Milli araya girerken... BSL 9. Hafta EN'leri (Efe Can Önal) - BasketFaul.com

Milli araya girerken... BSL 9. Hafta EN'leri (Efe Can Önal)

23-11-20 14:31
Hem Koronavirüs sayılarındaki artış olsun, hem A Milli Takım ile ilgili gelişmeler olsun hareketli ve ev sahiplerinin üstünlüğü altında bir haftayı daha geride bıraktık. Ülke genelinde bazı kısıtlamalar ve önlemlerin alındığı günlerde basketbolu izlemek, takip etmek bizler için eğlenceli gibi olsa da sporcular ve teknik heyetler için zorlu bir süreç olduğunu unutmamak lazım. Evet, spor camiasından çoğu insan semptom bile göstermeden atlatabilse de minimum 10-14 gün idman yapılamaması takımların ritm ve düzenlerini etkiliyor. Umarım şu an gündeme gelen aşılar verimlidir ve en kısa sürede çözüme yardımcı olurlar.

Basketbola dönecek olursak; Süper Lig’de bu hafta 2 maç daha Koronavirüs nedeniyle oynanamadı. Gaziantep-Efes ve Bursa-Büyükçekmece maçları ileri bir tarihe ertelendi.

Haftanın açılış karşılaşmasında yükseliş trendindeki Daçka, koronavirüsle boğuşan Ormanspor deplasmanından, ilk çeyrekteli temposuyla galip ayrıldı. Berk Demir’in maçın başındaki yüzdeli hücumları ve Sinan-Doğuş ikilisinin temposu farkı oluşturdu. Ankara ekibi ise 3. çeyrekte farkı tek baskete kadar indirse de iyice daralan rotasyon sebebiyle maçın kalanında istediği enerjiyi ortaya koyamadı. Şimdi önlerinde Telekom ve Bahçeşehir gibi 2 çok zorlu müsabaka var. Milli Takım arası eksiklerin dönmesi ve tekrar idman temposu kazanmak adına önemli bir fırsat.

2 haftadır sahalardan uzak kalan Pınar Karşıyaka, kenardan gelen 52 sayılık katkı ve yabancıların skoru sürüklemesiyle Afyon Belediyesi’ni mağlup etti. İlk yarıdaki 20 sayılık fark ikinci yarıda tek hanelere gelse de her pozisyondaki fizik avantajını etkili kullanan ev sahibi rakibinin kafasında “acaba” oluşan her anda o düşünceyi silmeyi başardı. Afyon ise her zamanki gibi oyunun içinde kalan bir görüntüdeydi. Cruz’un yokluğunda 2.çeyrek hariç takım düzenlerinden kopmadan mücadele ettiler. Macura gün geçtikçe büyürken, Kairys’in de yavaş yavaş forma girdiğini söylemek lazım. Tam kadro olabilmek açısından milli maç arasının yarayacağı bir diğer takım konumunda Afyon.

5 haftadır kaybeden ve Avrupa’da da işler istediği gibi gitmeyen Galatasaray, Türk Telekom’u 11 üçlük isabeti bularak yendi ve derin bir nefes aldı. Sorumluluk seviyesi yükselen Yiğit Arslan ve koç değişikliğinden beri basketbola daha konsantre gözüken RJ Hunter dışında kenardan kısa süreli de olsa gelen yerli katkısı (Berke 6 dk 8 sayı) maçı sarı kırmızılılara getirdi. İkinci yarıda ribaund problemleri yine baş gösterse de karar anlarında hata yapmadılar. Başkent ekibi ise çok durgun ve isteksiz bir ilk yarının ardından oyuna çok geç ortak olabildi. Wiltjer-Dekker ikilisinin bence standartlarının altındaki performansı bir etken ancak bu kadar çok top kaybının ve oyuna müdahelenin kısıtlı kaldığı ilk yarının ardından tutunmak kolay değil. Ennis’in 3. çeyrekteki sakatlığı da moral bozan bir faktör oldu ki sezonu kapatması daha da üzücü. Oraya yeni bir takviye olacak mı yoksa Baldwin ile mi devam edecekler merak konusu. Can-Samet ikilisi yokken tek yerli katkısını kaptan Muhammed’den alabildiler. Bir dip not da Muhammed’e. Yıllardır ligin en çok süre alan ve katkı yapan yerlilerinden ama ne hikmetse hiçbir Milli takım antrenörümüz aday kadroya dahi çağırmıyor kendisini. Yıllardır gösterdiği başarılı performansın ödüllendirilmediği kanaatindeyim.

Gelelim Cumartesi’nin son maçına. Lige bu sezon yükselen iki ekibin mücadelesinden galip ayrılan Lokman Hekim Fethiye Belediyesi oldu. Ev sahibi ekip maç boyu kontrolü elinde tutsa da Ray ile direnen Petkim son topu yine aynı isimle sayıya çevirebilse maçı alabilecek durumdaydı. Fethiye adına Neal ve Cook alışılmış performanslarını sergilediler ancak bence maçın oyuncusu Atkins’ti. İlk çeyrekteki skorer oyununu maçın kritik anlarına da yayması takımını rahatlattı ve işin aslı Atkins’in rolü ne kadar artarsa Fethiye için o kadar olumlu olacaktır. Petkim ise Ray dışında istikrarlı bir skor opsiyonu çıkaramadı. Vasiliauskas’ın olmayışı hem düzenleri etkiledi hem de top kaybı sayısının fırlamasının yolunu açtı. Canberk’in yokluğu da işin enerji kısmında eksik kalmalarına neden oldu. Uyguladıkları değişken alan savunmaları ile maçı son topa kadar taşıdılar ama yayın gerisinde Ray-Alp dışında atıcı bulamamaları kayba yol açtı.

Hani derler ya skora bakınca bazen Küçük Takım maçı gibi diye, Fenerbahçe Beko-Bahçeşehir Koleji maçının ilk yarısı da aynen öyleydi. Sonra ikinci yarıda sahneye Bobby Dixon çıktı ve maçta farkı yaratan isim oldu. Fenerbahçe kariyerinde ligdeki en yüksek skoruna ulaşan Bobby, 2.yarıda tam 20 sayı buldu ve toplam 7 üçlük bulan Fenerbahçe’nin 6 üçlüğünü kaydeden isimdi. Sarı lacivertlilerde sakatlıktan sonra ritm bulan Barthel, Avrupa’dan sonra ligde de katkı vermeye başladı. Vesely-Düveri’li düzenlerden ziyade onun daha çok sahada kaldığı ve diğer iki isimin arasında rotasyona girdiği varyasyonlar daha akıcı ve etkileyici olacaktır. Bahçeşehir ise hem Green’in yokluğu hem de Perez’in Fenerbahçe’ye transferinden ötürü guard rotasyonunda çok eksik kaldı ve bu da saha içi yaratıcılığa yansıdı haliyle. Çaldıkları toplarla ve Jones’un birebirleri ile skor bulsalar da bunu maçın tamamına yayıp galip gelmek çok da kolay değil. Boyalı alana girmenin zor olduğu bir günde üçlüklerde de karavana çekince mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Şimdi kartları yeniden dağıtacaklar ve yeni transferle beraber rolleri yeniden tanımlayacaklar.

Haftanın kapanışı ise en keyifli maçla oldu. Tofaş, Berk Uğurlu liderliğinde ilk çeyrekten farkı çift hanelere çıkarınca kafalarda maç erken mi kopacak havası oluşsa da Blackmon’ın olaya dahil olması ve  kenardan gelen Şehmus’un sakatlığı atlattığını her an hissettirmesi maçı Beşiktaş’a çevirdi. Sadık’ın verimsiz olduğu günde Osmani de yokken 4 kısa bir Alperen’e dönen Kandemir bundan da sonuna kadar avantaj sağladı. Egehan’ın double double’ı herkes için artı bir gelişme. Alperen’den ise bahsetmeye gerek yok. 20-10 ortalamasını o kadar standart hale getirdi ki yaptıkları artık şaşırtmıyor ve Milli Takım’a da seçilerek bunun ödülünü aldı. Şimdi sıra ilk 12’ye girmekte ve kayda değer süreler almakta. Gelecek yabancı takviyesiyle beraber siyah beyazlılar düşme hattından çıkabilir ancak hala önlerinde çok zorlu 3 karşılaşma var bunu da gözardı etmemek lazım. Tofaş ise açıkcası çok ruhsuz gözüktü sahada. Purcell’in sakatlığı takımı çok etkilemiş.

Daha fazla sertlik yapmalarını ve gençlerin akıllarına girmeleri gereken bir maçtı ama çok kabullenmiş ve nasılsa kazanırız tadında oynamanın bedelini ağır ödediler. İlk beş dakika hariç Beşiktaş nasıl istediyse öyle atak etti diyebiliriz. Tarık Phillip’in de tekrar kadroya dahil olmasıyla ellerinde 7 yabancı oldu. Omot’tan kesin olarak çıkacaklarını düşünüyorum ve Avrupa’daki duruma göre Christon ile ilgili de bir gelişme olabilir ancak ben hastalıktan dolayı hayatın çok değişken olduğu bu süreçte 6 yabancı ile kalmanın Tofaş adına daha mantıklı olduğu kanısındayım.

Önümüzde bir milli maç arası var. Çok kritik bir viraj olacak Hırvatistan ve Hollanda maçları. Koç değişikliği, Larkin’in kadroda olması vs derken bakalım bu sürecin sonu nereye çıkacak hep beraber izleyeceğiz. Kısa da bir ekleme; bu sitede daha önce yazdığım tüm yazılara bakarsanız, ki bir 8 yıl oldu,  devşirme oyuncu konusunda içim hiç bir zaman rahat etmemiştir. Keşke Larkin vs gibi konularda tartışmasak ve kendi çocuklarımızla çıkıp sonuç ne olursa olsun yolumuza baksak. Sorunları sadece halının altına süpürmüş oluyoruz gibi geliyor bana.
 
BSL HAFTANIN EN’leri
Haftanın Takımı
Beşiktaş
Haftanın Altın Karması
Ali Muhammed (Fenerbahçe BEKO)
Şehmus Hazer (Beşiktaş)
Yiğit Arslan (Galatasaray Doğa Sigorta)
Berk Demir (Darüşşafaka TEKFEN)
Alperen Şengün (Beşiktaş)
Haftanın Altın Karması (Yabancı)
Erick Neal (Lokman Hekim Fethiye Bld)
James Blackmon (Beşiktaş)
J.P. Macura (HDI Afyon Belediyesi)
Nick Johnson (Türk Telekom)
Raymar Morgan (Pınar Karşıyaka)
Haftanın Koçu
Ahmet Kandemir (Beşiktaş)
Haftanın Oyuncusu
Yiğit Arslan (Galatasaray Doğa Sigorta)
Haftanın Genç Oyuncusu
Şehmus Hazer (Beşiktaş)
Haftanın skoreri
Jonathan Macura (HDI Afyon Bld) 28 sayı
Haftanın 3’lükçüsü
Bobby Dixon (Fenerbahçe BEKO) 6/9
En fazla 3’lük sayı kaydeden oyuncu
Bobby Dixon (Fenerbahçe BEKO) 6/9
James Blackmon (Beşiktaş) 6/11
Jonathan Macura (HDI Afyon Bld) 6/13
Haftanın en fazla sayı atan takımı
Pınar Karşıyaka (96)
Haftanın en az sayı yiyen takımı
Fenerbahçe BEKO (56)
En fazla serbest atış kullanan takım
Pınar Karşıyaka (23/35)
En az serbest atış kullanan takım
PETKİM Spor (3/7)
En fazla ribaund alan takım
Beşiktaş (41)
En fazla ribaund alan oyuncu
Alperen Şengün (Beşiktaş) 14
En fazla asist yapan takım
HDI Afyon Belediyespor (25)
En az asist yapan takım
Bahçeşehir Koleji (10)
En fazla asist yapan oyuncu
Christopher Wright (HDI Afyon Bld) 11
En fazla top çalan takım
Lokman Hekim Fethiye Belediyespor (11)
TOFAŞ (11)
En az top çalan takım
PETKİM Spor (3)
En fazla top çalan oyuncu
Erkan Yılmaz (Bahçeşehir Koleji) 4
Jamal Jones (Bahçeşehir Koleji) 4
En fazla top kaybeden takım
OGM Ormanspor (21)
En az top kaybeden takım
Galatasaray Doğa Sigorta (8)

 

Gelecek Hafta Maçları (10. Hafta / 1 – 2 Aralık 2020)
HDI Afyon Belediyespor - Frutti Extra Bursaspor
PETKİM Spor - Empera Halı Gaziantep Basketbol
Büyükçekmece Basketbol - Fenerbahçe BEKO
Anadolu Efes - Pınar Karşıyaka
Türk Telekom - OGM Ormanspor
TOFAŞ - Lokman Hekim Fethiye Belediyespor
Bahçeşehir Koleji - Galatasaray Doğa Sigorta
Darüşşafaka TEKFEN - Beşiktaş

 

Puan Durumu

S Takım O G M A Y P
1 Fenerbahçe BEKO 9 9 0 805 668 18
2 Anadolu Efes 8 8 0 722 580 16
3 Türk Telekom 9 6 3 797 757 15
4 PETKİM Spor 9 4 5 764 738 13
5 Darüşşafaka TEKFEN 9 4 5 753 739 13
6 TOFAŞ 9 4 5 782 774 13
7 HDI Afyon Belediyespor 9 4 5 699 754 13
8 Bahçeşehir Koleji 8 4 4 652 633 12
9 OGM Ormanspor 9 3 6 721 822 12
10 Pınar Karşıyaka 7 5 2 578 513 11
11 Frutti Extra Bursaspor 8 3 5 672 703 11
12 Galatasaray Doğa Sigorta 9 3 6 730 786 11
13 Lokman Hekim Fethiye Belediyespor 8 3 5 607 700 11
14 Empera Halı Gaziantep Basketbol 7 3 4 525 533 10
15 Beşiktaş 9 2 7 728 776 10
16 Büyükçekmece Basketbol 7 2 5 567 626 9

Yorumlar Okunma: 2291