Plan, enerji, agresiflik (Hakan Yavuz) - BasketFaul.com

Plan, enerji, agresiflik (Hakan Yavuz)

09-10-20 21:08
Çoğunlukla serbest bir işe başlayanlar önce ufak bir şirket kurarlar. Doğru seçim ve doğru hamlelerle işler iyi giderse büyüyüp daha hacimli işler yapmak hedefleridir. Esas işlerinin yanına birkaç işi daha ilave edip grup olurlar. Burada da işler aynı şekilde devam ederse holdingleşmeye kadar giden bir yapı oluştururlar.

Geçtiğimiz sezondan Obradoviç ve 7-8 önemli oyuncunun ayrılmasından sonra bu sezon yakından izlediğim iki takımdan biri olan Fenerbahçe Beko'yu ben böyle bir gelişimin içinde görüyorum. Tabii ki hem idari, hem teknik ve taktik açıdan.

Merak ettiğim bir coach olarak İgor Kokoskov, böyle bir yapılanma ve PLAN inşa etmeye calışıyor bence. Aslında Nando De Colo takımın lideri gözükse de onun bile lider olmadığı, her oyuncunun birbirini kabullendiği, takım içinde kimsenin birbirine "gözünün üstünde kaşın var" demediği ve en önemlisi sadece yorulanın, hata yapanın ya da faul problemine giren oyuncunun kenara çıktığı değili iyi oynayanın da neden çıktığını bildiği ve inandığı bir rotasyon anlayışı ile görev aldıkları bir Fenerbahçe Beko... Bir iki oyuncu hariç çok yüksek transfer ücreti de ödenmediği için de "şunun yüzünden kaybettik" denmeyeceği bir takım. Böyle olunca da herkesin mutlu olma ihtimalinin yüksek olduğu bir takım oluyorsun. Bu hem verimi yükseltiyor, hem de çok büyük beklentilere girilmeden zaman açısından doğru işler yapma fırsatı tanıyor.

Anadolu Efes Euroleague'e kötü başlamanın vermiş olduğu moral bozukluğunu bütün maç boyunca izleyenlere hissettirdi. Bence maçın kaybetmelerinin nedeni kesinlikle Larkin'in yokluğu değil. İzlediğim Anadolu Efes maçları arasında zorlama atışların en çok yapıldığı maçlardan biri idi. İlk beste Doğuş ile başlayıp De Colo'yu baskılamayı düşündüler. Bunda da başarılı oldular. Ta ki Doğuş sakatlanıp çıkana kadar. Doğuş'un sakatlığı ve Fenerbahçe Beko'nun maçın başından beri var olan üst seviyedeki "ENERJİ"si ile ibre her noktada Fenerbahçe Beko'ya geçti. De Colo, Wesely, Brown üçlüsü üst seviye oynadılar. Efes, uzun bir süre Miçiç üzerinden oynamaya çalıştı. Deneseler de başka da bir alternatif geliştiremediler. 5 ve 4 numaralardan da verim alamayınca hücumda sıkıntı yaşadılar. Sadece Simon önemli bir yüzde ile oynadı.

Maçın henüz ilk yarısındaki bazı görüntüler, sonunun Fenerbahçe Beko açısından rahat geçeceğini gösteriyordu ki onlardan biri de bence Fenerbahçe Beko kısalarının Efes kısalarına yaptıkları baskıdan dolayı Tibor Pleiss'ın zamansız 3'lük denemesi idi.

Fenerbahçe Beko'nun aldığı 48 ribaund "AGRESİF"lik kriteri olarak çok önemli. Bence daha önemlisi 11 hücum ribaundundan 18 sayı bulunması idi. Buna niye değindim? Acaba Fenerbahçe Beko'nun kaybettiği 21 toptan Efes kaç sayı buldu ?

26. dakikada ribaund zafiyeti yaşayan, şutları sokamayan Efes 3/4 saha presse başladı. Bunda da bir nebze başarılı olup farkı dört sayıya kadar indirdi, ancak önce Edi, ardından Muhammed press çıkışında iki ceza üçlüğü ile Efes'in bu çabasını da boşa çıkardı. Ergin Ataman son periyod Moerman'in post-up'larından sayı bulmaya çalışsa da bunda da başarılı olamadı.

Fenerbahçe Beko geleceği için iyi sinyaller verdiği önemli bir maçı kazandı ve mücadelesi ile zevk verdi. Efes'in de çok kısa zamanda tecrübesi ile toparlanıp kazanmaya başlayacağına eminim.

 

Yorumlar Okunma: 2317