Bu galibiyet Ataman'a yazılır (Cem Akdağ) - BasketFaul.com

Bu galibiyet Ataman'a yazılır (Cem Akdağ)

06-11-20 11:21
Cem Akdağ
Dün genç bir basketbol meraklısı gazeteci arkadaş aradı ve benimle Euroleague'deki Türk takımları özelinde bir podcast yayını yapmak isteğini söyledi. Maçları uzun zamandır sonuç odaklı seyretmiyorum, genelde teknik taktik konulara bakıyorum. O nedenle "İki Türk takımının maçını seyredeyim, kararımı daha sonra bildiririm" dedim.

Ve ardından dün akşam Anadolu Efes-Maccabi maçını seyrettim, bu sabah kendimce bir şeyler karaladım. 

Datome kitabında, Amerika tecrübelerlerinin bir bölümünde, hasta olmasına rağmen fedakarlık yaparak oynadıktan sonrasını şöyle anlatmış;  "Amerika'da farklı bir spor anlayışı vardı. 
Kendi kendime, hasta olduğumu biliyorlar, oynamak için gösterdiğim bu çabayı takdir edecekler, diye düşünüyordum. Ama onların anlayışına göre, fiziksel bir probleminiz olduğunda durmanız , kendinizi toplamanız, iyileşmeniz ve sonra devam etmeniz gerekiyordu."

Yazıma böyle başlama nedenimi tahmin etmişsinizdir herhalde, dün akşam Sertaç ve Dunston'ın yokluğunda, şiş ve mor ayak bileği ile 32 dakika oynayan ancak harika bir mücadele ortaya koyan Pleiss'tan bahsediyoruz, iyi ki Amerika'da yaşamıyoruz.  

Maç analizine girmeden burada burada basketbol oynamayanlar için ilginç bir tespitten bahsetmek istiyorum, tecrübe ile sabittir. Sakatlanan oyuncular bazı maçlarda her zamankinden daha iyi performans gösterirler. Basketbol tarihinde kırık parmakla maça devam eden ve o maçın kahramanı olan oyuncu sayısı az değildir. Yani ileride Pleiss iyileştiği zaman bundan daha iyi performans koymasını beklemek pek de gerçekçi düşünce değil.

Her neyse, Ergin Ataman'ın geçmişte tüm kısalarını sakat olduğu bir maça üç uzun ile çıkıp tek bir hücum düzeni ile oynadığını ve galip geldiği maçı seyredenler (Sanırım üçüncü uzun Milan Macvan'dı.) bu maçta üç önemli eksiğe rağmen yine başarılı bir kimya oturtabileceğini tahmin etmişlerdir. 

Bence bu maçta Ataman için en büyük sorun, gelişiyle takımın ivmelenmesini sağlayan Larkin'in olmaması ve Micic'in formsuzluğunun devam etmesiydi. Ancak geniş kadro burada imdadına yetişti ve Beaubois 23, Simon ise 13 sayıyı 13/21 gibi muhteşem yüzdeyle attılar. 

Yine biraz detaya girmek istiyorum; Beaubois gibi tek başına skor yükünü çekebilen bir yıldız oyuncuyu, takımda eksik yokken kısıtlı sürelerde kenarda oturtmak ve gerektiği zaman maksimum performansı almak Ergin  Ataman'ın artı hanesine yazılmalı. 

% 50 ile 17 sayı atan Moerman ile ilgili bir parantez açmakta yarar var. Modern basketbolda dört numaraların dış atışları önemli bir silah ancak sadece bu atışlar ile maç kazanmak çok da kolay değil, özellikle içeride Dunston ve Sertaç gibi dış atışlar nedeni ile boşalan pota altından kolay sayı bulacak uzunlarınız olmayınca... 

Yine ince bir taktik konu, Ataman Moerman'ı oyuna fizik olarak pota altında biraz daha etkili olabilecek Singleton ile soktu. Ve o ana kadar üçlük ve orta mesafe atışları skor bulan Pleiss'ı dışarı aldı. Bu süreçte Moerman devreye girince Pleiss'ın oyuna dönmesi ile durdurulması zor bir ikili haline geldiler. Bence burada dikkat çeken ayrıntı şutör (uzun) oyuncu ısınana kadar diğer şutör (uzun) oyuncunun kenara alınmasıydı. Kredi yine Ataman'a gider. 

Bence Micic konusunda fazla sert olmamalı, netice olarak bu adam çok iyi maçlar çıkarmış, beklentileri artırmış bir oyuncu, hırs yapması yanlış seçimlerde bulunması çok normal, zaten Ataman'ın da ona bu krediyi verdiğini görüyoruz. En azından yaptığı dört top kaybını, bir top çalma ve altı asis ile nötralize etti.

Son olarak Erten Gazi konusuna değinmek istiyorum. Yabancı takımlarda pek fazla görmediğimiz ama Türkiye'de alıştığımız bir gelenek var... Hücumda hiçbir şey beklemediğimiz ancak sadece savunma için sahada tutulan oyuncular... Bu şans çoğunlukla enerjik genç oyunculara veriliyor. Geçmişe baktığımızda Ömer Onan da böyle bir oyuncuydu ancak çok şut çalışarak önemli bir hücum silahı oldu, umarım Erten de bol bol şut çalışıyordur. 

Yorumlar Okunma: 5327