Dünya Kupası ve Türkiye (Necip Kapanlı) - BasketFaul.com

Dünya Kupası ve Türkiye (Necip Kapanlı)

10-09-19 16:05
Hem gösterdiğimiz performans, hem son saniyelerde yaptığımız hatalarla yıllar sonra konuşulacak Amerika maçının dışında vasatın altında bir turnuva geçirdik. Japonya ve Karadağ galibiyetleri ile eksiklerle oynadığımız Yeni Zelanda yenilgisi normal karşılansa da, Çekya'ya kaybetmemiz alt grupta kalmamıza neden oldu.

Koç Ufuk Sarıca'nın milli takımda görev yapmasından mutluluğumuzu defalarca dile getirdik ancak bu defa eleştirilerimiz olacak.

Sarıca ve milli takım yöneticilerinin süreci iyi yönettiğini söyleyebilmemiz mümkün değil. 

Mucizevi şekilde kaybettiğimiz Amerika maçından sonra Sarıca'nın yıkılmışlığı kabul ederek, "Önce benim ayağa kalkmam." söylemi yanlış bir politika idi. Bunun yerine "Amerika karşısında müthiş potansiyelimiz olduğunu gösterdik ve daha sonraki maçlara dönük ümidimiz arttı." söylemi özgüvenleri daha yukarıda tutabilirdi.

Çekya'nın Dünya Kupası'ndaki basketbolunu hiçbirimiz beklemiyordu ancak staff aylar önce grubun en zayıf halkası Japonya maçı için, "Çok tehlikeli ve bize çok ters gelebilecek bir takım." demeye başlamışken, Çekya derslerini yeterince çalışmadıklarını gördük. Özellikle pick and roll savunması sonrasında herkesin kendisinden iki karış uzunlara kalmasına çare bulunamadı.

Sarıca'nın, "Bizim için hedef turnuva değildi." söylemine de katılmıyoruz. Çekya'nın, Polonya'nın çeyrek final oynadığı bir turnuvada bizim son 8'lere kalmamız ülke basketbolunun morali kadar, ligdeki sponsorlara kadar çok önemliydi.

Bütün bu eleştirileri yaparken Sarıca'nın elinin kuvvetli olmadığının elbette farkındayız ama yine de daha iyisi zorlanabilirdi.

Şimdi dönüp dolaşıp eski tartışmalara döneceğiz. Ne yapmalıyız ki 2001'deki, 2010'daki havayı yeniden yakalayalım.

Federasyon ligdeki yabancı sayısını 5'e düşürerek yerlilerin önünü mümkün olduğu kadar açtı ancak gençlerin hazır gelmediğini görüyoruz. Bu konuda Türkler'in yeteneğini yargılamak yanlış bir yaklaşım olur. Kadın voleybolcuların Dünya'nın en iyileri arasında yer alması bize çok şey anlatıyor. Altyapılarda doğru çalışmanın sonucunda Dünya Şampiyonu ile başabaş oynayan bir milli takımımız var ve en kritik maçları dahi 10-11 kişilik rotasyonlarla oynayabiliyorlar. 

80 milyonluk bu ülkede kısa da buluruz, uzun da... Ancak kulüplerin de altyapının önemini kavraması lazım. Bugün itibariyle altyapıda doğru çalışan 5-6 kulüpten söz edebiliriz. Milli Takımı düşünmek sadece federasyonun üzerine kalan bir sorumluluk olmamalı ve kulüpler havuzu kaliteli oyuncularla genişleterek kendi bütçelerini de rahatlatmalıdır. 

Yorumlar Okunma: 3108

coil