Bir garip Fenerbahçe (Gencer Baytimur) - BasketFaul.com

Bir garip Fenerbahçe (Gencer Baytimur)

21-02-20 06:38
Gencer Baytimur
Basketbol herkesin sandığından daha mental bir oyundur. Çok çeşitli sebeplerle sezon içerisinde takımlar öyle mental iniş çıkışlar yaşar ki bir hafta önce oynayan takımın aynı olduğuna, aynı oyuncuların oynadığına izleyenler inanmaz. Şüphesiz her takımın ve her krizin hikayesi de çözümü de farklıdır ancak şu ana kadar oynadıkları 25 Euroleague maçı sonrasında 11 galibiyet 14 mağlubiyet alan Fenerbahçe taraftarları alıştıkları kazanan takımı özlüyor ve Real Madrid maçı bitmeden salonu terk ederken kendi kendine soruyor “ne oluyor bu Fener’e ?”

Fenerbahçe’de oyuncular tam kadro olarak sahadalar ama sanki sadece bedenleri sahada, ruhları orada değil gibi. Bir şey eksik bir şey yanlış ama ne? Hepsi bir şey yapma gayreti içinde. Ama ne birbirleriyle, ne koçlarıyla uyum içindeler. Hepsinin üzerindeki gerilim, hareketlerine yansıyor. Hepsinde müthiş bir performans düşüşü var. Hiçbiri normalini oynamıyor. Normalde her maçta birileri düşük performans gösterirken bir diğeri iyi performans ortaya koyar ve işler yürür ama bir takımın tamamının birden performans göstermemesi çok ender görünen bir durumdur. Oyuncular ve koç üzerindeki bu performans düşüklüğü ve gerilim geçmiyorsa, bu ruh hali değişmiyorsa bu ortada çok ciddi bir sorun var demektir.

Real Madrid’de 4 önemli oyuncu Jeffrey Taylor Felipe Reyes Sergio LIull Antonio Randolph’un sakat oldukları için oynamadıkları bir maçta Campazzo’nun mükemmel paslarla beslediği Tavares ve Carroll ile oyunu domine etti ve 3. periyod sonunda maçı bitirdi. Günün sonunda Real kendilerinin bile beklemedikleri kadar farklı bir galibiyetle İstanbul’dan dönerken Fenerbahçe’nin Türkiye Kupası sevincini de kursaklarında bıraktılar.

Şimdi Fenerbahçe Real Madrid maçındaki bu garip ruh halinin rakamlara yansımalarına bakalım.

· Fenerbahçe ilk yarıda sadece 4 asist yaparken rakipte sadece Campazzo 5 asist yapıyor. Maç sonunda Fenerbahçe toplam sadece 11 asist yaparken Real maçı toplam 30 asistle tamamlıyor. Maç sonunda Campazzo 8, Laprovittola 7 asistle Fenerbahçe’nin toplamından fazla asist yapmış oldular. Real Madrid’in Arjantinli guardıları, eksik kadrolarında Fenerbahçe’yi Tavares ve Jaycee Carroll’la birlikte yıktılar.

· Fenerbahçe toplam 20 (8 Ofensif) ribaund alırken Real Madrid maçı 38 (11 Ofensif) ribaundla tamamladı ki bu da Fenerbahçe’nin uzun zamandır en düşük rakamlarından biri oldu. Fenerbahçe 3 periyod sonunda biten maçta ne savunma ne de hücumda etkili olamazken, ribaund rakamları da bunun istatistik kağıdına yansıması oldu.

· Fenerbahçe ilk yarı boyunca sadece 31 sayı atıp maçı da 65 sayıyla tamamladı, Real Madrid ilk yarı ve ikinci yarı 47’şer sayı bularak maçı 94 sayıyla tamamladı. Son periyodu da 2001 doğumlu Marıo Nakıc dahil az dakika bulan oyuncularla oynadı. Fenerbahçe 3. periyod başında gösterdiği 5 dakikalık direnç haricinde rakibine karşılık veremedi.

· Fenerbahçe maç boyunca 16/20, Real Madrid ise sadece 5/6 serbest atış kullandı. Bu maç boyunca Fenerbahçe’nin savunma sertliğinin (ya da yumuşak savunma yapmasının) bir göstergesi olması açısından önemli.

· Ve gelelim en enteresan rakamlara; 4 periyod boyunca Fenerbahçe’nin çember altından (turnike ve pota altı atışları dahil) bulduğu sayı sadece 6 (rakamla altı) iken Real Madrid pota altından tam 44 sayı buldu (bakınız euroleague.net/stats) ki sanıyorum bu rakam sadece Obradovic dönemi değil Fenerbahçe tarihinin en düşük rakamıdır. Hiç şüphesiz bu rakamlarda Real Madrid’in müthiş devi Walter Tavares’in boyalı alandaki caydırıcılığı büyük bir etken.

· Jan Vesely attığı 16 sayının sadece 2 sayısını pota altından buldu. Diğer 14 sayısının 2’si serbest atıştan 12’si ise orta mesafe şutlardandı. Sanıyorum Vesely 4 numaraya evrilmeye karar verdi.

· Ve sonuç olarak Fenerbahçe 29 sayı ile Obradovic yönetiminde kendi evinde en farklı mağlubiyetini almış oldu. Ve sanıyorum Obradovic’in koçluğu döneminde ilk kez Fenerbahçe taraftarları maçı 3. periyodun sonunda fark 20 olunca salonu terk etmeye başladı.

Oyuncularının performanslarından memnun olmayan Obradovic devre arası röportajında öfkeyle oyuncularını suçlayarak “bazı oyuncular oyunu umursamıyor” dedi. Maçı umursamadığını düşündüğü oyuncular kimlerdi acaba?

Obradavic’in hoşnutsuzluğu maç boyunca hareketlerine ve oyuncu tercihlerine yansıdı. 3. Periyodun sonunda skor 51-71 iken ikinci molasını aldığında periyodun bitmesine 26 saniye vardı.

Obradovic oyuna aldıktan sonra Malcolm Thomas ve Derrick Willams’ı bir daha hiç oyuna almayarak bir anlamda yukarıdaki sorunun da cevabını mı verdi acaba?

Şüphesiz Obradovic kariyeri boyunca bir çok iniş çıkışı yaşamış ve takımını toparlamayı bilmiş tecrübeli bir koç ancak yaşanan her mağlubiyetinin ve yaşanan her gerilimin de ilişkileri ve taraftarların takıma olan inancını törpülediği de bir gerçek.

Yorumlar Okunma: 4291