Hoca, mola al hoca... (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Hoca, mola al hoca... (Hayri Pekergin)

15-11-20 16:32
Bu hafta kadın basketbolunun gündemine üç konu damga vurdu.

Bunlardan ilki dün Sırbistan ile oynanan ve iki uzatma sonunda 83-76 skorla kaybedilen A Kadın Milli Takımının maçıydı.

Detayı aşağıda bulacaksınız ama baştan ifade edeyim;

Yazık oldu!

Majör eksiklerimiz nedeni ile üç çeyrek bizi küçümseyerek oynayan Sırbistan’a ömür boyu hatırlanacak bir hayat bilgisi dersi verme şansımıza, oyuncularımızın ortaya koydukları mücadeleye, Pelin Bilgiç, Işıl Alben, Hollingsworth ve Tilbe Şenyürek’in sahadaki skor liderliğine yazık oldu.

Elimize kadar gelen grup birinciliği pisi pisine alınan bu yenilgi ile uçtu.

*****

Kadın basketbolunun bu haftaki diğer gündemi TKBL Federasyon Kupasıydı.

Kadın basketboluna istikrarlı şekilde yatırım yapan iki kulübün oynadığı final maçında Bursa Büyükşehir Belediye önünde 67-61 skorla kazanan Emlak Konut Spor Kulübü Federasyon Kupasının sahibi oldu.

Federasyon Kupasına ilerleyen satırlarda değineceğim ama final gibi final niteliğinde oynanan, maçın kaderinin 4.çeyreğin sonlarında bir tarafın hatası diğer tarafın başarıları ile belirlendiği bir kupa finali izlendiğini “spoiler” olarak bilginize sunayım.

*****

Haftaya damgasını vuran üçüncü konu ise erkeği ile kadını ile tüm basketbolu ilgilendiriyor.

Etkisini giderek arttıran “Korona Salgını” nedeni ile bugün BSL, KBSL, TBL ve TKBL’de yüzlerce basketbolcu hasta.

Bu konunun hiç küçümsemeye gelecek gözden uzak tutulacak bir yanı yok.

Gerçekleri acı acı konuşmak gerekiyor.

Bu hastalık grip değil.

Yeni evrimleşmiş bir virüs. Arkasında vücudun hangi bölgesinde ne hasar bıraktığı henüz bilinmiyor. Yeni araştırılıyor.

“Sporcu güçlüdür, iyileşir geçer” demek çok büyük bir hata.

ABD’de Ohio State Üniversitesinin Covid-19’u belirtisiz ya da hafif belirtilerle geçiren ‘20’li yaşların başındaki sporcular üzerinde yaptığı çalışma, bu sporcuların yaklaşık %15 inde “kalp kası enflamasyonu (yankısı)” oluştuğunu ortaya koyuyor.

Tıp dilindeki adı kardiyak miyokardi.

Ancak MR benzeri görüntüleme yöntemleriyle tespit edilen kalpteki bu hasar gelecekte kalp yetmezliğinden kalp krizine kadar bir dizi riski beraberinde getiriyor.

Ben buradan şu anda enfekte olan, geçmişte enfekte olmuş ya da enfekte olacak bütün sporcular ve diğer personel adına şu çağrıyı yapıyorum.

Kalp sağlığı bir sporcunun her şeyi.

Özellikle enfekte olan sporcuların detaylı kalp tetkikleri yapılsın. Yaptırılsın.

Bu bilgiler TBF Tıp heyeti tarafından koordine edilsin.

Basketbolun ilgili paydaşları ile zaman geçirilmeden paylaşılsın.

TBF bu işi koordine edemiyorsa kulüpler sporcularına karşı sorumlu davransın.

Maçı, Milli Takımı, finali her zaman konuşuruz.

Tüm başarılar geçer gider, başarısızlıklar telafi edilir ama her işin başı olan sağlık konusu, özellikle sporcu sağlığı konusu ihmale gelmez.

Aranızda “boşu boşuna telaşlanıyorsun” diyenler olduğunu biliyorum.

Onların bilmediği ise bugün daha önce Covid-19 geçirmiş olmasına rağmen 2. kez enfekte olarak ağır hasta olarak yatan ve gelecekte basketbola dönüp dönemeyeceği belli olmayan TBL oyuncumuzun durumu.

Hasta hakları ve kişisel verilerin korunması kanunu kapsamında ismini veremediğimiz bu sporcumuzun durumu, yukarıda söz edilen ABD’deki araştırmalar, başta TBF Sağlık Kurulu olarak tüm paydaşların Covid-19 enfeksiyonu sonrası kalıcı hasarlar konusunda farkındalık içinde olmasını gerektiriyor.

*****

Gelelim kadın Basketbol Milli Takımının elinden kaçırdığı büyük şansa;

Önce rakibimiz Sırbistan hakkında yanlış bir paradigmayı düzelterek başlayalım.

Basketbolu yakından takip etme olanağı olmayan oldukça geniş bir kesim erkek basketbolu ile paralellik kurarak Sırbistan’ı kadın basketbolunda ekol ülke zannediyor.

Hiç alakası yok.

Sırbistan kadın basketbol altyapı takımları (bizimkiler gibi) Avrupa’da sık sık B ligine düşen, aşağıdan elit seviyeye çok sayıda yeni oyuncu getiremeyen, uzun süredir bu seviyede aynı oyuncular ile mücadele eden gerileme dönemindeki bir ülke.

Kadın Milli Takımına en başarılı dönemini 2011-2014 arasında yaşatan 80 doğumlu oyuncularımızın form ve tecrübelerinin zirvesinde olduğu dönemlerde, Avrupa Şampiyonalarında yolumuz her kesiştiğinde “bu Sırbistan’ı” geride bıraktık.

Bizim 80 jenerasyonu inişe geçince onlar bizi aşıp Avrupa’da ilk üçte yer almaya başladı.

2015’te biz 5.sırayı alırken ilk devşirme oyuncuları Danielle Page’in yer aldığı kadro ile şampiyon, 2019’da biz 14. olurken onlar 3. oldu.

Bu dönemden sonra (bizde olduğu gibi) kadınlarda voleybolun çok gerisinde kalan basketbol altyapıları Daboviç Kardeşlerden sonra yeni bir oyun kurucuyu elit seviyeye getiremeyince bu pozisyonu ABD’li Yvonne Anderson’a teslim ettiler.

Yvonne Anderson’un Milli Takımımıza karşı 47 dakika sahada kaldı.

Sözün özü artık inişe geçen, Anderson olmasa bize karşı orta sahayı geçemeyecek Sırp Milli Takımında değişen şeyler yalnızca giderek yaşlanan Sonja (Petroviç) Vasic ve Jelena (Milovanovic) Brooks’un soyadlarıydı.

Gelelim Sırbistan maçına;

Başta belirttim; Sırbistan bu maçta üç çeyrek boyunca bizi küçümseyerek oynadı.

Onlara göre tecrübeli Olcay Çakır, Tuğçe Canıtez, Stokes ve çok formda olan Melis Gülcan’ın yokluğu, Hollingsworth’un bir takımda yer almaması nedeni ile yaşadığı maç eksiği büyük handikaplardı.

Sırbistan takımının göz ardı ettiği ise Kadın Milli Takımın mücadele azmi, kalabalık guard rotasyonumuzun ön tarafta mücadeleyi sertleştiren oyunu ve seyirci olmasa da kendi sahamızda oynama avantajımızdı.

Bu konuda TBF’nin hakkını vermek gerekiyor.

Bu maçları İstanbul’a getirmek Kadın Milli Takımına verilebilecek en büyük destekti.

*****

Bilenler bilir;

Amatör seviyede maç izleyen, basketbol ile fazla haşır neşir olmayan, yılda yakınlarını ya da yöresel takımını izlemek üzere birkaç kez salona gelen seyirciler, tuttukları takımda bir şeyler iyi gitmemeye başlayınca hemen heyecan içinde seslerini yükseltir;

Hoca ! Mola alsana hoca !!

Elbette basketbol gibi kompleks bir oyunda mola dışında momentumu olumluya götürmek için alınacak çok farklı aksiyon var.

Bununla birlikte dün maçı izleyen TBF Yöneticileri de oyuncularımız ilk uzatmada 4 sayı öne geçtikten sonra gelen yorgunluk kaynaklı momentum kaybında, coach Ceyhun Yıldızoğlu ve teknik ekibe içlerinden aynı şekilde seslenmiştir.

Hoca ! Mola alsana hoca...

Bu maçta Milli Takımın en formsuz ismi Ceyhun Yıldızoğlu takımın ilk uzatmada dört sayı üstünlüğünü koruyacak o molayı zamanında alamadı.

Mola zamanlaması konusunda aynı hata ikinci uzatma periyodunda da yaşandı.

Sırbistan farkı 5 sayıya çıkardıktan oldukça uzun süre sonra gelen molamız, kontrolü çoktan ele geçirmiş Sırbistan önünde farklılık yaratmadı.

Maçın geneli anlamında ele alınacak, eleştirilecek çok şey var.

Oyuncuların pozisyon ve enstantane bazlı eleştirilmesi büyük haksızlık olur.

Saha içinde herkes elinden geleni yaptı.

Maçtan sonra bana Ceyhun Yıldızoğlu’nun mola zamanlaması kadar Meltem Yıldızhan ve Harika Eldaş ile alakalı sorular geldi.

Genel beklentinin üzerinde performans veren iki ismin farklı hikayeleri var;

Harika Eldaş gençlik yıllarında kaybedilen birkaç sezonun ardından TKBL’de doğru kulüpleri seçerek güven ve istikrar üretip başta gelmesi gereken noktaya gecikerek ulaşan, potansiyeli bu maçta ortaya koyduğundan çok daha fazla olan bir isim.

Meltem Yıldızhan ise 1999 jenerasyonunun tartışmasız en potansiyelli oyuncusu.

2015 Avrupa U16 sayı kraliçesi olurken takımımızın top çalma liderliğini yapan çok yönlü bir isim.

Uzun boyu, potaya gidebilmesi, pull up ile kendi pozisyonunu üretme yeteneği, artık geride bıraktığı iki majör sakatlığa rağmen sahada fark yaratmaya aday.

Ceyhun Yıldızoğlu ise kendisini kulüp takımında iki yıl üst üste başarısızlığa götüren, oyuncuları ideal pozisyonları dışında kullanmak, bazı oyunculara saplanıp diğerlerini dışlamak gibi yanlışlara, mola zamanlaması hatalarını eklemesi Sırbistan önünde yaşanan yenilginin ana sebebi oldu.

1999 Jenerasyonu demişken;

Burada bundan 3-4 yıl önce bile A Milli Takım kadrosuna alınan 21 yaşındaki İlayda Güner nerede diye sormak gerekiyor.

Bu soruyu oyuncunun menajerine soramayacağımıza göre herhalde iki sezon çalıştıran Ceyhun Yıldızoğlu’na sormak gerekiyor.

Bir hastalık ya da sakatlık mazereti yok ise bu ismi, hatta 2 metreyi aşan boyu ile aynı yaştaki İnci Güçlü’yü buralarda etki üretirken görmemiz gerekmiyor mu?

Oyuncuları A Milli Takıma pozisyon bilgisi olarak, performans olarak “tam olarak” hak etmeden getirirseniz, onlardan kendilerini geliştirmelerini, eksiklerini tamamlamalarını “tam olarak” bekleyemezsiniz.

Basketbolda İngilizce bir deyim var; “Earned.. not given” diyorlar.

Bazı hatalar ise hala yapılıyor. Adeta yanlışlar tarihi kendini tekrar ediyor.

Zamanında Pelin Bilgiç’i BOTAŞ altyapısında oyun kurucu oynaması gerekirken skorer guard oynatan düşünce, şimdi de topla kolaylık, saha görüşü, çabukluk parametreleriyle skorer guard oynaması gereken Gökşen Fitik'i oyun kurucu oynatmaya çalışıyor.

Bakın Pelin Bilgiç yüreği boyunun kat kat üzerinde çok müstesna bir kişilik.

25 Yaşından sonra saha görüşünü, pas açı bilgisini, pas tekniğini geliştirmek için ne kadar çalıştığını biliyor takip ediyorum. Şimdi yüreği ile, mücadelesi ile bu eksikleri kapatmaya çalışıyor.

Ben buradan bir kez daha belirtiyorum;

Gökşen Fitik de istekli, çalışkan, karakterli, güvenli genç bir kıymetimiz.

Bununla birlikte Yıldızoğlu mentalitesinin olmadığı hiçbir yerde oyun kurucu oynayamaz.

Bu genç ismin Sırbistan önünde ideal pozisyonu olan shooting guard’da oynaması verimini arttırır, Pelin Bilgiç üzerindeki yorgunluk baskısını azaltırdı.

Süre almayan isimlerden yine iyi bir sezon geçiren Esra Ural Topuz’un rakibin çözüm bulamayacağı tek ismimiz olan Hollingsworth’ün maçın sonuna daha az yıpranmış gelmesine katkısı olurdu.

Sözün özü oyuncularımızın yokluklara rağmen mücadele ile ortak olduğu maçı, Coach’un formsuzluğu ve bazı “inatları” nedeni ile kaybetmiş olduk.

*****

TKBL Federasyon Kupası Emlak Konut’un oldu.

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile oynanan final maçının kritik 4. çeyreğinde 33 yaşındaki tecrübeli forvet Deniz Çolakoğlu, rakibin kendisini iki pozisyon üst üste Goodlet ile savunma hatasını 4 sayı ile cezalandırdı.

Buradan gelen skor üstünlüğü ile kontrolü ele alan Emlak Konut finali kazanarak kupaya uzandı.

Daha ilk yarıda 15 sayıya ulaşan Deniz Çolakoğlu, maçı 29 sayı, 7 ribaunt 2 asist, 2 top çalma ile tamamlayarak finalin kahramanı oldu.

Emlak Konut adına bana göre finalin bir de görünmeyen kahramanı vardı. Combo guard Melek Yusufoğlu Selçok ön taraftaki (Gülşah Çelebi’yi yavaşlatan) yıpratıcı savunması, potaya gidebilme becerisi ile skor anlamında olmasa da etki olarak büyük yarar sağladı.

Emlak Konut takımı yabancı oyuncu tercihinde geçen sezon yaptığı hatayı bu kez tekrarlamayıp, pota altı kadar dış şut tehdidine sahip Stashchuk’u alarak avantaj kazanmıştı.

Oyun kurucu pozisyonunda takımın sigortası konumundaki Halime Uykan Ukic’in üzerindeki yük Melek Yusufoğlu Selçok’un enerjisi ile destekleyenince diğer bir önemli yapısal eksik de giderilmiş oldu.

Bahar Yapar, geçen sezon Mardin takımında iyi sınavlar veren Candide Öztürk, bu sezon oluşan kimyada henüz ideal pozisyonlarını bulamasa da savunma bilgisi ve tecrübesi ile vazgeçilmez konumdaki Nihal Güngör zaten TKBL seviyesi üzerinde isimler.

Bu oyunculara altyapıdan gelen Sıla Kaya ve TKBL’de kendini geliştiren az sayıda oyuncudan biri olan Özlem Yenidünya eklenince Emlak Konut kadro olarak sezona güvenle bakıyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi 7 Günde oynanan 6. maçta, kadroda olmayan isimlerden Betül Pehlivan’ın skor gücü ve tecrübesini, Gülcan Aydoğmuş’un enerjisini ve sakatlık riski nedeni ile çok sınırlı süre alabilen oyun kurucu Yağmur Bul’un ön taraftaki etkisini çok aradı.

Buna rağmen son çeyreğe kadar maçı başa baş götüren Bursa ekibi, 4. çeyreğin ikinci yarısında önce Goodlet – Deniz Çolakoğlu sonra Saynur Tozlu – Deniz Çolakoğlu eşleşmesinden yenen sayı ve temaslarla kontrolü rakibine bıraktı.

Bursa Büyükşehir Belediyesinde geçen sezon da yararlı oyunları ve savunma enerjisi ile dikkat çeken İlemnur Duman, Goodlet, tecrübeli Gamze Zeren ve Gülşah Çelebi finali iki haneli skorla bitiren oyuncular oldu.

Bursa Büyükşehir Belediyesi ideal kadrosu ile TKBL’yi zirvede bitirebilecek konumda.

*****

TKBL Federasyon Kupasındaki diğer takımlar arasında yarı finale yükselen Antalya 07 Basket’in kadrosundaki kritik pozisyonları derinleştirmesi halinde yukarıdaki iki takımı zorlayabileceği görülüyor.

BOTAŞ gelişimin yarı finale yükselmesi büyük bir başarı olarak değerlendirilmeli. Kritik maçları az farklarla kazanan Ankara ekibinde pivot Tearra Banks’in yanı sıra Pelin Gülçelik, Erdenay Topçu, Zeyno Şeren ve bazı maçlarda oyun kurucu Zeynep Budak ön plandaki isimler oldu.

Pelin Gülçelik ve Erdenay Topçu sezon içinde yaşayacakları KBSL-TKBL trafiğinde bireysel gelişim alanlarına odaklanmayı geri plana itmez, kırmızı beyazlılar forvet rotasyonunu bir miktar daha genişletebilirse BOTAŞ Gelişim kuvvetlenecek rakiplerin hatalarını affetmeyecek bir takım olmayı sürdürebilir.

******

Kupaya katılan diğer takımlardan Çeşme Basketbol ve Urla Gençlik kadro derinliği, yabancı oyuncu verimi konusundaki eksiklerini giderebilirse İzmir deplasmanı her takım için korkulu geçmeye aday görünüyor.

Yalova VİP, Edremit Belediyesi, Ceyhan Belediyesi, GCT Düzce, ICC Yatırım Sakarya Yükseliş yapacakları yabancı oyuncu ve rotasyon genişletme aksiyonları ile TKBL sıralamasında yükselebilecek takımlar olarak dikkat çekti.

 

twitter: @hayripekergin 

 

Yorumlar Okunma: 4804