Ritim ve Rutin (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Ritim ve Rutin (Hayri Pekergin)

17-02-20 01:47

Ritim ve Rutin.


Bireysel ya da takım sporlarında başarıya getiren ya da götüren, sık kullanılan çok önemli iki sözcük.

Ne yazık ki ikisi de Türkçe kökenli değil. 

Rutin Fransızca da yol anlamına sahip olan “route” kelimesinden geliyor. 

Aynı yoldan sürekli gidip gelmeye, aynı şeyleri yapmaya onlar  “routine”, bizler rutin diyoruz. 

Belirli şeylerin sürekli kendini tekrarlayan döngü ile akması anlamında kullanılan “Ritim” sözcüğünün kökeni de benzer şekilde Fransızca’ya gidiyor. 

Ama siz bununla yetinmez ve biraz daha araştırma yaparsanız, Latince “Rhytmus”, daha da geriye giderseniz, Eski Yunanca “Rhythmos”a ulaşıyorsunuz. 

Bu son İkisi, suyun sürekli akışı anlamındaki “Rhein” kelimesinden türeyen kelimeler.  

Bu şekilde 2.000 km uzunluğuyla Avrupa’nın beşinci büyük nehrinin adının nereden geldiğini öğrenmiş olsanız da biz bu “büyük kazancınızla” yetinmeyip  “Ritim ve Rutin” kavramlarının spordaki önemine geri dönüyoruz.  

 
***** 

İster bireysel spor golf olsun, ister takım sporu basketbol, ritim yakalamanın önemi herkes tarafından biliniyor, kabul ediliyor. 

Bakın basın açıklamalarına. Ritim aşağı. Ritim yukarı. Herkes ritimden söz ediyor. 

Yalnız oyuncular değil takımlar da ritim yakalıyor ya da ritim kaybediyor.  

Bir basketbolcunun maçta ritim yakalaması kadar bu ritme süreklilik eklemesi, istenen ve takdir edilen bir durum.   

Ritim yalnızca hücumda değil,  uzman savunmacılar ya da pasörler için de önem taşıyan bir unsur. 

Michael Jordan’ı efsane yapan kariyerinin nerdeyse her döneminde oyunun her iki alanında ritim sahibi olmayı bir rutine yani bir alışkanlığa dönüştürmüş olması değil mi?

Aksi halde bu kadar çok “yüzük sahibi” olabilir miydi?

İsterseniz bugünün yıldızları Lebron James ya da Curry’e bu konuda ne düşündüklerini sorabilirsiniz. 

NBA’de aynı sezonda hem MVP hem de “Sezonun En İyi Savunmacısı” ödülü alan Michael Jordan bu başarıya ulaşan dört basketbolcudan en ön planda olanı.

Diğer isimler pivot ve power forvet pozisyonlarındaki Hakeem Olajuwon, David Robinson ve Kevin Garnett. 

Evet hepsi star, hepsi en az bir kere şampiyon oldu. 

Jordan ise yüzük dolu parmaklarıyla yaşayan bir efsane.  
 
 
*******

Peki bir oyuncunun kendi seviyesinde ritim yakalaması için ne gerekiyor? 

Kendi seviyesinde diyorum çünkü ritim yakalamak için NBA yıldızı ya da Süper Lig oyuncusu olmak gerekmiyor. 

Altyapı oyuncuları da ritim yakalayabilir ve bu başarıyı arka arkaya tekrarlayabilir.  

Aslında liste uzun değil. 

Bununla birlikte basketbolda verimli olup karmaşık olmayan her şey gibi bu liste de kalite istiyor.  

Oyuncunun formda olması gerekiyor. 

Oyuncunun özgüvenli olması gerekiyor.

Oyuncunun teknik açıdan yeterli olması gerekiyor. 

Oyuncunun kendisini ritme ulaştıracak top sayısına ulaşması gerekiyor. 

Bu listeye yetenek faktörünü de eklersek fazla bir eksiğimiz kalmıyor. 
 
 
******

Elit seviyede coachlar, oyuncularının, özellikle skorer isimlerin ritim yakalamasının, takım olarak ritim yakalamanın anahtarı olduğunu bildikleri için işler genelde daha kolay, daha akıcı şekilde gelişiyor. 

Burada elbette elit seviyeye ulaşan oyuncuların belirli yetenek eşiklerinin üzerinde olması da söz konusu olabilir.  

Unutulmaması gereken ise her seviyenin, her ligin, kendi yıldızları, kendi dominant oyuncu profili olduğu.  

Yukarıdaki listeyi irdelediğiniz zaman, oyuncu olarak ritim yakalamak için yetenek dışındaki konuların tümünün coach ile bağlantılı olduğunu görüyoruz. 

Oyuncuya fiziksel ve mental olarak form kazandırmak,  özgüveni desteklemek, teknik açıdan yeterli konumda olmasını sağlamak ve gerekli top sayısına ulaştırmak coach’un kapsama alanına giriyor. 

Teknik açıdan yeterlilik dediğimizin içinde oyuncunun yetenek paleti kapsamında, değişik hücum tekniklerini potaya farklı menzillerde uygulayabilmesi var. 

Buna daha kısa bir deyişle çok yönlülük diyoruz. 

Hep turnike arayan ya da yalnızca dışarıdan şut atabilen bir oyuncunun ritim yakalaması ancak yetersiz savunmaların verdiği izin kapsamında gerçekleşebiliyor.

Elit seviyeye ulaşmanın yolu olan altyapılarda coachların çok dikkat etmesi gereken ise şu;

Altyapı coachu kendini “elit seviyede bir coach gibi hissetmek” uğruna, sahada düzen, set, organizasyon peşine düşüp yeteneklerin önünü kesmemeli. 

Ritim yakalayacak oyuncuların elini soğutmamalı. Hedefini doğru belirlemeli. 

Kısaca seviye ne olursa olsun coach oyunun ve oyuncunun önüne geçmemeli.

 
******

“Ritim” ile “Rutin” arasındaki ilişkiye gelirsek;

Rutin kelimesini genelde tek düzelikle, sıkıcılıkla, monotonlukla ilişkilendiriyoruz.  

Aslında rutin oluşturmak sanıldığı gibi olumsuz bir durum değil. 

Yapılan birçok araştırma ve elit sporcuların başarı hikâyeleri, düzenli alışkanlıklar kazanmanın yararlarına işaret ediyor.

Belli bir rutin yoksa işlerin üstesinden gelmek sizi gereğinden fazla yoruyor ve hedefler sizden giderek uzaklaştırabiliyor.

İyi bir rutin oluşturmak kendine yatırım yapmak demek. 

Bir rutin oturttuktan sonra, kendimizi çok da güçlü hissetmediğiniz günlerin üstesinden bu alışkanlıkların itici gücü sayesinde gelebiliyoruz. 

Öncelikleri belirlemek, ertelemeyi azaltmak, hedeflere giden yolu izlemek sağlıklı bir rutinin kazançları arasında.

Sporda yarışmada ve sezonda ritim kazanmak için gereken şeyleri bir rutin haline getirmek aradaki sebep sonuç ilişkisini açıklıyor. 

Basketbol bir alışkanlıklar oyunu. 

Kazanmak iyi bir alışkanlık. Kaybetmek ise alışılmaması gereken bir durum. 

Aslında dönüp aynaya bakarsak günlük hayatımızın yarısından fazlasının rutinler üzerine kurulu olduğunu görüyoruz. 

İşte bu nedenle coach, takımı ve oyuncuları için verimli rutinler oluşturmaya, bu rutinlerin içini gerekli bileşenlerle doldurmaya önem vermeli. 

Oyuncu da uykudan beslenmesine, ekstra çalışmasından dinlenme planlamasına kadar her detayı yararlı bir rutin hale getirmeli. 

Önceki yazılardan birinde değindiğim “bilinçsiz yeterlilik” konumu aslında verimli rutinlerin sonuç üreten bir hali değil mi? 

twitter: @hayripekergin 
 

Yorumlar Okunma: 5539