Akgün'den Türkoğlu'na: 'Benim adım Bahar... O KADIN değil' - BasketFaul.com

Akgün'den Türkoğlu'na: 'Benim adım Bahar... O KADIN değil'

31-05-19 05:01
Bahar Akgün TBF Yönetim Kurulu yedek üyeliğinden istifa ederken üstü kapalı suçlamalarda da bulundu, Türkoğlu'na hitaben de "Benim ismim Bahar Akgün. “O KADIN değil" ifadesini kullandı.

Akgün'ün basına yaptığı açıklama şöyle:

"Değerli Basketbol ve Spor Camiası,
TBF Yönetiminde 4.5 senedir “tüm kadın basketbolcu” arkadaşlarımı temsilen, kadın basketbolundan sorumlu tek kadın üye olarak görevde bulunmaktayım. Kendi kişisel
eğitimimle beraber, geçmişten aldığım spor disiplini, fair play ruhu, ahlaklı ve saygılı olarak oyunun içinde olma kurallarına uyarak, hem Milli Takım Kaptanlığı hem çeşitli kademelerde Milli Takım antrenörlüğü yapmış eski bir basketbolcu hem de annelik duygusunu yaşamış bir kadın olarak, kadın basketbolunun içinde yer alan tüm figürlere ve konulara eşit mesafede durarak görevimi yapmaya çalıştım.

Buna karşın hiçbir şekilde maddi beklentim ve kazancım olmadı. Sadece hizmet ruhuyla çalışmanın verdiği özgüvenle, inandığım değerlerin arkasından giderken, rahatsızlık yaratan, kötü örnek teşkil eden, yaygın söylentilerin üstüne gitmekten de çekinmedim. Adalet duygusu yüksek bir kadın olarak geçmişte yaşanan hiçbir konuyu omuzumda ki apoletin verdiği yetkiyle gündeme getirip istisnasız olarak hiç kimseden rövanş almaya çalışmadım. Camia içinde çıkar amaçlı hiçbir kişi yada şirketle bir maddi bağlantım, ortaklığım vb. söz konusu olmadı.

Bununla beraber kurumsal çalışma disiplini içinde asla sınırlarımı aşmadım. Verilmeyen hiçbir yetkiyi verilmiş gibi algılayıp üstüme vazife olmayan konuşmalar, görüşmeler ya da toplantılar düzenlemedim. Gerek kulüpler gerekse kişilerle bulunduğum tüm temaslarım tam olarak bana verilen yetki sınırları, görev tanımları ve özel hazırlanmış yol haritaları içindedir.

Uzun zamandır camia içinde konuşulan, vicdanlı, adil ve temiz basketbol oyunu taraftarı olan kişileri ve kurumları rahatsız eden, gençlere kötü örnek olan, spor etiğine sığmayan bir takım
söylentilerin Türk Basketboluna vereceği zararı düşünerek, sorumluluğum gereği 22.02.2019 tarihinde Ankara Arena’da doğrudan TBF Başkanı Sn. Hidayet Türkoğlu’na ilettim. Kendisi konuyu kulüplerle konuşup ortak bir çözüm oluşturalım, dedi. Ben de talimat gereği iletişim kurduğum kulüpler ve bilgileri istendiği gibi, 3 Nisan Çarşamba günü toplantıda doğrudan kendisine ilettim, teşekkür ederek yeni gelişmelerden haberdar etmemi istedi.

Bu, Yönetim Kurulu Üyesi olarak ve bugüne kadar şaibesiz bir hayat yaşamış bir kadın olarak kurumumun idari sorumluluğu altında olan basketbolun ve başında resmî olarak görev yapan bizlerin zan altında kalmaması için harcanan bir çabaydı.

Bu süreçte yaptığım kulüp ziyaretlerim ve görüşmelerim bire bir yapılan bir toplantıda “kulüplerle görüşüp ortak bir çözüm noktası bulalım” kararıyla şahsıma verilen net bir
görevlendirme ile yapılmıştır. Konuyla ilgili izlenecek yol haritası beraberce hazırlanmıştır. Ben de bu bağlamda kadın basketbolunun temiz bir geleceğe sahip olması için sadece alınan kararları uyguladım. Bu sürecin her aşamasında gelişmeler hakkında Başkanı bilgilendirdim.

Hiç beklemediğim bir anda acil bir görüşmeye çağrılarak, tutarlı, somut bir gerekçe gösterilmeden avukat aracılığıyla TBF Yönetim Kurulu Üyeliğinden istifam istendi. Halen
dahi sebebi anlaşılmayan bu isteği tepkimin arkasında durarak hemen reddettim. Bir kaç saat içinde resmî siteden Kadın Ligleri ve Altyapı Sorumluluğuma ilişkin görev tanımımın
kaldırıldığı haberi yayınlandı. Olayların baştan sona gelişimine baktığımda; verilen yetkinin inkar edilip, istifa talebini reddetmem sonucu, hakkımda asılsız söylemler çıkmasıyla ve çıkarttırılmasıyla, eski yeni kadın basketbolcuların adlarının ortaya atılarak gündemin saptırılmaya başlanmasıyla, komplo teorileri üretip konuya hakim olmayan kişileri, genç sporcuları olayın içine çekip ikna  edilmeye çalışılmasıyla, arkası boş ve tutarsız basın açıklamalarıyla, lig ve milli takım oyuncularının adlarını geçirerek hayali senaryolar yazılmasıyla “net olarak anlamlandıramadığım” bir panik yaşandığını düşündüm. Maalesef kurumum sükunet ve organizasyon kabiliyetiyle inceleyip halledilebileceği bir konuyu kendi camiası içinde ciddi bir kaosa dönüştürdü. Seçimle gelen seçimle gider.

Son olarak, yedek Yönetim Kurulu Üyesi sıfatımla dahi bu statümden hemen istifa etmememin sebebi “KADIN” olarak hepimize ait olan bu koltuğu koruma çabasıydı. Neden bir tane daha fazla kadın yönetim kurulu üyemiz burada olmasın mücadelesini vermek idi. Neden bir dönemin erkek basketbolcularının şu anda oldukları federasyon üst mevkilerinde ki görevleri gibi bir kadın departmanı kurulup, daha fazla kadın yönetici yada antrenör olmasının çabası içinde olmaktan dolayıydı.

Bu kararım son yapılan Kadın Basketbol Süper Lig Kurulu toplantısında konuşulan konuların detaylarının ortaya çıkmasıyla son buldu. Böyle bir organizasyonun bir parçası olmayı artık kendi spor etiği, ahlakı ve fair play anlayışıma ve vicdanıma kabul ettiremediğim için istifamı tüm kamuoyuna bildiririm. Adabı-ı muaşeret, ister Lig Kurulu ister başka bir ortam, takım arkadaşlarınızın arkasından konuşmamayı gerektirir.

Ayrıca hepimizin bir ismi var Sayın Hidayet Türkoğlu. Benim ismim Bahar Akgün. “O KADIN” değil.

 FIBA Europe başkanlık seçimlerinde, TBF’ nin bir Türk yöneticiyi değil bir yabancı adayı desteklemesi, ülkemizin birlik ve beraberliğe bu kadar ihtiyaç duyduğu bu günlerde, defalarca milli formayı taşıyan bir eski sporcu olarak, birçok Türk Vatandaşı gibi beni de derinden üzmüş ve aldığım kararın ne kadar doğru olduğunu göstermiştir.

Tüm görev sürem boyunca ve özellikle son bir ayda yanımda olan, destek veren, menfaat gözetmeksizin sadece basketbol ve kadın basketbolunun gelişmesi için yola çıkan, emek veren herkese sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Saygılarımla…" 

Yorumlar Okunma: 10801