Bu kadar yumuşak savunmayla... (Haydar Kemal Ateş) - BasketFaul.com

Bu kadar yumuşak savunmayla... (Haydar Kemal Ateş)

05-09-19 11:53
Şimdi yazmak iyice zor...

Ne yaptık, ne yapamadık? Basketbolun diyelim 10 doğrusu var, 9'unu yapamadık. Maçın genelinde ne taktiksel, ne de bireysel “savunma” yapamadık. Bu savunma yumuşaklığı ile değil Dünya Kupası, hazırlık maçı bile oynanmaz.

Çoğu basketbolsever değerlendirmelerini, hücumda yaptıklarımız, ya da yapamadıklarımız üzerine yapar. 

Halbuki basketbolda profesyonel vazife yapmış herkes, hücumun çok iyi savunma ve ribaundlar sonucu daha efektif oynanabildiğini bilir. Sıkı bir savunma sonunda hücumda yapabileceğin ise, rakibin kim olursa olsun yüzde yüz bir disiplin içerisinde en iyi pozisyonu arayarak ve bularak yapmak olmalı.

Oyunun her iki yönünü de Çekya doğru oynadı. Bizim millilerden beklediğimiz bütün herşeyi onlar yaptı.

Şimdi çoğu kimse yaptığımız yumuşak savunmayı ABD maçının yorgunluğuna verebilir, ancak unutulmamalı ki arada bir gün dinlendik ve hiç olmazsa ilk iki periyodda sert ve istekli savunma yapabilirdik. Devreyi önde bitirebilseydik, ikinci yarıda muhtemel bir yorgunluğa göre taktik üretebilirdik. İlk yarıyı geride bitirince ikinci devre doğal olarak daha fazla efor sarfetmek durumunda kaldık. İşte o zamanda yorgunluk farkı, daha şiddetli bir şekilde ortaya çıktı.

Maçın bölümlerini yorumlamak istemiyorum, çünkü çeyrek final oynayamayacağımız için, olan oldu deyip felaket tellalığı yapmadan bundan sonra neler yapılabilirizi konuşmamız lazım. (yine de şu maçtaki faul yüzdemiz ABD maçının sonunda olsa idi demeden geçemeyeceğim).

Aslında bundan sonra neler yapılabilir konusu ayrı ve yoğun bir tartışma ortamı ya da yazı gerektirir, fakat ben konu başlıkları ile aklımdakileri şimdiden yazmak istiyorum.

* Şu andaki kadroya yeni oyuncular eklememiz gerekir.
* Nasıl ki Buğrahan 2-3 senede ortaya çıktı ise, o duruma ulaşabilecek oyuncuları teker teker takibe almalıyız. Bulursak gelişimlerini sağlamak için takımlarında oynama şansları olur mu olmaz mı, sonra düşünürüz.
* BSL kadar TBL'nin de çok yakından takip edilmesini gerekli buluyorum.
*Süratle uzun oyuncu takviyesine gidilmesini gerekli görüyorum. Belki de bundan sonra Türk vatandaşı yaptığımız yabancı oyuncu tercihi bulunabilirse uzun oyuncu olmalı.

Lafı uzatmadan son olarak şunu belirtmek istiyorum, 

şahsım adına ben bu takımı seyretmekten zevk aldım ve almaya devam edeceğim. Türkiye liglerinde yabancı 

oyuncu ismi ve profili ezberlemekten sarhoş olduğum için formasız oynansa, hangi takım hangisi olduğunu farkedemeyeceğim için, hiçbir takıma sempati duyamıyorum.( Eurolig maçları hariç). Ama bu çocukların hepsi bizim ve hepsi de kapasiteli, iyi niyetli ve sempatik oyuncular. Daha çok seneler zevkle seyredebileceğimiz bir takım olduk.Tahmin ediyorum ki herkes bu ekibin arkasında duruyor.

Milli takımıza sarfettikleri emek için teşekkür ediyorum, onlara ve okurlara sağlık diliyorum. 

Yorumlar Okunma: 2262