İnanç Koç: Savunma yapmayan büyük oyuncu olamaz - BasketFaul.com

İnanç Koç: Savunma yapmayan büyük oyuncu olamaz

28-01-20 19:05
İnanç Koç için Pınar Karşıyaka nasıl ayrı bir yere sahipse Pınar Karşıyaka için de İnanç Koç ayrı bir yerde. Şimdi oyunculuk kariyerinde pek çok başarıya imza attığı kulüpte antrenör olarak çalışıyor İnanç Koç. Geçen sene iyi geçen BGL sezonunun ardından bu sene de hem Karşıyaka Belediyesi, hem de Pınar Karşıyaka kulübü tarafından desteklenen ve son derece önemli bir yeri olan Karşıyaka Belediyespor’un başantrenörlüğünü sürdürüyor. Biz de kendisiyle altyapılar ağırlıklı olmak üzere pek çok konuya değindiğimiz keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Lafı fazla uzatmadan kendisiyle gerçekleştirdiğimiz röportajla sizleri baş başa bırakıyorum. 
 
Şu an altyapıda antrenörlük yapıyorsunuz. Antrenörlük kariyerinizde A takım veya altyapıyla ilgili nasıl hedefleriniz var? 

Oyunculuk kariyerimde olduğum yerde elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Antrenörlükte de aynısını yapmaya çalışıyorum. Aslında ben 1-2 sezon daha basketbol oynamayı düşünüyordum. Şartlar o anda bunu gerektirince antrenörlüğe başladım. Zaten oyunculuk kariyerimin son zamanlarında antrenörlüğe ön hazırlık yapmaya başlamıştım. Ardından da doğup büyüdüğüm, kupa kaldırdığım bir camia olan Karşıyaka'dan bir teklif gelince direkt değerlendirmek istedim. 

Basketbolun bu tarafı daha farklı bir dünya. Ben oyuncuyken de sürekli bir şeyler öğrenme peşindeydim. Burada da beraber çalıştığım herkesten bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum.  

Geçen sene BGL'de elde ettiğimiz Final Four başarısı, bu çocukların Karşıyaka'da en çok yatırım yapılmış 2001 ana jenerasyonunun kaybedilmemesi gerektiği konusundaki raporlarımız gerek kulübün gerek belediyenin ve belediye başkanımızın yaklaşımı bir anda işleri headcoachluğa getirdi. Biz çok heveslenerek bu işe başladık. 

Geçen sene Final Four ardından hemen Pazartesi idmanlara başladık ve hala ara vermeden çalışmaya devam ediyoruz. Bu yaz döneminde de kapımız herkese açıktı ve 52 oyuncu ile çalıştık. Kariyerimin başındayken böyle bir headcoachluk deneyimi benim için çok önemli. 

TB2L’de hem takım olarak ilk senenizin olduğu gibi hepinizin de bu ligdeki ilk senesi. Şu an sizin için burada işler nasıl gidiyor? Alışma sürecini aşarak son haftalarda özellikle daha iyi oyun sergilediğinizi söyleyebiliriz. 

TB2L deplasmanlarına gittikçe gördüğüm ilk takımların maddi olarak ayakta kalmakta zorlanıyor olması. Belki TBF, BGL’de yaptığı katkının birazını buradaki takımlara yaparsa süreklilik açısından önemli bir yol katedebiliriz diye düşünüyorum. Biz oynadığımız her takımdan farklı bir şey öğrenmeye çalışıyoruz. Tamamen sürprizlere açık bir lig. Ama bu bizim için iyi oluyor. Her hafta kendimizin ne durumda olduğunu görebiliyoruz. Oyuncularım da bu edindiği tecrübelerle her zor durumda mücadele etmeye daha hazır hale geliyorlar. 

Karşıyaka senin yetiştiğin kulüp olmasa da sendeki yerini ve senin onlardaki yerini biliyoruz. Sende yeri ayrı olan böyle bir kulüpte antrenörlüğe başlama hikayeni öğrenebilir miyiz?  

Herşey tesadüflerle başladı diyebilirim. Trifunovic'in Karşıyaka'ya gelmesi ve bir asistan boşluğunun olması, benim buna o an hazır olmamla bir anda gelişti herşey. İlk senemde olmasa da ikinci senemde TBL takımlarından tekliflerde aldım ama ben burada misyonumu tamamlamadığımı düşünüyorum. Onların bana güvenip verdikleri bu sorumlulukları bırakıp başka bir yere gitmem hem Karşıyakalılık hem de bana güvenen insanlara yapabileceğim bir şey değildi. Elbette kariyer hedeflerim var ama doğru zamanda doğru şeyi yapmaya çalışıyorum. Şu an buradayım, burada yapabileceğim en iyi işleri yapmaya çalışıyorum. Gençlerimizi en iyi şekilde yukarıya hazırlamaya çalışıyorum. 

Oyunculuk kariyerinde rakiplerinin kendisinden nefret ettiği kadar çok iyi bir savunmacıydın. Peki sence bu derece savunmayı her oyuncunun şu an yapması gerekiyor mu? 

Artık modern basketbolda bence savunma yapmayan üst düzey oyuncu olamıyor. Bizim zamanımızda savunmam benim kariyerimin şekillenmesinde büyük rol oynadı. Bir seviyede offense yapabiliyorsunuz ama yaptığınız defense size artı bir şey katıyordu. Şu anda da bence üst düzeye gitmek isteyen her oyuncu belli bir seviyede bu nefret edilecek derecede olmasa bile savunma yapması şart diye düşünüyorum (gülerek) 

Pınar Karşıyaka’dan pek çok büyük oyuncunun çıkmasına tanıklık etmiştik. Ama şimdiye baktığımızda bu durum biraz duraksadı gibi görünüyor. Sİze göre şu an büyük oyuncu çıkmamasının en büyük sebebi ne olabilir? 

Karşıyaka'dan çıkmıyor diye değil de genelleştirip Türk basketboluna baktığımızda en son kendini yukarıya taşıyarak süre alan kaç tane oyuncu sayabiliyoruz diye düşünmemiz gerekir. Artık işler eskisi gibi amatör ruhtan ziyade ekonomik anlamda biraz daha kuvvet gerektiriyor. Eskiden sadece Minik, Yıldız, Genç takım diyorduk. Ama şimdi Spor Okulu yaşı 5 yaşa kadar indi. Bazıları 4 yaşı bile kabul ediyor. Bu organizasyonların hem kulüp hem spor okulu bazında artması geleceğimiz için bence umut verici bir durum. Oyuncu çıkmama genel yargısını da yavaş yavaş değiştirdiğimizi düşünüyorum.  

Eskiden bu kadar imkan yoktu. Her branşın olduğu sadece basketboldan ibaret olmayan spor okulları bazında düşünürsek çocukların hiçbir şey yapmamasından kesinlikle daha iyi. Çünkü artık çocukların sokakta oynamaları minimum indi. Bu sebeple spor okullarına gitmeleri iyi birşey. Ama tabii bunlar ne kadar kontrol ediliyor, eğitim veren hocalar ne kadar donanımlı konularında tabiiki bir denetim mekanizmasının olması gerekiyor diye düşünüyorum. Ben özellikle konu ile ilgili seminer ve eğitimleri takip ettiğim için federasyonun da bu konularla yakından ilgili olduğunu söyleyebilirim. 
 
Gençlerle hem TB2L, hem BGL’de çalışmış bir antrenör olarak bu liglerin ayrı ayrı gençlere verdiği katkıları nasıl açıklarsınız? 

İkisinin de kesinlikle çok katkısı var diyebilirim. BGL, 99 jenarasyonunda ilk uygulanmaya başladı. Onun öncesindeki jenerasyonlar yukarıdaki seviyenin de o zamanlar çok yüksek olması sebebiyle yukarıda tutunmakta zorlanıyordu. Anadolu ve Türkiye Şampiyonaları sonrasında en yetenekli olanları için bile iş çok zor oldu. BGL yukarı ve aşağı arasındaki o ara bölgeyi doldurdu diyebiliriz ama tamamladı mı derseniz eksik olanların tamamlanması için uğraş veriliyor. Acaba BGL'nin yaşı biraz daha büyütülmeli mi, kontenjan kısmı bir yıl arttırılmalı mı gibi daha üstünde durulan ve aramızda konuştuğumuz alt başlıklar var.  

TB2L'de oyuncularımın gösterdiği performanstan çok memnunum. Özellikle son haftalarda durumun daha bilincinde oynuyorlar. Buranın gelişimlerine verdiği katkının farkına varmaya başladılar. 

Peki sizin söylediklerinizden sonra gençler için BGL sonrasında yukarılara daha iyi ve daha hazır gitmek için TBL veya TB2L'de oynamanın faydası olduğunu söyleyebilir miyiz? 

Kesinlikle söyleyebiliriz. Biz aslında TBL için başvuru yapmıştık. Teksüt Bandırma yıllardır Bandırma Kırmızı takımı ile gençlerini çok iyi yetiştirerek TBL'nin büyük faydasını görüyorlar. Bu sene bizim TB2L daha iyi oldu. TBL daha yeni kurulmuş bir takım olan bizim için daha keskin bir geçiş olabilirdi.  

Şimdide sanırım en çok konuşulan ve herkesin bir noktada buluşmakta zorlandığı bir konuya gelelim. Gençler size göre ne zaman para kazanmaya başlamalı? 

Ben ilk profesyonel kontratımı 16 yaşında imzaladım. Bizim 79 jenarasyonumuz genellikle 16-17 yaşlarında zaten ilk profesyonel kontratlarını imzaladılar. Ama o zamanki şartlar onu gerektiriyordu. Lig, 2 yabancılı oynanıyordu. Bizlere yatırım yapılıyordu. Bizler de hem çok çalışarak hem de sahip olduğumuz yeteneklerle sahada da iyi süreler alıyorduk.  

Şimdiki jenerasyona para kazanmasın diyorlar ama ben genel tutuma karşıyım. Bence bu çocuklar fiziksel ve psikolojik olarak şu anki basketbolda eğer hakkını verirlerse bir işkenceye tabii tutuluyorlar. Ne olursa olsun bedensel bir efor ayrıca bu işin psikolojik tarafı var. Bu kadar çok emek verirken karşılığını bence almaları gerektiğini düşünüyorum.  

BGL’de en iyi oyuncuların bile yukarıda kontrat bulmakta zorlanmalarının en büyük sebebi sizce nedir? 

O geçişte arada boşluk kalıyor. Hem fiziksel hem mental anlamda henüz BSL seviyesine hazır olamıyorlar. Arada bir lig olması gerektiği konusunda çoğunluk hemfikir. Bu işin başlangıcı Teksüt Bandırma zaten. Bandırma Kırmızı bu anlamda iki lig arasında geçişte çok başarılı bir şekilde işliyor diyebiliriz. Aynı şekilde TOFAŞ'ın da benzer bir pilot takım uygulamasına gideceği söyleniyor. Bu örnekler umarım gittikçe çoğalır ve herkes verdiği emeğinin karşılığını almış olur.  

Yeni bir takımsınız ve önemli bir misyonla yola çıkıyorsunuz. Bu ligdeki hedeflerinizi öğrenebilir miyiz? 

Bu takımın kuruluş amaçlarından ilki Pınar Karşıyaka'ya yerli oyuncu yetiştirmektir. Lig olarak bize konulan bir sınır yok. Ama bana göre TBL böyle organizasyonlar için en ideal lig olduğunu düşünüyorum. Bende bu organizasyonda bir şeyler öğreniyorum. Kariyerimin başlarında böyle pırlantı gibi çocuklarla çalışmak benim için büyük şans. Onların gün geçtikçe gelişimlerini görmek beni çok mutlu ediyor. Biz gerçekten çok iyi çalışıyoruz. Yavaş yavaş meyvelerini  de almaya başladığımızı düşünüyorum. Bu organizasyon oluşmasında emeği geçen başta Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay olmak üzere emeği olan herkese çok teşekkür etmek istiyorum. Biz bunun sürdürebilirliği konusunda çaba sarfetmeye devam edeceğiz. 

Yorumlar Okunma: 3410