Eleştirelim ama biz olsak ne yapardık? (Necip Kapanlı) - BasketFaul.com

Eleştirelim ama biz olsak ne yapardık? (Necip Kapanlı)

26-02-20 08:32
Hollanda ve İsveç mağlubiyetleri hepimizi üzdü... Sırbistan ve İspanya'nın kendi sahasında Gürcistan ve Polonya'ya kaybetmeleri ise bize birşey kazandırmasa da mazeretimizdeki haklılığımızı pekiştirdi: Oyuncuları Euroleague ve NBA'de olanlar 3-5 günlük çalışmalarla takım olamıyor, diğerleri ülkeler ise aynı oyuncuların yıllardır birlikte oynama alışkanlığının avantajını yaşıyor...

Yine de yenilmemeliydik... Basketbola harcadığımız para, oyuncu sayısı itibariyle bu iki ülke ile lehimize uçurumlar var... Demek ki bazı şeyleri yeniden gözden geçirmemiz lazım...

Shane Larkin gelebilmiş olsa veya Scottie Wilbekin ile ilişkiler sıcak tutulup Pazartesi günkü İsveç maçına getirebilse galibiyetsiz takımlar arasında olmazdık ama ne değişirdi? Türk Basketbolunun kalitesi mi değişmiş olurdu? Yoksa günü mü kurtarırdık?

İki mağlubiyetin ardından üzüntüler, sert eleştirilere dönüştü ve eleştiriler sistemle değil, isimlerle ilgili. Ahmet'in yerine Mehmet, Hasan'ın yerine Hüseyin işin esasını değiştirmez, sadece detay olarak kalır?

Eleştirirken "Biz olsak şöyle bir projemiz var." diyebilmeliyiz. Açıkçası TBF ve Ufuk Sarıca ile ilgili ağır eleştirileri çok haklı bulmuyorum. Bu TBF Türk Basketbolcusunu düşünerek BSL'deki yabancı sayısını düşürdü, altyapı organizasyonuna zorunlu staffı, kondisyoneri, daha çok kaliteli maç ve rekabetiyle katkı sağlayan BGL'yi ekledi. Ufuk Sarıca Milli Takım antrenörlüğü dendiği zaman akla ilk gelen birkaç isimden biri. Elbette yeni takvime göre ondan daha farklı hazırlıklar (sezon öncesinde ve All Star sırasında kısa kamplar) bekleyebiliriz, kadroda bazı değişiklikler yapmasını isteyebiliriz ama bütün bunlar O'nun Milli Takım için çok uygun bir isim olduğu gerçeğini etkilemez. 

Yabancı sayısının 5'e düşürülmesi ve BGL gibi olumlu projelerin yetmediği ortada. İşte bu nedenle eleştirirken önerilerle gelmeliyiz. Farklı seslerden çok değişik projeler gelebilir. Mesela birisi çıkıp, "Bugünkü ekonomik koşullarda 16 takımlı BSL lüks. Sezonun ortasından itibaren birçok takım tehlikeyi atlatınca kadroyu boşaltıyor ve lig zayıflıyor. Zaten Türkler de yeterince oynamıyor. BSL'deki takım sayısını 12'ye indirelim ama 12 ya da 14 takımlı çok güçlü, sponsorlu bir TBL oluşturalım. BSL'de süre almamasının zararını gören yerli oyuncular için bir rekabet alanı yaratalım." dese tartışmayacak mıyız? 

Yorumlar Okunma: 5926