Polat Kaya: Altyapıya masraf gözüyle bakmamak lazım - BasketFaul.com

Polat Kaya: Altyapıya masraf gözüyle bakmamak lazım

11-05-20 12:53
TB2L takımlarından ÜNSPED'in koçu Polat Kaya, Aytaç Kuru'nun instagram üzerinden yaptığı söyleşiye konuk oldu.

- Altyapı milli takımlarda kısa bir dönem 86-87 jenerasyonu ile çalıştıktan sonra 93-94-95 jenerasyonu ile yoğun bir mesai yaşadık.
- O jenerasyonların günümüze yansımalarına bakarsak, Avrupa'daki örneklerin bizim oyuncularımızın önünde olduğunu düşünüyorum.
- Avrupa'daki kulüpler, organizasyon yapıları ve oyuncuya verilen değer konusu, bizden daha farklı. Bu anlamda bizden daha iyi olduklarını söylemek gerek.
- Bu jenerasyondaki oyuncular Eurocup'da, Euroleague'de ciddi süreler alıp önemli işler yapıyorlar. Bizim oyuncularımız ise yeni yeni Türkiye liginde baş göstermeye başladılar. Oysa ki altyapı süreçlerinde hep kürsüde olan çocuklardı bizimkiler.
- Buğrahan Tuncer, bence şuanda Türkiye'de pick and roll'ü en iyi oynayan oyuncu. Altyapıdaki potansiyeline bakarsanız da bence 4-5 sene geriden geliyor. Samet Geyik ve Burakcan Yıldızlı' yı da bu şekilde söyleyebiliriz.
- Ben çalıştığım jenerasyonlarda bir kaç oyuncu adına sükut-u hayale uğradığımı söylemeliyim. U16 seviyesinde çok üst düzey olabileceğini öngördüğüm bir kaç isim, daha alt seviyede kaldılar. Burada tabi oyuncunun yapmadıklarının yanında, kulübün ve organizasyonun bakış açısı ile oyuncuya verdiği değer çok önemli.
- Örnek vermek gerekirse Metecan Birsen bu konuya en doğru örnek belki de. Bizimle beraber altyapıda olduğu dönem zaten potansiyeli malumdu. Fenerbahçe'de şanslar bulup değerlendirse de esas Metecan'ı Karşıyaka'da izliyoruz. Tamamen özgüven ile alakalı bir durum. 
- Ufuk Sarıca'ya büyük saygım var. Oyuncu psikolojisinden çok iyi anladığını düşünüyorum. Beşiktaş'ta altyapıda ve A takımda kısa bir dönem beraber çalışmıştık.
- Beşiktaş'a toplamda 13-14 sene hizmetim var. 1998'de ilk kez çalışmaya başladım. O dönem bir çok şeyin temelini attık. İkinci gelişimde ise iyi bir 95 jenerasyonu yakalamıştık.
- Ben 93-94'lüler ile oynarken, 95 jenerasyonunu da sahaya atıyordum. Bunu futbol merkezli kulüpler de yapmak kolay değil. Hatta o dönemde kulüp içinden de tepkiler oluşmuştu. Antrenörün bir görevi de o anda yöneticilere bu işin doğruluğunu ve gerekliliğini anlatmaktır.
- Altyapıya masraf gözüyle bakmamak lazım. Tabi ki masraf olacak. Örneğin Ankara da eskiden bir ekol vardı, şimdilerde uzun süredir Ankara'dan oyuncu yetişmiyor çünkü bütçe ayrılmıyor bu işe. İzmir ve Ege Bölgesi son dönemlerde daha iyi.
- 1 sene sonra BGL'nin misyonunu tamamlayacağını düşünüyorum. Yaşların büyütülmesi ve bir ümitler ligi projesine doğru geçiş yapılması kanaatindeyim.
- TB2L'nin amacı TBL için takım kurup oynamak olmamalı. BGL oynamış oyuncuların çıkıp oynaması ve gençlerin kendilerini üst segmentte görmeleri açısından önemli bir lig haline bürünmeli.
- Ligden düşmeyi kaldırmak düşünülebilir. Biz genç oyuncularla oynuyoruz belki ama ligde BSL ve TBL oynamış, oranın sertliğine alışık kariyerli oyuncular oynuyor. Bu durum arada bir uçurum yaratıyor. Kadrolara 18-22 yaş arası 4-5 oyuncu bulundurma zorunluğu getirilebilir. Hatta BGL oynama şartı da aranabilir.
- TB2L için bunları yapıyorken, tabi ki bölgesel ligi de eski haline döndürmeliyiz. EBBL'nin yok olması, Anadolu'ya bir hançer gibi saplandı. 
- TB2L'ye federasyonumuzun çok daha fazla destek vermesi gerektiğini düşünüyorum. Burada antrenör, yönetici ve salon kriterlerininin kalitelerini de artması gerek diye düşünüyorum. Staff, sağlık personeli ve kıyafet zorunluluğu gibi kriterler de kaliteli hale dönüşmeli. Ayrıca hakem arkadaşlarımızın da çok daha ciddi bir bakış açısı ile olaya yaklaşmaları gerek. 
- TÜBAD 'ın antrenör yetiştirme üzerine önemli projeleri var. Anadolu'ya açılmayı mantıklı buluyorum. Anadolu'da üst yapıda veya altyapıda başarının daha kolay elde edilebileceğini düşünüyorum. 
- Hakemlik müessesesi çok değerli. Ancak basketboldan gelen hakem sayımız çok sınırlı. Bu konuyu Recep Ankaralı ve Mehmet Keseratar ile de defalarca konuştuk. Basketbolu bırakan isimlerin hakemliğe yönlenmesi ile bu bir sektör haline dönüşebilir.
- Entegrasyon konusunda oyunculara büyük görevler düşüyor. Oyuncu çalışmayı sevmeli. 15.00 de başlayacak antrenman için 14.00'de salonda hazır bulunmalı mesela. Asistan coachlar ile pozisyonlarına özel antrenmanlar yapmalı.
- A takımlarda Amerikalı oyuncu büyük kontratlara sahip oluyor. Antrenmanı bitince ekstra kalıp 35-40 dakika şut atıyor. Doyuma ulaşmış, parasını kazanan oyuncu herşeye rağmen ekstra çalışıp kendini hazır tutuyor. Genç oyuncularımız da bu manteliteye sahip olmalı.
- Örneğin kısa oyuncu ile pick and roll çalışırken kukalar ile çalışmamak gerek. Temas sporu yapıyoruz. Oyuncu teması almalı, topu doğru açıya vurmalı ve temposunu yükseltmeli. 
- Bireysel gelişim antrenörlüğünü destekliyorum. Ancak bazı kulüplerin özel antrenman için başka coachlara gitmeyi yasakladığını duyuyorum. Sebep olarak da özel antrenman coachunun, kulüp antrenörü için negatif ifadeler kullanması. Aynı gemide olduğumuzu unutmamak gerek.
- Özel antrenmanların 1x0 yapılması gerektiğini düşünüyorum. Ya da 2x0 da olabilir. Oyuncu dışarda coachla çalışırken temas alıp sakatlanmamalı. Çünkü aynı anda kulübünde sezonu devam ediyor. Yaz sezonu için daha farklı tabi ama kış döneminde bu düşüncedeyim.
- En sağlıklı gelişim organizasyonunun kulüplerin kendi bünyelerinde kuracakları bölgesel lig takımları olacağını düşünüyorum. Pertevniyal, Bandırma Kırmızı modellerinin çoğalması gerekmekte. 

- TBL için 1+1 , BSL'de ise pandemi sürecinin de etkisi ile konuşulan 4+1 sistemini mantıklı buluyorum. 

Yorumlar Okunma: 2009