Zafer Aktaş: Litvanya takımlarında son topu Litvanyalılar kullanır - BasketFaul.com

Zafer Aktaş: Litvanya takımlarında son topu Litvanyalılar kullanır

30-04-20 11:57
Bahçeşehir Koleji Koçu Zafer Aktaş, Aytaç Kuru'nun instagram röportaj serisine konuk oldu ve Bahcsehir Koleji kulüp organizasyonu, sürekli incelediği Litvanya ekolü, genç oyuncuların A takımlara entegrasyonu konusunda görüşlerini aktardı.

- Küçük yaşlarda kaleciydim. Hocamız ve oğulları sayesinde basketbolu sevdim ve futboldan uzaklaştım.
- 1994'te Celal Bayar Üniversitesi'ni kazandım. BESYO'da öğretmenlik okudum. Ayrıca şuan bu konumlara gelmemde Gökhan Çobanoğlu hocamızın büyük katkıları vardır.
- CBÜ'de bölgesel ligde asistan koçluk yaparak antrenörlük hayatıma başladım. İzmir'de Altay, İBB, Göztepe de çalıştım. Sonra 11 sene Akhisar'da görev yaptım. Belki bir çok insanın telefonunda Akhisar Zafer olarak kayıtlıyımdır.
- 2016'da Gaziantep Basketbol'a gittim. Bu süreçte okuldaki akademisyenlik görevimden de istifa ettim. Orada da çok keyifli 1.5 sezon geçirdim. Genel Menajer Boray Dai'nin önderliğinde çok güzel bir sureçti benim adıma.
- Bahceşehir'de ilk çalıştığım sürecin sonunda İzmir'e dönmem gerekiyordu. O süreçte İzmir'de hedeflerimiz ile örtüşen Bornova Belediye ile anlaştım. Orada da çok başarılı 1.5 sezon geçirdik. 
- Bahçeşehir Koleji Spor Kulübü'nde öncelikli amacımız Bahçeşehir ailesine mensup tüm öğrencilerimize spor yaptirabilmektir. Sporun çocuk üzerindeki pozitif etkileri herkesin malumu.
- Basketbol takımımız, tüm Bahçeşehir ailesini etrafına toparlayabilen, aidiyet duygusunu hissettirebilen bir yapı konumunda.
- Genel sekreterimiz Alpaslan Bey'in bir hedefi var. Önümüzdeki yıllarda A takım kadromuzun %50'sinin altyapıdan çıkardığımız oyunculardan oluşmasını hedefliyor.
- Başkanımız Hüseyin Bey de bu hedefin üstüne çıkarak, milli takımımıza en az 4-5 oyuncuyu Bahçeşehir Koleji A takımından vermek istiyor.
- Burada ilk çalıştığım dönemde bir altyapı hareketi başlatılmıştı. Türkiye'de ulaşabildiğimiz her ile ulaştık. Oyuncular tarandı, takip edildi ve eğitildi. Başarılı ve potansiyel olanları İstanbul'a da getirildi.
- Altyapı organizasyonumuzun başında Tufan Sabah var. Onun çok emeği var bu yapıda. Antrenörler arasında hizmet içi eğitim de yapılıyor. 
- Yabancı oyuncular, Avrupa'da çok örneği olmadığı için, gittiğimiz her deplasmanda Bahçeşehir ailesinden öğrenciler ile karşılaşınca şaşırabiliyor. Biz de her gittiğimiz yerde okullarımızı, çalışan öğretmenlerimizi ve öğrencilerimizi ziyaret ediyoruz. 
- Litvanya ile ilk temasım oradaki spor üniversitesinin dekanının yakın arkadaşım olması sayesinde gelişti. Onun da daveti ile orada seminerler verdim. 
- 1990 yılında Sovyetler'den ayrılıp bağımsızlık kazanan bir ülke olan Litvanya, tüm tarihleri boyunca Sovyet ülkeleri ile çatışmıştır aslında. Basketbol, onların kendilerini ifade etme biçimi olmuştur.
- En çok çatıştıkları hatta kin duydukları Ruslar'a ve CSKA'ya karşı 'basketbolda en iyi biz olmalıyız' düşüncesi ile bir ekol oluşturmuşlardır. 
- Devlet basketbolu inanılmaz destekliyor. Her köşe başında, her yerde salon var. Zalgirio Arena da zaten çok büyük bir salon. 
- Oradaki çocuklar, ülkelerinin onurunu ve gururunu iyi birer basketbolcu olarak koruyacaklarının bilincindeler. Tarihsel yaşananlar, onların ekol oluşumuna çok büyük katkılar yapmış.
- Bizim de kendi tarihimizi oluşturmamız şart. Kıraç kupası, 2001 Avrupa ve 2010 Dünya sampiyonalarındaki finaller, Fenerbahçe'nin Euroleague şampiyonluğu bu tarihin parçaları. Bu başarıların sayısının artması gerek.
- Kaunas ve Vilnius'ta iki büyük spor okulu var. Ülkede irili ufaklı çok okul var ama bu iki spor okulu ülkenin lokomotifi. Benim araştırdığım dönemde Litvanya milli takımlarında oynayan oyuncuların %90'ı bu iki spor okulundan yetişen oyunculardı.
- Litvanya antrenör eğitimine de çok önem veriyor. Ülkedeki antrenörlerin neredeyse hepsi BESYO mezunu. Basketbolu sadece basketbol olarak görmüyorlar. Ben de bu fikri bir akademisyen olarak destekliyorum.
- Bizde her zaman tartışma konusu olan iyi antrenörler altyapıda çalışmalı konusunu onlar uzun zamandır başarmış durumdalar. Tabi ki vizyon antrenörleri üst seviyelerde çalışıyorlar ama altyapılarda çok iyi ve şampiyonluklar kazanmış isimler çalışıyor.
- Litvanya'da yabancı kuralının bir önemi yok. Orada zihniyet farklı. Tüm Litvanya'lı antrenörler, kazanacağı hiç bir başarıyı bir Litvanyalının önüne koymazlar. Bir şey başaracaklar ise bunu Litvanyalı oyuncular ile başarmak isterler. Mesela maçlarda son topların 10'da 9'unu Litvanyalı oyunculara attırırlar. 
- Bizim altyapı antrenörlerimizin, teknoloji ve imkanlar sayesinde iyi çalıştıklarını ve kendilerini yetiştirmeye uğraştıklarını gözlemliyorum. Bu antrenörlerimiz oyuncuları belli bir seviyeye kadar getirebiliyorlar.
- Herkesin bildiği bir kaç örnek haricinde, BGL'nin yeterli rekabet ortamını oluşturamadığını düşünüyorum. Model doğru ama bence altyapı yaşını dolduran oyuncuların bu modelle tanışmaları sağlanmalı. Yani bir ümitler ligi organizasyonunun, 18-20 yaş aralığında daha çok başarılı oyuncu yetiştireceği düşüncesindeyim. 
- İleride bizim A milli takımımızın iskeletini oluşturacak oyuncuların, genelde kazanma odaklı üst düzey takımlarda olduğunu görüyorum. Bu oyuncular her ne kadar iyi oyuncular ve coachlar ile antrenman yapsa da aynı düzeyde ve istikrarda oynamaları da gerekiyor. 
- Örneğin ben Vasilie Micic'i ilk kez U17 dünya şampiyonası'nda seyrettim. O zaman, bu seviyelere ulaşabileceği ön görülüyordu ama Micic bu seviyelere oynayarak geldi. 
- Belki Ümit Ligi'nde BGL'deki kadar çok oyuncu bulamayabiliriz. Daha az takım ile daha rekabetçi bir ortam oluşturulabilir. Belki Ümit yaşındaki oyuncuya çifte lisans ile A takım şansı da tanınabilir. 
- Bizim de bir pilot takım projemiz var. Nasıl federasyon ülke basketbolunu düşünüyorsa, biz de kendi geleceğimiz ile ilgili plan yapmak zorundayız.
- Bandırma modeli çok doğru bir örnek. Onlar yeri geldi kendi oyuncuları ile BSL'ye yükseldiler. Şuanda da tüm TBL ve BSL oyuncuları oynayarak gelişiyorlar. 
- İzmir'de de bu modelde bir Tuborg örneği vardı. Mustafa Albere önderliğinde çok iyi bir altyapı projesi yapıldı. Deniz Atak ve Murat Ersöz gibi coach arkadaşlarımız çok iyi oyuncular yetiştirdiler. Ben yıllarca takımlarımda oradan yetişen oyunculara yer verdim. 
- Benim artık oyun felsefem az çok herkesçe biliniyor. Bu doğrultuda genç, dinamik, açık saha basketboluna yatkın, hem savunmada hem de hücumda bu felsefeye uygun bir kolej takım havası oluşturma konusunda planlar yapıyoruz.
- Bornova Belediye'den ayrıldıktan sonra orayı takip etmeye devam ettim. Çağlar Karabulut orada gerçekten çok emek harcıyor. Kerem'in geldiği nokta, Mustafa'nın yeniden kendini bulması, Ege'nin ilerlemesi, Ata ve Baran'ın gelişiminden çok mutluyum. Arda Berk Kaya'ya ayrı bir parantez açayım. Ondan beklentim büyük. İbrahim Kutluay'ı hatırlatıyor bana.
- Alt liglerde çok belediye takımı var. Bu süreçten umarım negatif etkilenmez kimse. Çünkü şuan tüm belediyeler sağlık için seferber olmuş durumdalar. 
- Anadolu Efes ve Fenerbahçe Beko bizlerin vizyonu. Basketbola harcanan paralar tartışılıyor. Orada elde edilen başarıların Türk basketboluna yaptığı katkıları para ile ölçemezsiniz. 

- Bu süreç sonrası genel bir küçülme olması durumunda bir yabancı oyuncu revizyonu gerekebilir. 

Yorumlar Okunma: 1947