Alışmak (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Alışmak (Hayri Pekergin)

01-11-20 19:00
1800’lü yıllarda ortaya atılan hikâyeyi bilirsiniz.

Kurbağayı kaynar su dolu kazana atarsanız sıçrayıp kaçar gidermiş.

Oysa kurbağayı kazana atıp suyun sıcaklığını azar azar arttırırsanız, kurbağa önce rahatlar sonra uyuşur, sıcaklık dayanamayacağı kadar arttığı zaman da artık iş işten geçmiş olurmuş.

Mişli - muşlu anlatıyorum zira bu konunun kurbağaya ilişkin bölümleri son yıllara oldukça tartışmaya açık.

Hikâyenin mecaz kısmı beni daha çok ilgilendiriyor.

Hani insanların kazandaki kurbağa örneğindeki gibi yavaşça gerçekleşen değişikliklere nasıl duyarsızlaşabileceğini anlatmada kullanılan mecaz kısmı.

Şüphesi olan varsa bir şekilde alıştığımız, şu dönemde günde 60-70 vefat, 2000 üzerinde yeni hasta verdiğimiz, yüz milyarlar boyutunda ekonomik hasar yaratan korona salgınını düşünsün.

Bir de hiç alışamadığımız, en son tarifsiz acı ve kayıpları bize İzmir’de yaşatan deprem felaketini aklına getirsin.

*****

Alışmak, kendini uyarlamak ya da adapte olmak. Adına ne derseniz deyin.

Her gün karşınıza çıkan yanlışlara, olumsuzluklara, kötülüklere alışırsanız nihayetinde istenmeyen bazı sonuçlarla karşılaşmak kaçınılmaz oluyor.

Basketbol hayatın tüm katmanlarıyla 28 X 15 bir alana yansıması olduğu için bu sporda da yanlış ve olumsuzluklara alışmak istenmeyen kötü sonuçları beraberinde getiriyor.

******

Basketbol endüstrisinin içinde olan, bu alan ile ilişkisi profesyonel nitelik taşıyanların sonuçlar anlamında en çekindiği şey takımın, oyuncuların yenilgilere, kayıplara alışması.

Böyle bir durum gerçekleşirse oyuncular alınan yenilgileri normalleştirebiliyor.

Kendilerine, birbirlerine güveni kaybedebiliyor ve organizasyon giderek hedeflerden uzaklaşıyor.

Sonuçlar anlamında böyle.

*****

Yanlışa kötüye alışmanın basketbolda teknik boyutları da var.

Yukarıda sonuç anlamında söz edilen yanlışa, kötüye alışmak, performans ve buna bağlı gelişim anlamında da geçerli.

Oyuncu, gelişim olarak kendine yeni kaliteler getirmeyen antrenman ya da oyun tarzına alışırsa, konfor alanının dışına çıkmamaya adapte olursa, yeteneğinin kendini taşıyabileceği yerlere gelemiyor.

Örneklemek gerekirse;

Genç oyuncuyu yetişme çağında yalnızca hücum, yalnızca skor yönünde yetiştirirseniz, buna alıştırırsanız, kendisi de buna alışırsa, bu tek yönlülük oyuncu için gelecekte olumsuzluk yaratıyor.

Hücum öğretirken, dribbling frekansı yerinde, top kontrolü iyi olabilecek gençleri, yalnızca şut atmaya yönlendirirseniz gelecekte çok yönlülüğü kaybediyor. Sonuçta potaya gidemeyen, dış şuta mahkûm, tek yönlü dolayısı ile kolay savunulan bir oyuncu haline geliyor.

Elbette tam tersi de geçerli.

Oyuncuya (maç kazanmak için) genç yaşlardan itibaren basketbolu sürekli penetre ederek, temas almaya çalışarak öğretirseniz, nihayetinde şut tehdidi olmayan, yalnızca penetre yapabilen yine kolay savunulan bir oyuncu elde ediliyor.

Konu basit olmadığı için biraz daha derine gidelim.

Yukarıda şut demiştik. Şutların çeşitleri var. Set-shot, pull up vb gibi.

Oyuncuya bu şutlardan yalnızca birini mesela sadece dışarıdan set shot öğretirseniz ya da ondan yalnızca bunu isterseniz sonuçta yakın savunulduğunda kendi şutunu dengeli ve verimli şekilde üretemeyen bir profil karşınıza çıkıyor.

Basketbolda çok yönlülük denince bizim ülkemizde genelde hem şut atabilen hem penetre edebilen oyuncular düşünülüyor.

Oysa işin ideali bu değil.

Oyuncu(lar) savunma yaparken karşısındaki hücumu kurutmayı hedefleyecek. O olmuyorsa ortalamasının altında tutmayı başaracak.

Bunu yaparken saha görüşü ile penetre yeteneğini birleştirecek takımın kimyasına katkı yapan kaliteli pas üretimini arttıracak.

Bitti mi? Elbette hayır.

Daha işin ribaunt, box-out, pick kalitesi, açı bilgileri, pick savunması, spacing bilgisi, savunma rotasyon bilgisi gibi öğretilmesi, öğrenilmesi, istenmesi, uygulanması gereken çok önemli konuları var.

Hele bizim öğretmekte bir türlü başarılı olamadığımız potaya topsuz yapılan cut’lar konusu var.

Her aklıma geldiğinde içim burkulur. Ara ki bulasın.

Bunlar kalite için, gelişim için, artan bireysel ve takım başarısı için olmazsa olmaz konumda kaliteler.

Bazıları herkes tarafından görünür.

Bazıları dışarıdan yüzeysel bakanlarca deği,l işin içinde olup kıymet belirleyici konumda olanlarca takip edilir.

Söz konusu teknikleri öğrenmenin zamanı vardır. Ağaç yaş iken eğilir tabiri boşuna söylenmemiş.

Pek az oyuncu kariyerinin orta noktası anlamındaki 20 yaşların ortalarında bu kalitelerin bazılarında gelişme sağlayabiliyor.

******

Milli Takım maçları, kadroların açıklanması yaklaşırken oynanan haftanın KBSL maçları yukarıda sizlerle paylaştığım satırları yazmayı gerektirdi.

Birevim Elazığ İl Özel İdare – Fenerbahçe Öznur Kablo maçında, sarı lacivertlilerin 22 sayıya çıkan farkın bir ara 8 sayıya düşmesine yol açan, ELW de olsa affedilmeyecek ritim kayıplarına rağmen son dört dakikada rakibine sayı imkanı vermeyerek 82-60 galip gelmesi,

Beşiktaş Galatasaray derbisinde, Galatasaray’ın çok yönlü uzun Alarie’nin takımdan ayrılmasıyla her iki sahada farklı görüntüsü, ters eşleşme yaratan rakip önünde yukarıda söz edilen türde gelişimleri ortaya koyan nadir yerli isimlerden Pelin Bilgiç’in kendisi ile birlikte Steinberga’yı verimli kılması, Asena Yalçın’ın savunmadaki etkisi,

Yine derbide, Beşiktaş takımının 18-19 yaşlarındaki forvetler Melek Uzunoğlu, Elif Bayram ve pivot Nisa Yalçın’a verdiği sürelerde bu isimlerden verim alması, bu genç isimlerin ortaya koydukları verimin sürekli olabileceğine yönelik parıltıları,

Sezonun ilk galibiyetini alan Bellona Kayseri Basketbolda 24 yaşındaki forvet Melis Gülcan’ın yukarıda sözü edilen çok yönlülüğe yaklaşan özelliklerini kullanarak ortaya koyduğu 30 sayı,9 ribauntluk verimi,

ÇBK Yenişehir Belediye İzmit Belediye Spor maçının sonlarındaki eşitlikte, İzmit ekibinin skoreri Wheeler’ın hücumda kaçırdığı basit atış ardından savunmadaki hatası, Manolya Kurtulmuş’un kritik isabetiyle kontrolün ÇBK Yenişehir Belediyesine geçmesi,

Aynı maçta ev sahibi takımın rotasyonu devreye aldığı her seferde ivme kaybederek rakibine iki kez yakalanması, İzmit ekibinin ELW eleme maçı galibiyeti ardından yakaladığı olumlu hava ve 2.yarıda savunmadaki etkili yardımlaşmaya karşı, oyun kurucu pozisyonundaki handikabının getirdiği hata ve maç boyu basit top kayıplarıyla kazanabileceği iki puanı bırakması haftanın bu yazı kapsamında ön plana çıkması gereken notlarıydı.

twitter: @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 4064