Eski Ülker ve Beşiktaşlı oyuncu Amerika'da cinayet masası dedektifi - BasketFaul.com

Eski Ülker ve Beşiktaşlı oyuncu Amerika'da cinayet masası dedektifi

18-09-19 10:17
Kaynak: USA FORUM/Anıl Sunal
Eski basketbolculardan Berk Öcal, Amerika'da Cinayet Masası dedektifi oldu.

Ülkerspor altyapısından yetişen ve Beşiktaş A Takımı'nda da oynayan Berk Öcal daha sonra Amerika'ya yerleşti ve vatandaşlık aldı.

Basketbolu bırakan Öcal aldığı eğitimin ardından Florida'da Cinayet Masası Dedektifi olarak görev yapmaya başladı.

FORUM USA'da Anıl Sural'ın  Öcal ile ilgili röportajı şöyle:
24 yıl önce yaz tatili için ABD’deki dayısını ziyaret eden Berk Öcal, California’nın San Diego şehrinden çok etkileniyor. Türkiye'ye dönen Öcal, hem basketbol kariyeri hem de İngilizcesini geliştirmek için 1999 yılında yeniden şehrin yolunu tutuyor.

ABD’de üniversite eğitimine başlayan Öcal kendi deyimiyle ABD’nin en güzel şehri San Diego’yu bırakıp bir diğer uçtaki Florida eyaletine taşınıyor. Basketbol kariyeri istediği gibi gitmeyince Türk arkadaşlarının tavsiyesiyle bir süre emlak sektörüyle uğraşıyor. Farklı işlerde de şansını deneyen 1.98 metre boyundaki Öcal bu kez ABD’li arkadaşlarının tavsiyesiyle polis olmaya karar veriyor. Zorlu polis akademisini 3 bin kişi arasından 52. bitiren Öcal, Florida Eyalet Polis Departmanı’nın dedektiflik sınavını geçerek cinayet masasında çalışmaya hak kazanıyor. İşte 20 yıldır ABD’de yaşayan Florida’nin ilk Türk kökenli cinayet masası dedektifi Berk Öcal’ın ABD öyküsü.

Öncelikle ABD maceranız nasıl başladı?
1995 yılında lise son sınıfa geçtiğimde ABD’nin en güzel şehirlerinden San Diego’da yaşayan dayımın yanına 2 aylığına tatile gittim. ABD’yi ilk kez böyle tanımış oldu ve çok beğendim. Türkiye’ye döndükden sonra okulumu bitirdim. Bu arada Ülker takımında basketbol oynuyordum. Okuldan sonra Beşiktaş ve Kaşıyaka takımlarına transfer oldum. Ama aklımda hep ABD olduğundan 1999 yılında İngilizemi de geliştirmek için San Diego Üniversitesinde 4 aylık bir dil okulu ayarladım. 1 yıl sonra üniversitede okumak ve basketbol oynamak için bazı arkadaşlarımın desteğiyle Florida’ya taşındım.

Profesyonel olarak basketbol oynadınız peki ABD’de bu meslekten para kazanmayı düşünmediniz mi?
İyi olduğum bir alanda para kazanma fikri bana her zaman cazip gelmiştir. Hatta bazı kariyer hedeflerim vardı. Asıl amacım attığım her adımda elimden gelenin en iyisini yapmak olsa da yaşam bana tüm planlarımı değerlendirme fırsatı vermedi. Hayatın zorluklarına göğüs germeli; karşınıza çıkan zorlukları bir fırsat olarak görmeli ve başarılı manevralar yapmalısınız. Şu anda mesleki anlamda bulunduğum pozisyonda olmamın sebebi sadece çok başarılı olmam değil, hatalarımdan ders alıp onları tekrarlamadığımdan olmalı. Kariyerimi iyi bir basketbol oyuncusu olarak sürdüremedim fakat iyi bir polis olarak devam ediyorum.

Polislikten önce hangi meslekleri yaptınız?
Bir arkadaşım bana mortgage alanında çalışmak ister misin diye sordu, ben bir fizibilite çalışması yaptıktan sonra, doğru bir adım olduğunu düşündüğüm için bu işe girdim. Yeni işimde çevremi genişlettim ve yeni Türk dostlarımla tanıştım. Çalışmalarım bankaların da dikkatini çekmiş ki bana iş teklilinde bulunulunca eklifini kabul ettim. Hala bu banka sahipleri ile dostluğumuz devam ediyor. Mortgage işinde çalışırken Türk-Amerikan Derneği’nin yönetiminde de görev aldım ve bugün bulunan merkezin yapılmasında yardımlarım oldu. Bu arada 2008 krizi yeniden beni başa döndürdü. Ailemin ve arkaşlarımın sayesinde kendimi toparladım. Ama bu kriz bana büyük bir ders oldu. Çalıştığım bankanın patronları Orlando’da otelleri olduğunu ve beni orada istediklerini söyledirler. Amerikan sistemi 123 odalı havuzlu ve merkez binası olan büyük oteldi.

Neden polis olmaya karar verdiniz?
Polislik veya askerlik gibi toplumsal hizmetlerde bulunmak benim için kutsal bir görev. İnsanlara yardım etmeyi ve sorunlara çözüm bulmayı seviyorum, bu beni asla yormuyor. Basketbol oynadığım bir takımdan tanıdığım bazı oyuncular polislik yapıyorlardı. Maçların sonunda diğer oyunculara meslekleriyle ilgili sorularımın tamamını sorma şansım vardı. Ayrıca Orlando’da otel işinde çalışırken polis teşkilatını yakında gördüm. Orada da çalışmalarımı gördükleri için bana niçin teşkilata girmediğimi soruyorlardı. Uzun süren soru ve cevapların sonunda bir yere vardım ve polis olmak için başvurularımı yaptım.

Polis olmak için nasıl eğitimlerden geçiyorsunuz?
ABD’nin her eyalatinde ve şehrinde polis olma koşulları aşağı yukarı aynıdır. Fakat eyaletlerde konum farklıları olduğu için her eyaletin eğitimi diğerlerine göre değişiklik gösterebiliyor. Polis akedemisinde yaklaşık 1 yıllık eğitim veriliyor. Polis olmak için askeri eğitimin ve disiplinin yanı sıra hukuk, sağlık, iletişim ve pek tabii ki trafik dersleri ön planda. Bu derslerden her hafta sınavlara girdiğinizde en aşağı 80 puan almanız gerekiyor. Sınavlardan başarısız olmanız halinde veya yanlış davranışlarda bulunmanız durumunda okuldan kovulabiliyorsunuz. Keza okulun ağır çalışma şartlarını taşıyamayan ve kendiliğinden ayrılan öğrenciler de olabiliyor. Her hafta en aşağı bir sınava girildiğini düşünürseniz ve kondisyon çalışmaları da eklenince eğitimin ne kadar zor koşullar ve stresli altında yapıldığı anlaşılabilir.

Cinayet masasında ne iş yapıyorsunuz. İşinizden bahsedebilir misiniz?
Cinayet masası (homicide investigations) polis teşkilatındaki (agency de) önemli dallardan birisi. Genede emniyet müdürlüklerindeki polis, cinayet masası, narkotik, gizli servis ve bunun gibi bir çok seçeneğimiz oluyor. Eğer çalışmalarınızda başarılıysanız sizi yazılı sınav için davet ediyorlar. Yazılı sınavı geçerseniz daha sonra yüz yüze mülakat yapıyorlar. Başarılı olmanız durumunda listeye giriyorsunuz ve tayin hakkı kazanıyorsunuz. Benim ilk yerim Tampa’dan sonra Broward’a tayin oldum. Bilahare sınava girdim ve dedektif olarak Orlando’ya tayin oldum. Halen Orlando’da görev yapıyorum. Cinayet masası ölümlü trafik kazalarınım incelemesinde görev yapmaktadır. Trafik kazalarında ölenlerin neden ve nasıl olduğunu araştırıp sonucunda edindiğim bilgileri bilimsel olarak kanıtlayıp savcılıkla beraber hak ve hukukun yerini bulmasını sağlıyoruz.
 

Polis, dedektif, high way patrol… Bunların farklarını anlatabilir misiniz?
Kısaca özetlemek gerekirse;
Polis, sadece şehir merkezlerinde görev yapmaktadır.
Sherriff, sadece kırsal kesimden sorumludur.
Diğer taraftan, State Police – Highway Patrol ise tüm eyaletten sorumludur ve bir eyaletin en güçlü polis teşkilatıdır. Eyalet valisine bağlı olarak görev yapmaktadır.
Dedektif ise bölümünde uzman kişidir aşağı yukarı dizilerde görüldüğü gibidir, herhangi bir vaka olduğunda olay yerine gelir ve soruşturmaları yürütür.

Florida eyaletinde yaşamaktan memnun musunuz?
Florida, çok güzel bir yer. Yılın 11 ayı yaz ve güneşli. Kışın 6 ay canlanan bir ekonomisi var. Bunu yanında emeklilerin tercihi ile gittikçe büyüyen bir eyalet. New York’tan sonra ABD’nin en büyük ikinci finans merkezi Miami’de bulunuyor. Orlando, Tampa, Naples da turizm açısından çok önemli şehirler.

Türkiye’yi mutlaka özlüyorsunuzdur ama dedektiflik mesleğinde öğrendiklerinizi Türkiye’de polisliğe katkı yaparak çalışma isteğiniz var mı?
Hem de nasıl özlemek! Bence kişinin doğup büyüdüğü vatanı gibisi yok. Türkiye’yi çok fazla özlüyorum. Ailem, akrabalarım, arkadaşlarım ve dostlarım hala Türkiye’de. İzmir’i, Karşıyaka’yı çok özlüyorum. Hala ilkokul öğretmenim ve arkadaşlarımla haberleşiyoruz. Eğer günün birinde mesleğimi Türkiye’de yapma fırsatım olursa, elimden gelen bütün desteği canıgönülden sağlayarak görev almaktan büyük bir onur duyarım.

Hiç Türk kökenli birisini yolda durdurduğunuz oldu mu?
Evet, trafikte hız limitlerini aşan birkaç sürücü ile karşılaştım. Bir defasında, araç içindekiler benim Türk olduğumu bilmediklerinden kendi aralarında Türkçe konuştular. Onlara Türkçe yanıt verdiğimde aramızda epey komik bir konuşma geçmişti. Bazen, ceza yazmadan sadece uyarı verdiğim sürücüler de oluyor. Sonuçta görevlerimden birisi de onları kurallara uymaya yöneltmek. Dahası, burada yaşayan Türk vatandaşlarımız da bilgi almak amacıyla benimle iletişim kuruyorlar, sosyal medya işleri kolaylaştırıyor. ABD’de yaşayan Türklere Florida eyaletinde sahip oldukları haklarla ilgili bilgiler paylaşıyorum ve onlara yardım ediyorum.

ABD’de hiç unutamadığınız bir anınızı paylaşabilir misiniz?
O kadar çok var ki… Size trajik bir olayı anlatayım: Tampa’da görev yaparken telsizle bir kaza haberi aldım. Ambulans helikopterler yoldaymış, ben de derhal hareket ettim. Olay yerine vardığımda ilkyardım ve itfaiye oradaydı. Beş çocuk yerde yatıyordu, ekipler kanlar içindeki bir adam ve bir kadına müdahale ediyorlardı. “Aman Tanrım! Ben ne yaptım?” diyerek korku içinde dolaşan bir genç dikkatimi çekti. Kimlik bilgilerini not etmiştim ki, yaralıları hastaneye taşımak amacıyla üç adet helikopteri üç dört dakika içinde ana yola indirmek zorunda kaldık. Hızlı davranmamız neticesinde yaralılardan hayatını kaybeden olmadı. Uyuşturucu kullanan ebeveynlerin on üç yaşındaki oğullarının kullandığı bir araç, içinde iki yaşında bir bebekle birlikte yedi kişinin bulunduğu başka bir araca çarpmıştı. Üstelik, arabayı kullanan gencin kanında uyuşturucu madde tespit edilmişti. Bu dosyada, anne babayı ve oğullarını yedi tane ayrı suçtan kelepçeleyip hapishaneye gönderdim, diğer arabadaki çocukları da sosyal hizmetler görevlilerine emanet ettim. Görüyorsunuz ki, polis olmak çok zor bir görev. Türkiye’de yaşayan meslektaşlarımın hangi olaylarla karşılaştıklarını medyadan takip ediyorum. Orada da değişen bir şey yok; güne başladığınızda neyle karışılacağınızı, nasıl bir gün geçireceğinizi bilmiyorsunuz. Her zaman her şeye hazırlıklı olmanız gerekiyor.

Dedektiflik dışında emlak sektöründe faaliyet gösteriyorsunuz. Neler yapıyorsunuz bahsedebilir misiniz?
Mesai saati dışında istediğiniz işi yapabilirsiniz. Benim de Florida’da geniş bir çevrem var. Son on yedi yıldır sahibi olduğum şirket ile Güney Florida çevresinde hem Mortgage Broker olarak hem de Emlak Broker sıfatıyla hizmet veriyorum.

Türkler Miami’de gayrimenkul almayı çok seviyor. Siz de yatırım amacıyla önerir misiniz?
Güney Florida’da sahibi olduğum portfolyoda Türk yatırımcılar geniş yer kaplıyor. Yatırım ciddi analizler sonucunda alınan bir karar. Türk yatırımcılarının bana güvenmeleri beni onurlandırıyor. Ben de onların en iyi şartlar altında gayrımenkul alabilmelerini sağlıyorum. Burada yaşayan Türkler ile dayanışma içindeyiz, onlara mortgage aracılık hizmetlerini ücretsiz sağlayabiliyoruz.

Son söz sizin lütfen buyurun…
Nokta herzaman bir son demek değildir, Bazen kendinden sonraki harfin büyük olacağını gösterir. Bana bu imkanı verdiğiniz için teşekkür ederim.

Berk Öcal kimdir?
1978 yılında İzmir, Karşıyaka’da doğdu. İlkokul ve ortaokulu bitirdikten sonra basketbol kariyerini sürdürebilmek için ailesi büyük bir fedakarlık yaptı ve İstanbul’a taşındı. Karşıyaka’da başlayan basketbol hayatı, İstanbul’da Ülker ve Beşiktaş basketbol takımlarında devam etti. Daha sonra ABD’ye üniversite okumak için gitti ve uzun süre emlak işinde çalıştı. Şimdi de polislik kariyerine devam ediyor. Eşi Kyle ile birlikte oğlu Benjamin’i yetiştiriyor. Toplumsal görevlerin yanı sıra, evde de iyi bir koca ve iyi bir baba olmaya özen gösteriyor.

Alttaki Beşiktaş fotoğrafında oturanların en solundaki... 

 

Yorumlar Okunma: 9314