Fethiye Belediyesi: Lige devam edilmemeli, ilk 2 takım BSL'ye alınmalı - BasketFaul.com

Fethiye Belediyesi: Lige devam edilmemeli, ilk 2 takım BSL'ye alınmalı

07-05-20 13:56
Lokman Hekim Fethiye Belediyespor Yönetim Kurulu liglere devam edilmesinin sakıncalı olacağını 9 başlık altında ifade edip, TBL'den ilk iki takımın BSL'ye alınmasını istedi.

Fethiye Belediye'nin açıklaması şöyle:

“Bu açıklamayı, TBL durdurulduğu esnada puan cetvelinde averajla 2. sırada bulunmamızı ve şampiyonluğun en güçlü adaylarının arasında olduğumuz gerçeğini bir kenara bırakarak, sporcular ve seyirciler başta olmak üzere basketbol oyununun tüm paydaşlarının sağlıklarını ve Türk basketbolunun geleceğini düşünerek yapıyoruz.

Türk basketbol ligleri 2019-2020 sezonunun akıbeti hakkındaki genel değerlendirmelerimiz şöyledir:

(a) Dünyada ve ülkemizdeki Covid-19 salgınının ne zaman hafifleyeceği ve tamamen kontrol altına alınabileceği konusunda tıp dünyası net bir öngörüde bulunamamaktadır. Her ne kadar dünya genelinde hastalığın seyri bir nebze yavaşlamış gibi görünse de, konunun uzmanları “önlemlerin gevşetilmesi halinde ikinci, hatta üçüncü dalga tehdidinden” söz etmektedirler. 

Futbol gibi açık hava sporlarından farklı olarak, antrenmanların ve maçların kapalı bir ortamda ve vücut temasıyla gerçekleştirildiği bir spor branşı olan basketboldaki sağlık riski, mevcut salgın şartları altında, futboldan çok daha fazladır. 

Salgın tehdidinin devam ettiği bu süreçte basketbol salonları; antrenman yapmak, maç oynamak ve maç izlemek için uygun ortamlar değildir. 

Sporcuların vücutları insanlara göre daha kuvvetli olduğu için bu hastalığı hafif geçirenler, enfekte olduğunu anlamayanlar ve hastalığı diğer insanlara bulaştıranlar olabilecektir. 

Bu durumda, herşeye rağmen liglerin seyircili devam ettirilmesi halinde,  salonlardaki herhangi bir pozitif vaka tehdidinin bulaş riskini çok artıracağı açıktır. 

Buna karşılık, tüm spor branşlarında en önemli paydaşların başında gelen seyircilerden arındırılmış bir ortamda liglerin devam ettirilmesi halindeyse, oyunun seyir zevkinden bahsedilemeyecek ve kamuoyunun basketbola ilgisi azalacak, hatta kaybolacaktır. Maçların seyircisiz oynatılması durumunda bir başka risk ise, salona gelemeyen taraftarların çeşitli ortamlarda (ev, kafe vs) biraraya gelip kalabalık bir şekilde maç seyretmeleriyle yaşanabilecektir. 

Bunlara ilaveten, hastalık riski yalnızca sporcular ile sınırlı kalmayacak, sporcular antrenmanlardan, maçlardan, seyahatlerden, otellerden vb kapabilecekleri virüsü evlerinde ailelerine bulaştırma riski de taşıyacaklardır. 

(b)  Tüm takımlardaki oyuncular ve antrenörler liglere ara verilen 17 Mart 2020 gününden (yaklaşık 1.5 ay önce) bu yana gerek aldıkları kişisel sağlık önlemleri, gerekse  Devletin sokağa çıkma yasakları gibi nedenlerden ötürü birlikte antrenman yapamamaktadırlar. 

Yerli oyuncular kendi imkanlarıyla genelde ev, bahçe, açık hava gibi basketbol antrenmanlarının ancak bir ölçüde yapılabileceği şartlarda çalışmaktadırlar. Bu oyuncuların liglerin kısa bir süre içinde başlatılması halinde başta adale problemleri olmak üzere ciddi sakatlıklar yaşamaları neredeyse mutlaktır. Diğer yandan, bunun bilincinde olan bazı oyuncuların ise sakatlanmamak için kendilerini mücadeleye tam olarak vermemeleri oyunun kalitesini düşürecektir.

(c) Takımların uzun süredir birarada antrenman yapamamalarının bir başka boyutu, yabancı oyuncular konusunda karşımıza çıkmaktadır. Zira, takımlardaki yabancıların  çoğu (ki, önemli bir kısmı salgından en çok insanın öldüğü ABD’nin vatandaşlarıdır) ülkelerine dönmüş durumdadırlar. Bu oyuncular gerek fiziksel, gerekse mental anlamda Türkiye’den kopmuş haldedirler. 

Bu oyuncuların Türkiye’ye dönüp dönmeyecekleri belirsizdir. Herşeye rağmen dönenlerin 14 günlük karantina süreleri, döndükleri şehirlerde nerede kalacakları, nerede yemek yiyecekleri gibi basit görünen ama sporcuların günlük hayatlarını doğrudan etkileyecek faktörler kulüplerin çözmekte zorlanacakları diğer teknik meseleler arasındadır.

(d) Yabancı oyuncular konusunda bir başka husus, kulüpler ile oyuncular & menejerler arasında yaşanabilecek hukuki sorunlardır. Zira, pekçok takım yeni sezon için transfer çalışmalarına başlamış olup, oyuncuların maçların oynanacağı dönemde farklı takımlar ile anlaşma yapmaları bir başka belirsizlik durumu oluşturacaktır.

Ülkelerine giden yabancı oyunculardan bazılarının Türkiye’ye dönmesi, bazılarının ise dönmemesi takımların kadro yapılarında dengesizliğe, takımlar arasında haksız rekabete yol açabilecektir.

(e) Virüsten dolayı ülkelerine dönen bazı oyuncuların 2020 - 2021 sezonu için başka takımlarla anlaşmaya başlamaları (ülkemizde de takım değiştirmek için prensip anlaşmasına varan oyuncular olduğundan bahsedilmektedir) bir başka sorundur.

Basketbolda futboldan farklı olarak sözleşmeler genellikle daha kısa tutulmaktadır. Sezonun yaz aylarına kayması halinde oyuncular yeni sezon için sözleşmeleri olmadığından dolayı sakatlanma riskine karşı kendilerini koruma amacıyla oynamak istemeyebileceklerdir. 

(f) Yaşanan olağanüstü sürecin tüm takımlar üzerindeki bir başka olumsuz etkisi, sponsorların desteklerini kısmen ya da tamamen kesmeleridir. Bunun en güzel örneği, yayıncı kuruluşun Süper Lig’deki futbol takımlarına verdiği desteği dondurmasıdır.

Liglere olağandışı şekilde uzunca bir süre ara verilmiş olmasının ardından şimdi liglerin tekrar başlatılması halinde kulüpler ile sponsorlar arasında hukuki ve mali konularda anlaşmazlıklar yaşanabilecektir.

(g) Salgın tehdidi tamamen kontrol altına alınmadan liglerin devam ettirilmesi ve sporcularda, seyircilerde ya da görevlilerde pozitif bir vaka çıkması halinde kulüplerden veya Federasyondan tazminat talepleri gündeme gelebilecektir.

(h) Müsabakalar sırasında ciddi bir sakatlık yaşayan ve hastaneye transferi gereken sporculara hastanede koronavirüs  bulaşma riski de söz konusu olacaktır. Bu durumda, virüse yakalanacak bir sporcunun hastane masrafları, daha da kötüsü sakatlığının tedavisi için gittiği hastanede kaptığı virüs nedeniyle hayatını kaybetmesi nasıl tazmin edilecek, kamuoyuna nasıl izah edilebilecektir?

(ı) Deplasmanlarda minimum 20 – 25 kişilik kafilelere konaklama imkanı sağlamak çok zor olacaktır. 

Ayrıca, çeşitli seyahat kısıtlamaları, uçakla gidilmesi gereken deplasmanlara uçuş yokluğundan ötürü gidememe, deplasmana karayoluyla giderken şehirlerarası tesislerde yemek yeme imkanı bulunmaması, gidilen şehirde toplu yemek yenebilecek restoranların kapalı olması, gidilen salonların, soyunma odalarının vb. sterilizasyonu gibi sorunlar yaşanabilecektir. 

Sporcuların otelde birer kişilik odalarda konaklamaları, sosyal mesafe nedeniyle birden fazla otobüs kullanmak zorunda kalınması gibi etkenler kulüplere ekstra mali külfet getirecektir.

(i) Ayrıca, dünyadaki devletler, çeşitli otoriteler ve bilhassa Dünya Sağlık Örgütü (WHO) başta olmak üzere tıp dünyası “evde kalın, evde hayat var” gibi sloganlar ile insanları eve yönlendirirken bizlerin spor emekçilerini kısa süre içinde salonlara döndürmek, onların ve ailelerinin sağlıklarını, canlarını hiçe saymak anlamına da gelecektir.

Sonuç itibarıyla, LH Fethiye Belediyesi Spor Kulübü olarak, mevcut şartlarda, TBL’nin kalan normal sezon maçları ile ardından play-off maçlarının oynanmasını riskli bulduğumuzdan, “sezonun mevcut puan sıralamasıyla tescil edilmesini, ilk 2 sıradaki  takımların Basketbol Süper Ligi’ne alınmalarını, ekonomik kriz ihtimali de göz önünde tutularak istihdam yaratma amacıyla TBL’de 2020 – 2021 sezonunun 18 takımla oynatılmasını” uygun bulduğumuzu basketbol kamuoyuna saygılarımızla arz ederiz." 

Yorumlar Okunma: 2803