Hangi şampiyonluk Ayda'nın kurtarılmasından fazla mutluluk verebilir? - BasketFaul.com

Hangi şampiyonluk Ayda'nın kurtarılmasından fazla mutluluk verebilir?

03-11-20 11:56
Cuma günü öğleden sonra Ufuk Sarıca'yı aradım... "Merhaba" bile demeden "Abi, 2 dakika önce fena sallandık. Direksiyon başındaydım, arabayı zor kontrol ettim." diye depremin haberini verdi. 

Ege'nin hafif ve orta şiddette depremlerle sallandığı haber olmaktan bile çıkmışken, Sarıca'nın abarttığını düşündüm. Hepimiz İstanbul'daki büyük depreme odaklanmışken, İzmir'de binaların göçeceğini, 100'ün üzerinde canımızı kaybedeceğimizi düşünmüyorduk.

Günlerdir elim klavyeye gitmiyor. İnsanlar beton yığınlarının altınca can vermişken, bazıları kurtarılmayı beklerken basketbol ne ki! Denilebilir ki "Hayat devam ediyor." Ama öyle değil... Hepimiz önce insanız ve duygularımız her şeyin üzerine çıkıyor. Milli Takım Avrupa Şampiyonu olsa yaratacağı sevinç, 91 saat sonra 4 yaşındaki Ayda'nın enkazın altından sağ çıkarılmasından fazla olabilir mi? Ya da hangi yenilgi, depremde yaşamını yitirenlerden daha fazla üzebilir?

İzmir'de can pazarı yaşanırken, deprem bölgesindeki takım elbiseli ve kravatlı insanların partileri adına prim yapmaya çalışmaları ise büyük bir utanmazlık fotoğrafı... Partiler enkazın üzerinde hangi yüzle şov yapma cesaretini kendilerinde bulabiliyor? 

Çürük binaları "İmar Barışı" süslemesiyle devlete kazanç haline getirmiş olmanız binaların sağlam statüsüne geçmesini mi sağlıyor? Harika tarım yapılabilecek ancak imara hiçbir şekilde uygun olmayan zeminde inşaat izni verenler sizler değil misiniz? Deniz kumuyla yapılan çimentoyu kontrol etmek devletin, belediyelerin görevi değil mi?

Kurtarma ekipleri geceli-gündüzlü olağanüstü çalışmayla bir can daha kurtarmak için kendi hayatlarını riske atıyorlar. Enkazın altından kurtarılan her can bir başarı... Ama başarısızlığın neden olduğu bir başarı... Gerçek başarı ise inşaatların doğru bölgelerde ve düzgün yapılmasını sağlamak olmalıydı... Kimse çadırkent kurulmasıyla, çorba dağıtılmasıyla gurur duymasın. Bu sizin göreviniz ama asıl göreviniz depremnin sonuçlarının bu kadar ağır olmamasını sağlamnızdı...

Partisi önemli değil ama şunu bilin ki, felaket sahasında gördüğünüz bütün kravatlılar bunun sorumlusu... İstanbul'da beklenen depremin olası sonuçlarını ise düşünmek dahi istemiyoruz.

Evet, hayat devam ediyor ama böyle günlerde basketbolu konuşmak, basketbolu yazmak gerçekten çok zor... 

Yorumlar Okunma: 2157