Bundan sonra ne olacak? (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Bundan sonra ne olacak? (Hayri Pekergin)

08-05-20 15:46
"Yalnızca gençlerin değil, yaşını başını almışların, en görmüş geçirmişlerin bile ilk kez karşılaştığı bir durum ile yüz yüzeyiz."

Covid 19 şöyle bir durum;

"Alınan sıkı önlemlerin turizm, üretim, tedarik zincirleri, ulaştırma, ticaret, finans piyasaları üzerindeki etkileriyle, fizyolojik olarak hasta etmediği bölgeleri ekonomik olarak çökertme potansiyeli olan bir afet. ””

Son yayınlanan 15 Mart 2020 tarihli yazım yukarıdaki satırlarla başlamıştı.

******

Geçen sürede can kayıplarının hastalığı ağır atlatanların bazılarının aldığı kalıcı organ hasarlarının yanında, ekonomide zorunlu olarak yaşanan ani duruşun etkisi büyük oldu.

Bundan önce yaşanan 1994-2001-2008 finansal krizlerinde alınan bütün finansal / makro ekonomik önlemler ülke(ler)de ani duruş olmaması için alınmış ve başarılı olmuştu.

Bu kez tüm dünya aniden durdu.

Covid-19 salgınının Türkiye üzerindeki ekonomik etkilerine gelince;

2016 “Hain Darbe Teşebbüsü” ve 2018 “Rahip Krizi” ardından ekonominin tüm “yedek akçelerinin” kullanıldığı bir dönemde bu kez küresel bir krize yakalandık.

Kamu otoritesi sağlık sisteminde yoğunluk nedenli bir çökme yaşanmaması için önlemler alırken, kamu bütçesi geniş açıklar vererek kredi, destek ve sosyal yardımlarla krizin etkilerini hafifletmek adına arka arkaya destek paketleri açıkladı.

Bunlara rağmen ülkemizde işlerine kaybeden, gelirlerini kaybeden ya da gelirleri azalan milyonlar var.

Ülkemiz salgının tepe yaptığı döneme hem doğudaki Asya ülkeleri hem de batıdaki Avrupa ülkelerinden daha geç girdi.

İhracatımız çok ithalatımız az düşünce dış ticaret açığımız arttı.

Özel sektörün borç ödemeleri, azalan döviz rezervleri ve hem gecikerek hem azalarak gerçekleşecek dış turizm gelirleri Türk Liramızın değeri üzerinde baskı oluşturdu.

Devletimiz bize hizmet üretmek için ihtiyacı olan vergi gelirlerinde “ ekonomideki ani duruş” kaynaklı büyük azalmalar yaşadı yaşıyor.

Bundan sonra olacakları anlamak için bu resmi iyi anlamak gerekiyor.

*******

Yukarıda belirttiğim gibi Türkiye’miz salgının tepe yaptığı döneme hem doğudaki Asya ülkeleri hem de batıdaki Avrupa ülkelerinden daha geç girdi.

Salgınla mücadele başarı ile yürütülmüş olsa da ülkemizde yeni normal dönemine geçiş bu ülkelerden haftalar ya da ay bazında daha sonra gerçekleşiyor, gerçekleşecek.

Bu dönemde ekonomiyi ayakta tutma, KDV, ÖTV gibi vergi gelirleri ile devletin nakit akışını destekleme, bizden önce açılan yabancı pazarları yine bizden önce açılan Asyalı rakiplere kaptırmamak için ekonominin açılması gerekiyordu.

Şu anda bu aşamadayız.

Yurt dışında piyasalara ve insanlara umut vermek için aralıklarla etkili ilaç ve koruyucu aşı haberleri servis ediliyor, ettiriliyor.

Böyle bilgi akışları finansal piyasaların çökmemesi, geniş insan kesimlerinin güveninin kaybolmaması açısından önemli olsa da daha COVİD 19’un 2003 doğumlu az gelişmiş atası olan SARS (South Asia Respiratory Syndrome) virüsüne bile henüz ilaç/aşı bulunmadığını bilmekte yarar var.

Bu alanda en gerçekçi beklenti kısa sürede sonuç verecek, yaygın uygulanabilecek testlerin geniş kitleler tarafından ulaşılabilir şekilde üretilmesi ve maske kullanımı gibi hayatımıza girmesi olabilir.

*******

Bu şartlar altında zaten batık durumda olan futbol endüstrisi, hem “yan çizmeye meyilli” yayıncı kuruluş hem de son yıllarda ard arda yapılan banka borç ötelemelerine rağmen finansal açıdan son derece sıkıntılı olan futbol kulüplerini düşünerek Futbol Süper Liginin başlayacağını duyurdu.

Ülkenin deneyimli iş adamlarından biri olan TFF Başkanı “Otorite” ile istişare etmeden böyle bir açıklama yap(a)mayacağına göre geniş halk kesimlerinin normalleşme algısı adına önemli konumdaki futbol için bir kararın alındığı anlaşılıyor.

Basketbola gelirsek, TBF’den kulüplere kadar nakit akışı durma noktasına gelen bir yapı ile karşı karşıyayız.

Yayın geliri zaten yok. Bahis gelirleri ise futbolun nakit akışı olmadan kendini kurtarıp basketbolu sübvanse edecek konumda değil.

Zaten çoğu üst düzey yabancı oyuncu gelecek sezon için anlaşmalarını yapmış hatta bazıları yeni kulüplerini açıklamış durumda.

Bu arada kendini sürekli olarak yerel liglerden ayrıştırma ve bir tür “NBA Europe” olma hedefindeki Euroleague yönetimi kendine bir hamle alanı bulduğu düşüncesinde hedefli aksiyonlar alıyor.

TBF ise bu dönemde yeterli zaman geçmesini bekliyor.

Geniş kesimler “zaten bu saatten sonra basketbol ligleri oynanmaz” konusunu içselleştirdiği zaman liglerin bu sezon oynanmayacağı açıklanacak.

Bunun tersi bir gelişme büyük sürpriz olur ve futbolun açılmasından çok daha fazla sorgulanır.

******

Basketbolda bundan sonra ne olacak?

Basketbol liglerinin nasıl tescil edileceği TBF’nin elinde.

Bu konuda masadaki alternatifler belli. Zaten hukuki altyapı ile ilgili son rötuşlarda geçen günlerde yapıldı.

Profesyonel seviyede, 2019-2020 sezonu sözleşmeli oyuncu / coach ve diğer ekip üyelerinin maaşları konusunda belirli oranda indirimler yapılması söz konusu olacak.

Muhtemelen TBF bu konuda BAT ve FIBA gibi kurumların pozisyonunu dikkate alarak kulüplere bazı tavsiye kararları sunacak.

Umarım gelir piramidinin en altında olan basketbol emekçileri için pozitif ayrımcılık yapılıp daha destekleyici kararlar alınır.

******

Gelecek sezon ayrı bir hikaye olacak.

Öncelikle umalım ve dileyelim ki gelecek sezon olabilsin.

Eğer gelecek sezon başlarsa tüm hesapların yeniden yapıldığı, kartların yeniden dağıtıldığı bir dönem bizi bekliyor olacak.

Ekonominin her alanında hasar tespitleri daha yeni yapılıyor.

Yeni normale geçiş döneminin nasıl ve hangi zaman aralığında gerçekleşeceği bilinmiyor.

Salgının 2. kez yükseliş göstermesi riski atılacak adımları sınırlıyor. Çünkü bu 2021 Yılının da kaybedilmesi anlamına geliyor.

Devlet bütçesinin büyük açıklar verdiği bu dönem ardından muhtemelen haziran temmuz aylarında büyük vergi artışları söz konusu olacak.

Varlık vergisi, yüksek değerdeki gayrı menkullerin vergilendirilmesi, iki ya da daha fazla konutu olanların ayrıca vergilendirilmesi ve diğer vergilerde zorunlu artışlar olacak.

Böylece yılın ilk yarısında büyük açıklar veren devlet bütçesi bir miktar desteklenecek.

Böyle bir durumda kamu kuruluşlarının profesyonel sporun içinde 2020 ve öncesindeki bütçe ve formatları ile bulunması çok olası görünmüyor.

Belediye takımları ise büyük darbeler almakla birlikte, finansal olarak küçülerek varlıklarını profesyonel seviyede devam ettirme konusunda kamu kulüplerine göre daha şanslı olabilir.

Efes, TOFAŞ, Tekfen gibi büyük endüstri kurumlarının basketbol yatırımları bir miktar etkilenebilir.

Bu alanda en şanslı olarak Efes’i görmek mümkün.

Futboldan gelen nakit akışı büyük ölçüde darbe alan Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın basketbol yatırımlarının hem ölçek hem kapsam olarak küçüleceği anlaşılıyor.

Alt liglerde bazı liglerin birleştirilmesi ya da takım sayılarının azalması söz konusu olabilir.

Buna paralel olarak tüm liglerde oyuncu gelirlerinin enflasyon ve USD/Euro bazında aşağı yönlü etkilenmesi ve bu gelirlerin oldukça yüklü şekilde vergilendirilmesi beklenmeli.

******

Böyle bir ortamda kulüpler, oyuncular, coachlar , teknik/destek ekip üyeleri ne yapabilir?

Bunu gelecek haftalarda önümüz yeni bilgilerle daha aydınlanmış olduğu zaman konuşacağız.

Benim bu süreçte iki dileğim var;

İlki elbette herkesin sağlıklı olması.

İkincisi dileğim ise genç ya da tecrübeli oyuncuların ve genç yaştaki coachların bu süreçte basketbol ile birlikte üniversite öğrenimini sürdürmenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi anlaması.

twitter: @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 5735