Ahmet Çakı Dünya Şampiyonası'nı yorumladı - BasketFaul.com

Ahmet Çakı Dünya Şampiyonası'nı yorumladı

16-09-19 17:26

Bireysel performans ve takım performanslar olarak beklentilerin üstüne çıkan bir Dünya Şampiyonası izlediğimizi düşünüyorum . Bunun yanında sürpriz olarak değerlendirebileceğimiz sonuçları içermesi ile heyecanın da son maça kadar taşındığı bir turnuva oldu.

 
Litvanya ve Yunanistan'ın son sekize kalamaması, Amerika ve Sırbistan'ın madalya alamaması olumsuz yönde sürpriz olarak değerlendirilirken pozitif yönde şaşırtan takımlar Çekya, Polonya ve Arjantin oldular.
 
Turnuva öncesinde en çok merak edilen konu Avrupa basketbolunun üst düzey kabul edilen Euroleague ve Eurocup oyuncuları ile NBA'den gelen oyuncuların birlikte nasıl bir uyum içerisinde olacakları idi.
 
 
 
Kendi adıma benim en çok merak ettiğim konu ise Euroleague uzunları olan; Dunston, Tyus, Hines, Davies gibi daha çok bitirici ve savunucu olan uzunlar yerine Gasol, Baynes, Gobert, Bogut gibi çemberden uzakta iken de bitiricilik konusunda başarılı ve 3 sayıya açılarak hem şut atabilen, hem de pas verebilen uzunların oyunu hangi yöne çekeceği idi.
 
Özellikle Euroleague de görmeye alışık olduğumuz kısa oyuncuların karar vericiliği paylaşılıp el değiştirecek mıydı?
 
 
SIRBİSTAN ANA UZUNUNU BELİRLEYEMEDİ
Bu arada uzun oyunculardan bahsederken çeşitlilik ve kalite anlamında Sırbistan takımına ayrı bir parantez açmalıyım. Fransa’dan Gobert'i saymazsak sırtı dönük bire bir ve perdeleme sonrası seal (çembere yakın pozisyon alma) konusunda açık ara fark yaratan bir 5 oyunculuk rotasyona sahip olmaları onları en güçlü favorilerden biri konumuna getirdi.
 
Ancak bu 5 oyuncudan hangi ikisinin ana uzun olacağını belirleyememeleri hiçbir uzundan tam verim alamamalarına neden oldu. Buna oyun kurucu ve Bogdanic'ten başka kısa yaratıcı çıkaramamaları ilk 4 dışında kalmalarına sebep oldu. Anadolu Efes’te çok özel bır sezon geçiren Micic'in Teodisic'in yokluğunda koç tarafından verımli şekilde kullanılamaması da doğrudan sonuçta etkili oldu.
 
Bence uzun oyuncu çeşitliliğini en iyi kullanan ikitakım Avustralya ve İspanya oldu. Avustralya Baynes'ten dış şut bulup oyunu açtı. (Fransa maçı 5/6 üç sayı) Mills ve Ingles'in etkisini arttırdı. Bogut'tan çok üst düzey pas katkısı aldı. (17 dakikada 2 as. ortalama )
 
İspanya ise Gasol ve Hernangomez ile 3 sayıya pop ederek Rudy, Rubio ve Llull un etkıisini maksimum seviyeye çıkardı.
 
Bu 3 takımı uzun oyuncu bakımından öne çıkarma nedenim, üst düzey uzunları, kısa oyuncuları ile düzen içerisinde uyumu yakalayan takımların turnuvaya damgasını vurmuş olması.
 
EN İYİ BASKETBOLU AVUSTRALYA OYNADI
Bu turnuvada bana göre en iyi basketbolu oynayan Avustralya takımının şansızlığı yıllardır bu tür maçları çok fazla oynamış bir oyuncu grubu ve coacha karşı yarı finalde oynamış olmaları idi. Bu yarı final maçında normal sürede kazanmayı başaramadıkları anda 4 tane ana oyuncu ve az rotasyonla oynamaları, uzatmalardaki verimlerini engelledi.
 
 
SCARIOLO FARKI
Burada coach Scairolo'ya değinmek istiyorum. Hazırlık dönemine hem basketbol, hem de maç sonuçları olarak iyi geçiren bir takım olan İspanya grup maçlarına düşük ritmle başladı ve 3 maçı son anda kazandı (Porto Riko, İran, İtalya) Ama hem coach olarak, hem takım olarak hiç panik yapmadan ve rotasyonu kısmadan yola devam etti. Özellikle çok iyi oynamadan kazandıkları İtalya maçını kaybedebilir ve bambaşka bir tablo ile turnuvayı bitirebilirlerdi. Burada ana plan ve kurgudan uzaklaşmayarak coachun fark yarattığını ve bunun karşılığını turnuvanın belirleyici maçı olan Sırbistan galibiyeti ile aldığını düşünüyorum.
 
Fransa oynadığı müthiş Amerıka maçı ve madalya maçındakı geri dönüşü ile herkeste iz bıraktı. Gobert'in yanında de De Colo ve Fournıer ile topa yön veren iki forvetle oynamak 2 maçta da yaratıcılık anlamında coach Collet'den güzel bir kurgu ile galibiyet getirdi.
 
İspanya’da da 3 numarada uzun süreler Rudy Fernandez'in oynaması Euroleague de takıntı haline gelen uzun forvetle oynayıp hem sizelı kalma, hem de sırtı dönük oynamanın olmazsa olmaz olmadığı; eldeki personele adapte olmanın da coachingte onemli olduğunu coach Collet ile beraber Scoriola bır kez daha göstermiş oldu.
 
Arjantin ise tamamen farklı bir başarı hikayesi. Sporu takıp eden herkes Arjantinli oyuncu ve takımların her zaman zor oyunu bozar sözünün temsilcileri olduğunu bilir. İşte bu karakter grubunun içinde Scola gibi bir lider birleştirici rolü alınca, uzun oyuncu departmanında ne kadar yukarıda saydığımız takımlardan geride olsalar da bunu takım halinde çözdüler. Ve hepimize çok güzel bir ders de verdiler.
 
Ne kadar iyi uzununuz olursa olsun karar veren ve ana farkı yaratan guardlardır. Ama şampiyonluk için ikisinin uyumu şarttır.
 
 

Yorumlar Okunma: 3218