Ataman, Djordjevic, Vesely (Necip Kapanlı) - BasketFaul.com

Ataman, Djordjevic, Vesely (Necip Kapanlı)

20-05-22 12:49
Yıldız oyunculardan oluşan büyük takımlarda koçluk yapmak zor zenaattir. Elbette teknik donanım, bilgi önemlidir ama en önemlisi yıldızların kaçınılmaz özelliği olan egoları yönetebilecek karizmadır. İşte Ataman deneyimlerinin sonunda hem kendi egosunu, hem grubun egosunu yönetmeyi başardı ve başarıdan başarıya koşmaya başladı. Disiplin ile hoşgörünün birbirine zıt kavramlar olmadığını fark eden koçlar büyük hedefi olan takımları yönetirler... Buna karşın iki kavramdan sadece biri üzerinden yürümeye çalışanlar yarı yolda kalırlar... Ataman işte bu dengeyi sağlayanlardan biri... Oyuncular üzerinde hem tartışılmayacak bir ağırlığı var ama aynı zamanda son topu nasıl oynayacakları konusunda onların görüşünü alabilecek kadar açık... İleride büyük koç olmak isteyen genç antrenörlerin Ataman'daki olgunluğa ulaşan bu büyük değişimi incelemelerini öneririm.
Fenerbahçe BEKO'da koç Sasha Djordjevic topun ağzında olduğunun farkında. Takım BSL şampiyonluğunu net bir şekilde kazanırsa, devam etmesi için küçük de olsa bir olasılık doğabilir ama herkes Itoudis'in şu sıralar gelecek sezonun planları yaptığının farkında. Bize göre Djordjevic bir sezon daha Fenerbahçe'de çalışmayı hak etmişti. Kendi kurmadığı takımın sorumluluğunu alan, hastalıklar, sakatlıklar nedeniyle çoğu maçı yıldız oyuncularından yoksun oynayan, Euroleague'de 3 galibiyeti silinen Sırp koç bütün olumsuzluklara karşın, kimseyi de satmadan sadece işini yapmaya çalıştı. De Colo ve Vesely yokken kazandığı galibiyetleri ne çabuk unuttuk. Fenerbahçe'de karar verenlerin de Djordjevic'i beğendiklerini, buna karşın twitter üzerinden kulübü yöneten taraftarların etkisiyle arayışlara girdiklerine inanıyorum.
Vesely demişken... Ona en büyük hayranlığımız genç olmamasına karşın kendisini basketbol olarak geliştirmesi, kaçırdığı serbest atışlarla kaybedilen Eıroleague şampiyonluğundan sonra bu eksiğini çok çalışarak gidermesi, zaman zaman hücumun merkezine geçerek asistleriyle takımı yönetmesi ile oluştu. Ancak basketboldaki olumlu değişime karşın, davranışlarını bir türlü büyük bir takım oyuncusu formatına oturtamadı, duygularını kontrol edemediği anlarda takımına zarar verdi. Bursaspor'la oynadıkları ilk maçta diskalifiye edildiği pozisyondan önce Melih'e çalınan faulün doğru olup olmadığı tartışıldı ve Vesely'ye konfor alanı yaratıldı. İkinci periyodun ortalarında, maça etkisi olmayan bir hakem kararının önemsizliğine karşın, Vesely'nin hakemin üzerine giderek kendisini attırana kadar çaba harcaması affedilir gibi değildi. İstanbul'daki ikinci maçta da Onuralp'in hassas bölgesine vurduğu darbeyi hakemler görmüş olsa belki takımı bir kez daha yalnız bırakacaktı. Diyeceğimiz odur ki, aman gençler Vesely'nin basketbolunu örnek alın, davranışlarını değil. 
Domain - Hosting - Cloud

Yorumlar Okunma: 2636