ama genç oyuncu sorumluluk alarak oynadığında üst seviyeye çıktığı zaman orada daha farklı özelliklerini ön plana çıkartabilir ve daha özgüvenli olabileceğini söyleyebilirim. Çünkü oynayarak üst seviyeye çıkmış bir oyuncunun her zaman özgüven olarak avantajlı olacağını düşünüyorum. 
 
Bu sezon için konuşacak olursak, bütçelerin düşmesiyle yabancı oyuncu kaliteside değişti. Artık ligi öyle çok keskin domine eden bir yabancı oyuncu yok. Bu durum özellikle gençlerimizin önünü açtığını ve senin gibi avantaja çeviren gençlerin bir tık öne çıktığını düşünüyorum.
 
Bence de bu sezon ligde çoğu takımın genç oyuncusu söz sahibi olmaya başladı. Bu durum beni çok mutlu ediyor, arkadaşlarımın, kendimin artık sahada sorumluluk alıp oyuna etki edebilmesi bence çok güzel bir şey. Bütün yerli oyuncular için sahada sorumluluk alıp, aynı zamanda sahadaki süremiz arttığı zaman yapabildiklerimizi göstermemiz çok önemli. Çünkü oynamanın çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bence sahada kalmanın bir oyuncuya kaktığı şeyleri anlatmak mümkün değil. 
 
Pandemi sebebiyle maçlar seyircisiz oynanıyor. İlk başlarda buna alışmak zor oldu mu senin için?
 
En başta o sessizlik o sakinlik bana garip geliyordu ama şu an bu duruma alıştım. Bütün algılarımı kapatıp o an sadece oyuna odaklanmaya çalışıyorum. Oyun dışında çevresel bütün faktörlere kendimi kapatmaya çalışıyorum. 

Son olarak hedeflerin neler öğrenebilir miyiz?
 
Benim potansiyelim, karakterim, çalışma seviyem ve bunu ne kadar istediğim önemli. Yani bu dört faktörün basketbol şansımla birleşimi sonucu oynayabileceğim en üst seviyeye kadar oynamak istiyorum. Net bir hedef belirtmek istemiyorum çünkü hep daha fazlasını istemekle mükellefiz. Bir şeyi başardıktan sonra amaç orada kalmak olmamalı. En azından ben böyle düşünüyorum. Ben potansiyelim doğrultusunda gidebileceğim en üst nokta neresiyse oraya çıkıp orada kalıcı olmak istiyorum.
 

Yorumlar Okunma: 2058