Çağan Özkan: Ağabeyimi kıskanıp 5 yaşında basketbola başladım - BasketFaul.com

Çağan Özkan: Ağabeyimi kıskanıp 5 yaşında basketbola başladım

23-04-20 19:54
Bu sezonun şüphesiz TBL'deki ilk sezonu olmasına rağmen Merkezefendi dikkatleri üzerine çeken takımlardan biri oldu. Özelikle ikinci yarıdaki çıkışlarıyla ilk senelerinde şampiyonluk adaylarına biri oldular. Bunda kuşkusuz TB2L'deki kemik kadronun bozulmaması etkili olan sebeplerden biri oldu. Geçen sezondan beri takımda olanlardan biri de Barış Çağan Özkan. Barış'ın da performansına baktığımızda bir kez daha görüyoruz ki sahada oyuncuya verilen güven başarıda en büyük etken oluyor.

Bu sezon 24 maçta 15,8 dakika, 5,8 sayı ve 2,9 asist ortalamalarını yakaladı. Takımına özellikle istikrarlı şutuyla önemli katkılar sağlayan Barış, evlerindeki Petkimspor karşılaşmasında en iyi istatistiklerinden birini yakalayarak 18 sayı, 5 ribaund ve 2 asistle tamamladı.

Tarihi sayılabilecek bir performansla TBL'ye yükselir yükselmez bocalama dönemini hem takım hem Barış çabuk aştılar.

"Her birimiz ciddi yol aldık. Üstümüzde geçen yıldaki tarihi sayılabilecek performansımızdan dolayı normalden daha çok baskı vardı. Bu sebeple daha konsantre olmamız gerekiyordu. Çok çalıştık ve herkes sırası geldiğinde sorumluluk aldı. Bana göre iyi performans göstermemizin en büyük sebebi birbirimizi iyi tanıyıp sistem içindeki rollerimizi kabullenmemiz ve daha iyisini yapabileceğimize inanmamızdı."

7 sene önce Mersin BŞB formasıyla yarım sezonluk TBL tecrübesini saymazsak Barış için bu ilk TBL macerası. Ve geçen sezondan itibaren oyununu ve sahadaki duruşunu çok geliştirdi. Diğer takımlarda yapamadığını Merkezefendi'de yapabilmişti ve performansının tamamını sahaya yansıtabildi.

"Önceki sezonlarımda çok sorumluluk alan biri değildim ya da basketbolum biraz geç kalıyordu.O yüzden daha çok görev adamıydım diyebilirim. Ama yaşım ilerleyip basketbolum da olgunlaşıyor. Doğru yaptığım şeylere daha çok tutunmaya çalışıp yanlışlarımı düzeltmek için elimden geleni yapıyorum. Yavaş yavaş beni maçın içinde nelerin motive ettiğini neleri yapmam gerektiğini daha iyi biliyorum. Bu yüzden rahatlıkla sorumluluk alabiliyorum. Bunlar da tabii ki koçla birbirimizi çok iyi tanımamız ve bana verdiği güvenin de etkisi büyük."

Denizli'nin basketbolu ne kadar çok sevdiğini ve verdiklerini destekleri anlatmaya gerek yok diye düşünüyorum. Bir kaç senedir basketboldan mahrum kalan şehir, geçen sezon kurulan Merkezefendi'ye ilk günden beri desteklerini hiç esirgemediler ve her gün beraber büyüyerek çok büyük bir aile oldular. Takıma salonda yarattıkları muhteşem atmosferle büyük destek veriyorlar. Pek çok kritik galibiyette etkilerini olduğunu söylemezsek olmaz. Kendileri TBL'nin en büyük taraftar gruplarından biri.

"Gerçekten muazzam bir taraftarımız var. O salonda onların önünde oynamak herkesin dediği gibi Avrupa'da oynamak gibi geliyor. Taraftar bizi sahiplenmiş durumda. Kaybettiğimiz maçtan sonra bile desteklerinde bir eksilme yaşanmıyor ve bu inanılmaz motive edici. Denizli basketbolu fazlasıyla seven bir şehir. Sokakta yürürken bile sizi çevirip basketbol konuşup fotoğraf çekilmek istiyorlar. Bu yüzden kaybettiğin maçın açıklamasını sadece kendine değil Denizli'ye de yapman gerekiyor. Haliyle kazandığın maçtan sonra şehirde yürümek çok daha zevkli bir hal alıyor.Taraftarın desteğini sahada her anlamda hissediyoruz. Savunma yaparken de bizlere enerji veriyorlar. Bir kez daha destekleri için çok teşekkür ediyorum."

Son olarak ise kendisinden basketbola başlama hikayesini öğrendik. Babası eski basketbolcu olan Barış'ın zaten basketbolla iç içe büyümüş. 

"Sporcu bir ailenin çocuğuyum. Babam eski basketbolcu ve antrenörlük de yaptı. Benim de haliyle yürümeye başladığımdan beri elimden basketbol topu hiç eksik olmadı. 5 yaşında abimin basketbol oynamasını kıskandığım için başladım diyebilirim.:)"

Yorumlar Okunma: 1679