Acımasız bir Tübad eleştirisi! (Yasin Yıldırım) - BasketFaul.com

Acımasız bir Tübad eleştirisi! (Yasin Yıldırım)

30-06-20 13:51
Tübad kimdir? Türkiye Basketbol Antrenörleri Derneği. Peki gerçekten soruyorum Tübad kimdir? Tübad ne iş yapar, misyonu ve vizyonu nedir? Tübad'ın resmi sitesine girerseniz ismi dışında hiçbir bilgiye ulaşamazsınız. Bildiğim kadarıyla Tübad, Türkiye'deki antrenörlerin eğitiminden sorumlu bir organizasyon. Ama bu dediklerimde yanlış olabilirim çünkü bu konuyla ilgili yazılı bir bilgi ya da belge yok. Tübad'ın misyonu nedir bilmiyoruz, vizyonu ne onu da bilmiyoruz. Bilme şansımız var mı yok niye çünkü bu konuda da yazılı bir bilgi yok. İnternet sitesi var hatta neredeyse interaktif bir site ama en baştan bilmemiz gerekenleri bilmiyoruz. 

Tübad ne yapmalıdır peki? Antrenörlük ciddi bir meslek olarak kabul edilmektedir. Sizlerin ve benim beklentim Tübad'ın antrenörlerin hakkını koruması, eğitimine yardımcı olması gelişmeleri için elinden ne geliyorsa yapmasıdır. Son kısımda ciddi ilerlemler var, ulusal ve uluslararası birçok antrenörden faydalanıyorlar ve yeni yeni materyaller güçleniyor. Peki antrenörleri koruma noktasında neredeler işte bu esas soru olmalı. Teksüt Bandırma'daki bütün antrenörler tazminat verilmeksizin gönderilmek zorunda kaldı. Şimdi bu konunun çözülebilmesi için çabalar var ve bu çabaların takipçisi olacaklar mı esas konu Tübad için bu olmalıdır. Sadece Bandırma değil hemen her takımda sebepsiz şekilde hiçbir tazminat verilmeden kovulan antrenörlerin hakları korundu mu bunlarla ilgili açıklama yapıldı mı?

TBF ile beraber girişilen antrenörlük eğitimi ve yönergesine bakalım isterseniz. Bir kere bu yönergelerin uygulanabilirliği çok sorunlu. 5 kademeli bir antrenörlük sistemi getirilmiş durumda. Halbuki şu an belli bir yaşın üstünde olan koçlar sadece 2 seviyeli bir sistemden geldi. Kendilerini en tepeye attıktan sonra iktisat diliyle "tekelleştiler". Tekelleşmenin en kötü yanlarından biri serbest piyasa ortamını dış etkenler kullanarak ortadan kaldırmaktır. Bariyer koyarak rakiplerin içeriye girmesi engellenir. 5 kademeli antrenörlük yönergesi de tam olarak bu bariyeri temsil ediyor. Basit bir hesap yapalım, basketbol sevdalısı ve Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinden mühendis olarak mezun olan bir kişi içindeki basketbol sevgisini antrenörlüğe dönüştürmek istedi diyelim. Bu kişi 23 yaşında üniversiteden çıkmış büyük ihtimalle yabancı dile sahip ayrıca analitik düşünme yetisine sahip biri olarak hiç fena olmayan bir noktada. O zamana kadar basketbola ilgisi izlemekten öteye geçmemişken belki de oyun analizini üç boyutlu olarak yapabiliyor durumdadır. Asistan koç olarak neredeyse süper ligde bile iş yapabilecek seviyede olan bu kişinin en üst ligde asistanlık yapabilmesi için tam 8 sene antrenörlük yapması gerekiyor. Bu 9 sene de her şey mükemmel giderse olabiliyor. Antrenörlük kursu denk gelecek sonraki senelerde hiç işsiz kalmayacak üstüne üstlük seminerlere gidecek ve bir şekilde üst seviye kurslar da onun şehrinde ya da gidebileceği mesafelerde olacak. Her şeyin mükemmel gitmeyeceğini hepimiz biliyoruz peki Tübad buna bir çözüm buluyor mu? Hayır. Teorik olarak da yapısal olarak da saçmalık denebilir bu sisteme. Hiçbir zaman çocuklarla çalışmaması gereken aslında üst düzey basketbolda analist asistan antrenör olacak kişilere zorla 7 sene hiç anlamadığı seviyelerde koçluk yaptırmanın nasıl bir mantığı var? En iyi eğitimi alması gereken gençlerin bu yıllarda yapmak istemediği işleri yapmak zorunda olan bu koçtan nasıl verim alınır gelsin biri anlatsın. Bana kimse 11 yıllık saçma sapan süreci anlatamaz. Tecrübe kazanmalı diyenler olabilir e kazandığı bu tecrübeler ile yapmak istediği işin hiç alakası yok. Bankacı olacak birine sicim teorisi ya da organik kimya anlatmaktan bunun hiç farkı yok. Sonra bir süper lig ekibi koç yapmak istediği kişiyi lisansı yetmiyor diye alamıyor ya da yanına korkuluk olarak "A" lisanslı birini yerleştirmek zorunda kalıyor. Ya da bir TBL ekibi gidiyor "C" kategorisi bir koçu beğeniyor takımın başına geçirmek istiyor ona inanıyor ama TBF ve Tübad çıkıyor ortaya dur diyor. Yapamazsın niye çünkü yeterince süre geçirmedin. Tübad önce kendi işini düzgün yapıp tavsiye vermek istiyorsa "antrenörlük" ile ilgili alanlarda tavsiye vermelidir.


Tübad, her takımın artık planını yaptığı, transferlere başladığı hatta bazılarının bitirdiği ortamda çıkıp yabancı sayısı hakkında açıklama yaptı. Açıklama bir temele oturtulabilir haklı da olabilirler ama nedenlerini açıklamadıkları sürece boş laftan ibaret. Çözüm önerisi sunulmadan yapılan bu tür teklifler "kuru gürültü"den başka bir şey değildir. Neden antrenörlerin gelişimleri, haklarının korunması gibi şeylerle ilgilenmek dururken sahadaki yabancı sayısıyla ilgilenir Tübad anlam vermek mümkün değil. Çıkarsınız bir eylem planı hazırlarsınız 3 senede şöyle şöyle yapılır dersiniz yabancı sayısını indirmek eğer kulüplerin de yayıncı kuruluşun da işine geliyorsa uygulanabilir. Türk oyuncu oynasın bu sayede onlar büyük oyuncu olacak savı nereden gelmektedir bunun nasıl bir dayanağı vardır çıkıp bir kişi açıklasın lütfen. TBL'de yabancı sayısı 1'e inince bir anda oyuncularımız üstün yetenekler kazanıp makul kararlar almaya mı başlayacak? Ya da kenarda bir yabancı oturtunca masraflar mı azalmış olacak. Dövizle para ödediğin adamı benchte oturmanın masrafları kısmak olduğunu düşünüyorsanız ne ekonomiden anlıyorsunuz ne de fikrinizin bir önemi kalıyor. Önümüzde futbol örneği var yabancı kısıtlamasının neredeyse kalkması sonrası hiç olmadığı kadar çok oyuncu yetiştiren Avrupa'ya sürekli oyuncular gönderen bir örnek var. Yakın dönemde yetişmiş Furkan Korkmaz ve Cedi Osman yabancılar yüzünden olmaları gereken oyuncu olamadılar mı? Hemen burada milli takım diye bir bahaneye sığınılıyor. Yaklaşık 10 senedir altyapılardaki her milli maçı izledim ya da takip ettim. Emin olun ki o çocukların üst yapıya aynı şekilde başarılarını taşıyamaması noktasında yabancı oyuncu sayısının hiçbir suçu yok. Çalışma etiği düşük, erken kontratlarla şımartılmış, ailesi tarafından insan değil de altın yumurtlayacak tavuk olarak görülmüş gencecik çocuklara yabancılar sadece rol model olabilir engel değil. Yasakların değil teşviklerin veya ödüllerin Türk basketbolunu ileriye götürebileceğini hala anlayamadık mı? Her kısıtlamada şişen maaşlarla Türk oyuncuların gayet anlaşılabilir şekilde vites küçültmesini hala anlayamadık mı? Zorunlu olarak sahada bulunacak oyuncunun pasaportunun değil yeteneğinin önemli olduğunu hala anlayamadık mı?

Çıkıp Tübad biz milli takımlarımızın geleceğini düşünüyoruz bu günden sonra TBL'de en az 1 tane 20 yaş altı oyuncu oynatılmalı dese, TB2L'de belli yaşın üstündeki oyunculardan sadece kısıtlı sayıda oynatılabilir dese süper ligde her takımın rekabetçi altyapı oluşturma ve kadrosunda 2-3 tane altyapıdan oyuncu bulundurmaz zorunluluğu olsun derse bize samimi gelebilirler. Ama çıkıp yabancılar bizim çocukların önünü kesiyor demek en kibar dille iş bilmezliktir. Basketbol kalitesini arttırmak için önerilerde bulunmak yerine basketbol kalitesini düşürüp bu ortama Türk oyuncuları atmak hiçbir şeyin çözümü değildir. Üyelerine, yönetimindeki kişilere, gelişim için çabalayanlara saygım sonsuz ve pandemi döneminde yaptıklarını heyecanla takip ettik ama Tübad'ın artık gereksiz tartışmalardan sakınıp kendi işine odaklanması, ortada antrenörlük dizaynında ciddi problemler varken tüm enerjisini esas konusuna aktarması en büyük arzum olacaktır.

Yorumlar Okunma: 8091