Baykan: Yabancı olmaması önemli değil, aslanlar gibi oynayacağız - BasketFaul.com

Baykan: Yabancı olmaması önemli değil, aslanlar gibi oynayacağız

22-10-20 12:18
Fatih Şeker
TBL ekiplerinden Büyükşehir Hastanesi Konyaspor’un bu sezon çok şey beklediği isimlerin başında gelen Oğulcan Baykan ile söyleşi yaptık. 24 yaşındaki oyuncu, yabancı oyuncular, Konyaspor’daki hedefi, Milli Takım, Efes ve diğer takımlarda yaşadığı süreçler ve daha birçok konuda önemli açıklamalar yaptı.

İşte Oğulcan Baykan ile yaptığımız keyifli röportajdan öne çıkan başlıklar: 

* Basketbola başlamamda babamın etkisi çok fazla. Babam basketboldan gelmiş biri. Evde sürekli basketbol izliyordum. Temel eğitimi de babamdan aldım. 

* Pandemi süreci ve döviz kurunun da artmasıyla kulüplerin durumu giderek zorlaşıyor. Bütçeler giderek düşüyor. Süper Lig’de açıkçası istediğim süreleri bulamadım ve böyle bir hamle yapmak istedim. Tekrar süre alarak üstümdeki pası atmak istiyorum. Bu kulübe de güvenim tam. Transfer önce de belli adayların isimleri yazıyordu. O isimlere de bakıp karar verdim. Kaliteli takımız. Yabancı olsun olmasın, bu takımda çıkma potansiyeli var. 

* Süre almaya, sahada kalmaya, özgüvene, topla yaratıcı olmaya ihtiyacım var. Benim için sıçrama sezonu olabilir. Bunun gerçekleşeceğine inanıyorum. Tabii ki Süper Lig ve TBL’de dinamikler çok farklı. TBL’de oyunu yerliler yönlendiriyor. 

* Çok sayıda kulüpte oynadım. Bu konuda samimi olacağım. Efes farklı bir seviyede elbette ancak Efes’ten sonra gördüğüm en iyi organizasyon Konyasporda. Şu ana kadar dediklerini yapan, dürüst, çok iyi yönetim var. Derdimizi soruyorlar, konuşuyorlar, çözüm buluyorlar. Nazar değmesin. Daha önce çok şey gördüğüm için bunları rahatlıkla söyleyebilirim. Müthiş bir organizasyon var. Bozulacağını da düşünmüyorum. Konyaspor, çok köklü bir kulüp. Taraftarları da çok iyi. Pandemi olmasa çok iyi destek alacaktık. Bunu da gördüm. Halk basketbolu seviyor. Oynayacağımız basketbolla Konya halkını gururlandırıp, mutlu etmek istiyoruz. 

* Ben burada çoğu arkadaşımı yabancı oyuncu olarak görüyorum, kendim de dahil. Bu ligin yabancı oyuncusu olarak görüyorum, hepimizde bu potansiyelin olduğunu düşünüyorum. Çok iyi çalışarak, birlik olarak çok güzel şeyler başaracağımıza inanıyorum. Yabancının olmaması önemli değil. Çıkıp aslanlar gibi oynayıp savaşacağız. Zaten hücum potansiyelimiz çok iyi. 

* Cengiz hoca ile konuştuk, bu sezon 1, 2 ve 3 numaralarda kullanacağını söyledi. Şu ana kadar birçok maçta 1 oynadım. Arda ve Kaan’ın da hafif sakatlıkları vardı. Maç içinde de oyun kurucu oynadığım anlar vardı. Bu sezon 1,2, 3 hepsinde oynayacağım. Oyun kurucu için kendime de güveniyorum. 

* Daha önce de 3 oynadım ama Süper Lig ve TBL çok farklı. Süper Lig’de 3 numaralar 2 metrenin üzerinde. TBL’de bu biraz daha düşük. Güçlü bir oyuncuyum burada fark yaratacağımı düşünüyorum. Arkası dönük hücumun hiç yoktu. İlk kez oynayacağım. Çok istiyorum, çok çalışıyorum, çok da ekmek olduğunu da düşünüyorum.

* Geçen sezon oynadığım İTÜ’de çok fazla değişkenlik oldu. İlk olarak TBL olarak başladık, daha sonra Süper Lig’e alındık. Yeni isimler geldi. Geç kaldık, yabancı isimler de istenilen seviyede değildi çok. Yeni yapılanma içindeydik. Sürekli bireleri gidip, geliyordu. Zor bir sezondu. Bir anda tüm yabancılar gitti, ben de dahil olmak üzere bir anda çok fazla süre almaya başladık. Çok enteresan bir sezondu beni için. 

* 10 yaşında Efes’te başladım basketbola. Leyla hoca seçti. Altyapılarda 3-4 Türkiye şampiyonluğum var, bireysel ödüllerim vardı. 17 yaşında Pertevniyal ile A takımda oynamaya başladım. 4 yıl çifte lisansla oynadım. Benim için çok iyi tecrübe oldu. Altyapıdan direkt çıkıp Euroleague oyuncularıyla rekabete girmek çok zordu. TBL, güzel bir uyum süreci oldu. TBL sertliğini alıştım. Benim için çok iyi oldu ama çok da zorlu süreçti. Aynı gün 2 maça çıktığım oluyordu. Çok zorluydu ama çok maç oynadığım için bana çok faydası oldu. 

* İlk A takım sürecinde Ivkovic zamanında aslında beklediğim sürelerin üstünde oynadım. 15 dakika ortalamam vardı. Sakatlıklar ve zehirlenmeler oldu bazı maçlara ilk 5 başladım. Euroleague’de Baskonia maçına da ilk 5’te başladım. Uzatmaya gitmişti ve uzatmada da süre aldım. Unutamadığım anlardan biri oldu. Fark olan maçlarda 15 dakika oynattı beni koç ve beklediğimden daha çok süreler aldım. 

* Dusan Ivkovic’ten sonra Perasovic geldi. Zaten 3 sene önce gelmiş ve sezon ortasında gönderilmiş bir antrenör olarak gençlere hiç bakmadı. Perasovic ile 1 yıl çalıştıktan sonra baktım olmayacak çifte lisansla Bakırköy Basket’e gittim. Andaç hoca ile güzel bir ikinci yarı geçirdik. Ondan sonra Büyükçekmeye’ye kiralık gittim. Özhan hoca ile ilk kez 3 numara oynadım. 10 yaşından beri 2 numara oynayan biri olarak ilk kez 3 numara oynadım. Açıkçacı biraz zorlandım. Beni gören post-up alıyordu. Biraz zayıftım, ilk kez Efes dışına çıktım. Avrupa’da da istediğim süreleri vermişti Özhan hoca. Daha sonra Serhat hoca ile çalıştık. Yarım sezonluk Afyon maceram da oldu. 

* 2014’te Konya’da Milli Takım ile şampiyon olduk. Müthişti. Konya’da da inanılmaz bir destek verdi. Atmosfer çok iyiydi. Çok keyifliydi. Taraftarların gözünden ateş çıkıyordu. Şampiyon olmamızda en büyük pay taraftar desteğiydi. Benim unutamadığım anlardan biri oldu. Konya’da yine Pertevnial ile Türkiye şampiyonu olduk. Ben de sayı kralı olmuştum. Konya’yı seviyorum, bana uğurlu geliyor. 

* Hangi takımın hangi oyuncuları aldığı, ne kadar harcama yaptığına bakmıyorum. Ben olaya maç maç bakıyorum. Buraya tamamen kazanmaya geldim. Son 3 yıl benim için çok zorluydu. Bazıları bana ‘Mutsuzsun’ diyormuş arkamdan. Ancak sürekli kaybetmek zor. Bunu ligin sonunu oynayanlar bilir. bu psikolojide mutlu olamazsın. Ben Konya’ya kazanmaya ve mutlu olmaya geldim. 

* Yabancılarla alıp veremediğim yok. Hepsini seviyorum, iyi insanlar ama doların bu kadar arttığı bir dönemde halen 5 yabancıya ödeme yapmamız ve onların da kafalarına göre oynamaları rahatsız ediyor beni. Bu konuda önümüzdeki yıllarda gereken önlemler alınacaktır. 

* 100’ün üzerinde Milli formayı giydim, 3 tane Avrupa şampiyonluğum vardı. Milli formayı giymek çok gurur verici. A Milli Takım hedefim var, tekrar bu duyguyu yaşamak isterim. 

* 96 çok özel bir jenerasyondu. Hidayet abilerden sonra belki de en iyi jenerasyondu. Çok opsiyon vardı, çok yetenekli arkadaşlarımız vardı. Geçen baktım Sırbistan’ı, İspanya’yı ezdiğimiz takımdaki oyuncular kendi takımlarında 30 dakika süre alıyorlar. Hata yapıyorlar oyunda, savunmada geçiliyorlar oyunda, şutu kaçırıyorlar ama yine de oyunda kalıyorlar. Ancak bizde sistem gereği kenardayız ya da hiç hata yapmadan kenardayız. Bunda kimsenin suçu yok. Bizim jenerasyon için en büyük problemi süre almak. Oynayan zaten iyi yerlere geliyor. 

* Konya güzel bir şehir ama soğuk havalar biraz endişelendiriyor beni. Çok soğuk seven biri değilim. Diğer türlü her şey çok güzel şu anda. 

Yorumlar Okunma: 2387