Fırat Töz: En keyif aldığım rakip Bandırma Kırmızı - BasketFaul.com

Fırat Töz: En keyif aldığım rakip Bandırma Kırmızı

09-05-20 12:45
Konyaspor'dan Fırat Töz, Aytaç Kuru'nun instagram söyleşisinin konuğu oldu.

- Basketbola 7 yaşında başladım. Öncesinde futbola ilgim vardı ama babamın da yönlendirmesi ile İzmirspor da başladım.
- 6 sene İzmirspor'da oynadıktan sonra Tuborg'a geçtim. Tuborg, çok büyük ve değerli bir organizasyondu. 
- O dönemde Karşıyaka ile oynadığımız bir Yıldızlar Türkiye şampiyonası finali vardı. O turnuva benim bu işe ciddi bakmamı sağladı. Hedeflerim büyüdü ve oyuncu olmak için çok uğraştım.
- Altyapı dönemlerim çok özeldir. Yaşadığım acı tatlı her şey hala aklımda. Şuan da altyapıyı takip ediyorum. O dönemde Karşıyaka ile güzel bir rekabetimiz vardı. 
- Yıldız B yaşımdan itibaren milli takımlara gitmeyi başladım. O dönemde Mustafa Derin bizim jenerasyonun ve Tofaş'ın antrenörlüğü. O şampiyonada çeyrek finalde de Tofaş'ı elemiştik.
- Tuborg kapandıktan sonra tercihim bu sebeplerden ötürü de biraz Tofaş oldu. 4.5 sene kaldım orada. Çok keyifli dönemler yaşadım.
- İnsan gençken duygularına yenik düşebiliyor. Şimdi ki aklım olsa, kariyerim için farklı kararlar alabilirdim. Bunu şuan söyleyebiliyorum tabi.
- Hayatımda en verimli olduğum seneler son iki sezona ait. Geçmişte Ceyhun Cabadak benim için ne kadar değerli ise Serkan Erdoğan için de aynı şeyleri söyleyebilirim. Çok kısa zamanda çok şey kattı bana.
- Konya ile ilgili genelde insanların ön yargısı olabiliyor. Ben burada çok mutluyum. Hayat ve ulaşım çok rahat. Eşim de Konya'lı.
- Ben profesyonel olduğumda Tofaş bir alt ligdeydi ve 1 yabancı vardı. BSL'de de 3+1 yabancı kuralı vardı. Türk oyuncu profili için çok daha uygun bir ortam vardı. Şuanki şartlarda ben de oyuncu olabilme adına eskiye oranla çok zorlanabilirdim.
- Bandırma Kırmızı' ya karşı rakip olmak bana çok keyif veriyor mesela. Gençlerin enerjileri, vazgeçmeyişleri ve sürekli oyunun içinde kalmaları çok hoşuma gidiyor. Onları yenebiliyorsunuz ama asla nakavt edemiyorsunuz. 
- Reha Öz, Hakan Yapar, Ümit Sonkol, Nezihi Özbakır gibi oyuncular da madalyonun diğer yüzü. Onlardan çok şey öğrendim. Coachlar ile diğer oyuncular arasında köprü de oluşturuyorlar. 
- Bu sezon hedeflerimiz ile geldiğimiz nokta örtüşmüyor. Bunu kabul etmek gerek tabii. Takım kimyamız oturmadı. Direkt çıkma uğruna kurulan takımlar, üst üste yenilgiler alınca psikolojik sıkıntılar yaşayabiliyor.
- Oyuncuya inanan, güvendiğini hisseden coachlar ile oyuncunun performansı umulmadık noktalara çıkabiliyor. Ben bunu bir kaç kez yaşadım. 
- TB2L'de Antalyaspor ile bir sene geçirdim. O ligde ki tek sezonumdu. Küçük yaşlarda severek ve saygıyla takip ettiğim isimler ile yolum birleşti. Aydın Örs, rahmetli Doğan Hakyemez, Alaeddin Yakan benim için çok değerli isimler.
- 12 Dev Adam'ın ilk zamanları benim altyapıda olduğum dönemlerdi. O zaman Kerem Tunçeri benim idol olarak gördüğüm kişiydi. Sonra Türk Telekom'da aynı takımda oynama fırsatı yakaladım. 
- Euroleague'den çok maç izliyorum. Maçları izlerken de takım organizasyonlarına dikkat ediyorum. Zalgris'i, Maccabi'yi izlemekten çok keyif alıyorum.
- Zalgris, her sene isimsiz oyuncuları parlatma konusunda dersler veriyor. Sistem inanılmaz işliyor. Maccabi'nin takım savunmasına hayranım.
- Şuanda da senin yaptığın yayınları her gün izliyorum. Ayrıca zoom toplantılarını izliyorum. Orada coachların felsefelerini anlamaya çalışıyorum.
- Oyunculuk hayatım bittikten sonra Head Coach olmak konusunda hedeflerim var. Bu yüzden de Euroleague'i, bizim ligimizi, coachları daha detaylı izliyorum.
- Beraber oynadıklarımın arasından bir takım yapmam gerekirse ;
• Kerem Tunceri - Can Akın - Fırat Töz
• Mustafa Abi - T.Kinsey
• İnanç Koç - Reha Öz
• Hüseyin Beşok - W.Daniels

• Sertaç Şanlı - Furkan Aldemir - Velickovic 

Yorumlar Okunma: 1684