İki farklı yarı sonunda Panathinaikos (Doruk Sözen) - BasketFaul.com

İki farklı yarı sonunda Panathinaikos (Doruk Sözen)

04-12-20 01:06
Euroleague 12. Hafta karşılaşmasında son 3 maçını kazanan Milano sahasında son 6 maçının 5’ini kaybeden Panathinaikos’a 80-77’lik skorla mağlup oldu. İki takım da Salı günü oynadıkları erteleme maçları yüzünden bu haftayı çift maç haftası gibi geçirdi. İki farklı yarıda iki farklı maç izlediğimiz bir geceydi. İlk yarısı Nedovic’e sahip olan bir takım için en facia senaryo ne olabiliri bize gösterirken alınan hücum ribauntları maçın kopmamasını sağladı. İkinci yarıda ise takım halinde müthiş bir direnç gösteren Panathinakos enerjisiyle, açıklarını bir bir kapattı ve muhteşem bir geri dönüşe imza attı. Nedovic’in rolünün kısıtlanması ve uzun süre kenarda dinlenmesi hem farkın kapandığı dakikalarda birden fazla oyuncunun maça dahil olmasını sağladı hem de onu maç sonunda diri kalmasını. Yıldızları da son dakikaları olgun bir şekilde oynayıp, ya tutarsa şeklinde denediği kritik üçlüğünden de isabeti bulunca galibiyet avuçlarının içindeydi. Milano ise geçen hafta Maccabi’ye karşı da çok kolay kazanabileceği bir maçı son 2 periyotta zora sokmuş ama Delaney ve Punter’ın clutch oyunu sayesinde kazanmayı başarmıştı. Bu gece ise o katkı gelmeyince kaybettiler. Takım halinde çok kırılganlar ve tecrübelerini kolektif bir oyuna çevirmekte sıkıntı yaşıyorlar. Bu gece %26 gibi facia bir yüzdeyle üçlük atmaları ve ikinci yarı boyunca sadece 5 asist yapmaları mağlubiyetin ipuçlarıydı.

İlk basket Panathinaikos’tan geldikten sonra Milano’nun 8-0’lık serisini izledik. Çalınan toplar sonrası ok gibi fırlayan Punter’ı çok iyi besleyen Delaney ardından da sahneye kendisi çıktı. Onun bulduğu 3+1’le skor 14-7’ye geldi. White’ın put-backleri ve Papapetrou’nun hücum ribauntları sonrası bulduğu basketler de olmasa yarı saha organizasyonu sıkıntılı konuk ekip daha 5 dakika geçmeden farkı çift hanelerde görecekti. Ayrıca Panathinaikos’un faul hakkını erken doldururken bunu atış halindeki faullerle yapması da büyük bir problemdi. Delaney çıktıktan sonra top Moraschini’nin elinde kalınca ev sahibi pas trafiği aksamaya başladı. Rodriguez’in eksikliğini özellikle bu bölümde fazlasıyla hissettiler. Papapetrou’yu da pota altında iyi besleyince Yunan temsilcisi, çeyrek bitmeden farkı azaltmayı başardı. 22-18 biten ilk 10 dakikanın sonunda Milano’nun oyun üstünlüğü skora yeteri kadar yansımadı.

İkinci çeyreğin başında iki takım da şutörlerini kenarda tutunca oyun fazlasıyla pota altına gömüldü. Milano Hines’ın drivelarını değerlendirmek isterken, konuk ekip ise ilk periyottan sıcak gelen Papapetrou’yu beslemeye çalışıyordu fakat iki taraf da umduğunu bulamadı. Bunun üzerine koçlar Nedovic ve Delaney’i sahaya sürdü. Nedovic sorumluluk alarak üst üste hücumlarda Leday’i karşısına alıp üstüne hücum etmeye çalıştı fakat yüzüne gözüne bulaştırdı. Milano da ise Roll’a pozisyon yaratma çabası vardı. Uzun bir aradan sonra üçlüğü de onunla sağ köşeden buldular. Nedovic’in hücumları harcamasına rağmen savunma direnci düşmeyen Panathinaikos için en kötü senaryo gerçekleşti. Roll’un hücum ribaundu alıp sayı atması, Leday’in geri çekilerek el üstü attığı orta mesafe gibi ekstra basketleri potalarında görünce moraller bozuldu. Delaney’nin de devreye girmesiyle fark bitime 3 dakika kala çift hanelere kadar çıktı. (36-25) Özellikle son 4 dakikalık bölümde perimetre savunması çok üst düzey olan Milano hiç delinmedi. Bunda rakibinin de oyunu çok zorlamaması ve kendisine dayatılan şeyi yapmaya gocunmamasının da etkisi vardı. Son dakikalarda yine ilk çeyrekte olduğu gibi ikinci şans sayılarıyla skor üretmeye başlayan konuk ekip farkın daha fazla açılmasına izin vermedi. Böylelikle ilk yarı 42-30 ev sahibinin üstünlüğüyle tamamlandı. Nedovic gibi kendisi için oynayan bir oyuncuya sahipseniz ve o oyuncu 1/6 saha içi isabetiyle (5 sayı 0 asist) atış yaptıysa işlerin sizin için iyi gitmesini beklemek büyük hayalperestlik olur. Panathinaikos 7 hücum ribaundu almasaydı maç büyük ihtimalle ilk 20 dakikanın sonunda bitmişti. Bunu çok ekstra bir istatistik olduğu için değil, bu seviyede oynayan bir takımın oyuna tutunduğu tek dalı olduğu için vurguluyorum. Hiçbir planlarının işlemediği açıkça ortada. 8’e 7’lik asist top kaybı oranları her şeyi fazlasıyla anlatıyor zaten. Ayrıca Milano’nun ilk yarı boyunca sadece 1 top kaybı yapması da takdire şayandı.

Devre arasından daha agresif dönen taraf Panathinaikos oldu. Kısalarıyla perdeleme sonrası potaya saldıran konuk ekip hem dışarı çıkarılan paslarla hem de basit turnikelerle bunun karşılığını aldı. 3. Faulünü yapana kadar Punter takımının hücumlarına liderlik etse de erkenden kenara geldi. Bu dakikalarda fark 9’a kadar inmişken yapılan basit hatalara bir türlü cezayı kesemeyince Panathinaikos momentum’u tarafına çevirme fırsatlarını tepmiş oldu. Milano yarı sahada tempoyu düşürüp rakibinin zayıf tarafı savunmadaki zaaflarından faydalanınca kontrolü tekrar eline geçirdi. Ardından ise sahneye Mack çıktı. Takımının kısa dönem kontratıyla kadrosuna kattığı oyuncu ilk yarı da hiç saha içi isabeti bulamamıştı. Fakat bu dakikalarda kontrolü tamamen eline aldı, yaptığı asistlerle ve ekstra dış atış katkısıyla farkın kapanmasında etkisi büyük oldu. Son 3 dakikayı Milano top yönlendiricisi olmadan oynadı. Micov, Leday, Roll, Morachini, Hines beşiyle sahadayken özellikle uzunlarının birebirleriyle skor üretmekte sıkıntı yaşamadı. Fakat savunmada bu uzun beş de pota altındaki sıkıntılara çare olamayınca son 10 dakikaya 60-54’lük skorla girildi.

Dördüncü çeyreğe müthiş bir enerjiyle başlayan konuk ekip her iki potadaki ribauntları da toplamaya devam etti. Bu sene bir çok maçta son çeyreklerde sıkıntı yaşayan Milano’da aynı sorun bu maçta da baş gösterdi. Yaptığı top kayıplarıyla adeta rakibine geri dönüş için açık çek uzatan ev sahibinde yıldızlar sorumluluk almakta oldukça çekingen davrandılar. Daha 3 dakika geçmeden de tabelaya eşitlik geldi. (62-62) İki takım da son 5 dakikaya girilmeden faul haklarını doldurdu. Bunu iyi değerlendiren Milano olunca üst üste attığı serbest atışlarla tekrar skor üstünlüğünü ele geçirdi. Son 2 dakikaya girilirken Punter üçlüğü yollamış ardından da Shields’ın serbest atışlarıyla birlikte Milano farkı 5’e kadar çıkarmıştı fakat gecenin suskun ismi Nedovic ve Papapetrou’dan gelen üst üste iki üçlükle Panathinaikos maçta ilk çeyrekten sonra ilk defa öne geçti. (75-76, bitime 1 dakika 12 saniye) Moladan Shields’ın orta mesafeli isabetiyle dönen Milanoya, Yunan ekibi Nedovic Papagiannis aley-opu ile karşılık verince fark değişmedi. Sonraki topta Delaney’i üçlüğü kaçırıp faul yaptıklarında bitime 13 saniye vardı. Nedovic çizgide 2’de 1 ile atınca Milano ikilik dahi bulsa maçı uzatmaya taşıyabiliyordu. Fakat yine özgüveni yerinde olan Shields’a gitmeyi tercih ettiler ve o da bu sefer orta mesafeden yararlanamadı. Çizgiye giden Papapetrou da ikide bir atmasına rağmen Hines’ın orta sahadan salladığı top potaya dahi değmeyince galibiyet 80-77’lik skorla konuk ekibin oldu.

Öne Çıkanlar:
Panathinaikos:
Nedovic: 16 sayı, 4 asist, Papapetrou: 14 sayı, 5 ribaunt, Mitoglu: 14 sayı, 6 ribaunt, White: 9 sayı, 10 ribaunt
Milano:

Punter: 16 sayı, Delaney: 14 sayı, Shields: 13 sayı 

Yorumlar Okunma: 877