 Erkek basketboluyla başlayıp bayan basketboluna geçen Erdal Yeğin'e göre, Türkiye'nin bayan yıldızları WNBA'de oynayıp, gençlere yeni ufuklar açmalı
Röportaj: Ümran KAPANLI
Bazı bayan takımı antrenörlerinin orijini bayan basketboldur.. Orada başlamışlardır..
Bazıları ise erkek basketbolundan gelip başarılı olmuşlardır.. Cem Akdağ gibi, Zafer Kalaycıoğlu gibi.. Ve Erdal Yeğin gibi..
Yeğin’le tanışmamız Çetin Yılmaz’ın yardımcılığını yaptığı Beşiktaş’tan başlar.. Bir gün Yeğin’i Migros bayan takımında buluverdik.. Sonrasında ise Türkiye Kupası’nda finale kadar uzanan Tarsuslu yıllar..
Erdal Yeğin basketfaul’un konuğu oldu.. Hem kendisini konuştuk.. Hem bayan basketbolunu tartıştık..
Basketfaul: Antrenörlüğe nasıl başlamıştınız?
Yeğin: Alt yapılarda basketbol oynarken disk kayması sonucu o defteri erken kapattım. 20 yaşındayken Kartal’daki Eczacıbaşı İlk Öğretim Okulu’na gidip müdüre, ‘Ben bu okulda basketbol takımı kurmak istiyorum’ dedim.. Antrenörlük kartım bile yoktu.. Antrenörlüğe böyle başladım.. İlkokullarda Türkiye dördüncülüğü, orta okullarda Türkiye Şampiyonluğu kazandım. Bu başarılar sonunda kendimi o dönemin en iyi takımlarından Paşabahçe’de buldum..Sonrasında kısa bir dönem Çukurova’da, Türkiye Küçükler Şampiyonluğu’nu kazandığımız Ülkerpor’da, 4 yıl için Pamukspor’da (2. Lig) çalıştım. Sonrasında Beşiktaş A takımında Aleattin Yakan, Ahmet Kandemir ile birlikte Çetin Yılmaz’ın yardımcılığını yaptım. Kombasan’da ikinci takımla Bölgesel Ligde şampiyon olup, 2. Lige yükseldik.
Basketfaul: Ya bayan basketboluna geçiş..?
Yeğin: Migros’tan bayan takımı için teklif gelince kendimi denemek istedim İlk yıl yardımcı antrenörlükten sonra 2 yıl başantrenörlük yaptım.. Ve bir senelik aradadan sonra Tarsus Belediye’ye geçtim.. İlk yıl 2. Lig şampiyonluğu ve devamında üç sezon Türkiye Kupası finaline kadar uzanan Tarsus günler..
Basketfaul: Bayan basketbolunu yadırgadınız mı?
Yeğin: Migros’ta antrenörlüğe başlayana kadar bayan basketboluyla hiçbir ilgim yoktu ama bazı oyuncular bana bayan basketbolunu sevdirdi. Birsel Vardarlı gibi.. Müjde Yüksel gibi.. Kübra Siyahdemir gibi.. Erkek basketbolundan geliyor olmam benim için bir avantajdı. Bayan ayrımı yapmadan onların sınırını zorladım. Onların beklentisinin de bu olduğunu gördüm. Meğerse ‘Onlar bayandır, yapamazlar’ düşüncesi onları da rahatsız ediyormuş. Bayanlarda duygusallık ön planda ancak motive etmek açısından da onların duygusallığı, antrenörün büyük silahı.. Çünkü doğru yaklaşılınca onları motive etmek kolay. Bence başarının anahtarı onların sınırlarını zorlamak, daha fazlasını yapabileceklerine onları inandırabilmek. Ben bunu sağlayabildiğim için başarılı oldum.
Basketfaul: 7-8 senedir bayanlarla çalışıyorsunuz. Bunun anlamı erkeklerde çalışmayacağımız mı?
Yeğin: Hayır. Sonuç itibariyle erkek takım orijinli bir antrenörüm. Bayan basketboluna uyum sağlamak dönemim elbette bir süre aldı ancak erkeklerde böyle bir süreç yaşamam söz konusu değil. Zaten erkek basketbolundan en azından seyirci olarak hiç kopmadım. Gidebileceğim bütün büyük organizasyonları izledim. Aslında antrenör açısından basketbolda erkek-bayan ayrımı olduğuna inanmıyorum.
Basketfaul: Yıllardır bayan basketbolunda çalışan bir antrenör olarak gelişimi nasıl buluyorsunuz?
Yeğin: Avrupa ikinciliği kadın basketbolumuzun hangi noktaya geldiğini gösteriyor. Bu başarıyla kadın basketbolu bambaşka bir misyon üstlendi. Bu oyuncuların Avrupa’da ve WNBA’de de oynayabileceğini gösterdi. Birsel Vardarlı’nın, WNBA yıldızı Sue Bird'den ne farkı var? Şimdi bunu dünya gördü. Basketbolumuzun bir aşama daha yukarı çıkması için Avrupa’nın üst düzey takımlarına ve WNBA’e gitmeleri hem basketbolumuzun ufkunu açıp gençlere büyük bir hayal olacak, hem de yerlerine yeni Birsel’ler yetişecek. Erkek Milli Takımımızın başarısında bazı oyuncuların yurt dışında yüksel düzeyde oynamalarının rolü büyük. Bunu bayanlarda da yapmalıyız. Çıta artık yükseldi, artık aşağı indirmemek için hepimiz elimizden geleni yapmalıyız.
Basketfaul: 4 yıl çalıştığınız Tarsus’la yollarınızı ayırdınız. Geriye baktığınızda neler görüyorsunuz?
Yeğin: Tarsuslu yöneticilerin verdiği elektrik, 1. Lig'den düşmüş olmalarına rağmen mücadeleyi bırakmamaları ve gerek oyuncuların kalacakları yer, gerek antrenman ve maç için tesisler, 2. Ligde olmalarına rağmen beni etkiledi. Genelde iyi işler yaptık. Önce 1. Lige çıktık, sonra Türkiye Kupası finaline uzanan başarılarımız oldu. En büyük gururum kısa sürede arada kalmış bazı oyuncuların A Milli Takım’a kadar yükselmelerine yardımcı olmam (Örneğin Seda Erdoğan, Kübra Siyahdemir, Gökçe Doğan), aday kadrosunda yer alan Özge Yavaş’a verdiğim katkılardır. Tabii ki bu başarıda belediye başkanından, istatistikçiye kadar çok kişinin emeği var, çünkü basketbol bir ekip oyunu.
Basketfaul: Başka kulüplerde, yeni başarılar dileriz.
Okunma: 1727 Son Güncellenme: 07/07/2011 19:42:33
YORUMLAR
Bu habere ilk yorumu siz yapın
|