 Mesut Ademoğlu.. "Ya okul, ya top" seçimi yerine eğitim ile basketbolu en iyi şekilde birlikte götürmeyi başardı..
Bu röportajdan basketbolcu adaylarının ve ailelerinin alacağı o kadar çok ders var ki..
Binlerce, onbinlerce çocuğun hayalidir.. Bir gün Ömer Onan olmak, Hidayet Türkoğlu olmak, hatta LeBron James olmak.. Bu uğurda eğitimlerini neredeyse yok sayarlar..
Oysa bunların yüzde 1’i bile gelecekte geçimlerini basketboldan sağlayamazlar.. Basketbol yok, eğitim yok.. İyot gibi açıkta kalırlar..
Maalesef Türkiye’deki sistem, çocukları yol ayrımına götürür.. Ya basketbol oynayacaksın, ya da okuyacaksın.. Çünkü oyuncu, okul ile basketbol arasında bir karar vermek durumundadır.. Bunun ikisini birden başaranlar ise bir elin beş parmağını geçmez..
Konuğumuz bu konudaki en iyi örneklerden Mesut Ademoğlu..
Soralım.. Yanıtlasın..
Basketfaul: Basketbola başlama hikayen nasıl?
Mesut Ademoğlu: 7 yaşında iken babamla birlikte ağabeyim Ediz’in okulu Çavuşoğlu Koleji’ne gitmiştim. Kemal Hoca (Leyla Çalışkan) yanıma geldi.. ‘Çocuk, at şu topu potaya’ dedi.. Ben o sırada başka bir okulun 1. sınıfındayım.. 7 yaşındayım..
Bir sene sonra, kaydımı da yaptıracağım Çavuşoğlu Koleji’nin bodrum katındaki basketbol salonunda antrenmanlara başladım. 2. sınıfta iken, beni ilkokul takımına aldılar.. Hidayet Türkoğlu, Kerem Tunçeri, Mahir Bayrak.. Onlar son sınıf öğrencisi.. Beni turnuvalara da götürdüler.. Onlar antrenmana gidiyor, ben uyuya kalıyorum.. Hatta elleriyle yemek yedirdiklerini bile hatırlıyorum.. Küçücük bir çocuğum.. Leyla (Kemal), Bülent, Tamer Hocalarımın hakkını ödeyemem. Bana çocukları gibi bakmışlardı..
Çavuşoğlu çok güçlü olduğu için 100-150 sayı fark yapıyor.. Beni de oyuna sokuyorlar.. ‘3 saniye koridorundan’ çık deyip duruyorlardı.. Ne 3 saniyeyi biliyorum, ne koridoru..
İlkokul 5’e kadar Çavuşoğlu’nun hem okul, hem kulüp takımında oynadım.
Abim Enis, Ülker’de oynuyordu.. Doğan Hakyemez ve Çetin Yılmaz’ı alarak yapılanmaya gittiklerinde ben de Ülker Sporlu oldum.
Yıldızlarda Türkiye Şampiyonluğu yaşadım.. Milli formayı giymeye başladım.. Genç kategorisinde yaşım dolunca bir sezon Ülker’in A takım kadrosunda yer aldıktan sonra KK Bosna’da,. Lokomotiv Rostov’da oynadım.
Bir gün Çetin Abi (Yılmaz) beni aradı, eskiden Fenerbahçe’de oynayan Michael Terpstra antrenörlük yaptığı okula uzun oyuncu arıyormuş.. O sezon California State University’de Yılın Çaylağı seçildim.. Antrenörümle beraber Nort West Nazarene University’ye geçtim. . Çift dalda; Uluslararası İlişkiler ve İletişim bölümlerinden mezun oldum. Okulun akademik açıdan birincisi oldum.
Türkiye’ye döndüm.. Tekel’de oynadım, Darüşşafaka.. Ertesi sene Kepeze.. Bornova, tekrar Kepez.. Şimdi de Gazientep’teyim..
Basketfaul: Alt yapılardayken, basketbolcu olarak daha yukarıları vaad ediyordun..
Mesut Ademoğlu: Çok küçük yaşta başladığım için 20 yaşında sakatlıklarla boğuşmaya başladım.. Aşil tendonumu koparmaktan, kuyruk sokumumdan parça kopmasına kadar.. Tabii ki performansımı etkiledi.. Tekrar dönmnek bile başarıydı..
Basketfaul: Basketbol ile eğitimi bir arada götürmen sadece bir tesadüfün sonucu muydu?
Mesut Ademoğlu: Hayır.. Amerika’ya gitmesem de üniversite eğitimini yapmak istiyordum. Babam, ‘Tek tabanca kalma, basketbolun bir garantisi yok’ telkinleri ile beni yönlendirmişti.. Tabii Amerika şansı doğunca, ikisini bir arada götürme olanağı doğdu. Amerika’nın bakışı çok farklı.. Mesela lisede derslerin kötüyse seni salona sokmazlar, özel ders verirler..
Basketfaul: Bu bağlamda basketbolcu adaylarına bir net bir mesajın olmalı..
Mesut Ademoğlu: Basketbol hayatın boyunca yüzlerce kişiyle, belki bin kişiyle beraber oynadım.. Bunlardan geçimini basketboldan kazananların oranı çok ama çok düşük… Basketbolda sakatlık var.. Başarılı olamama olasılığı var.. Yapabildikleri kadar eğitimle sporu yan yana götürmeye çalışsınlar..
Basketfaul: Bir gün basketbolu bırakacaksın.. İyi de eğitim aldığına göre basketbolun dışında bir iş mi düşüneceksin?
Mesut Ademoğlu: Kalifiye eğitim aldığım için basketbolun dışında iş düşünebilirim. Ancak topluma ve basketbola olan sorumluluğumu da düşünce bunu doğru bulmuyorum. İthalat-ihracaat işiyle uğraşsam daha az dertli.. Ama basketbolu, basketboldan anlamayanların yönetmesini istemiyor ve kendi ölçülerim içinde bunun mücadelesini vermeyi planlıyorum.. Düzeni çok doğru bulmuyorum..
Basketfaul: Seni neler rahatsız ediyor?
Mesut Ademoğlu: Basketbolun dışından gelenlerin, yönetici rolünde bulunmalarını faydalı görmüyorum. Ayrıca bugünkü düzenlemelerin de basketbolumuzun gelişimine balta vurduğu düşüncesindeyim. TÜBAD’da Türkçe konuşmayanların liglerimizde antrenörlük yapamamalarından söz ediliyor ama aynı antrenörlerin davranışları, yabancı sayısının sürekli itirazları yok.. Bir zamanların en güçlü basketbol ülkesi İtalya şimdi nerede?
Bugün milli takımımız başarılı oluyorsa, arkasında 10 yılın yatırımı var.. Ancak ben yabancılar nedeniyle, bundan sonrasını çok parlak görmüyor ve rahatsız oluyorum. Herkesin önü kapalı.. Kimse ‘uzunumuz yok’ mazeretinin arkasına sığınmasın. Öyle ise, alt yapılarda nasıl oluyor da, çok başarılı sonuçlar alabiliyoruz? Cenk Akyol alt yapı milli takım maçlarında dominant bir oyuncuydu.. Şimdi o benchte oturuyor. Hidayet çıkarken, Efes Pilsen’de 2 yabancı vardı. Kaldı ki, herkes bir Hidayet Türkoğlu değil.
Basketfaul: Saha dışındaki Mesut Ademoğlu’nu anlatır mısın?
Mesut Ademoğlu: Sakin, ailesine bağlı.. Kendimi geliştirmeye dönük olduğum için branşım ve basketbolla ilgili kitaplar okurum.. Bilgisayar oyunlarıyla ilgim yok.
Basketfaul: Basketbol sana neler kattı?
Mesut Ademoğlu: Basketol hayatımı değiştirdi.. Bayrampaşada çok mütevazi bir ailenin çocuğu iken, dünyayı dolaştım, basketbol bana büyük fırsatlar sundu.. Eğitimimi sağladı.. Bu top olmasa hiçbirini beceremezdim..
Basketfaul: Neden Gaziantep’i tercih ettin?
Mesut Ademoğlu: Profesyonel anlamda ciddi bir organizasyon olarak görüyorum. Belli hedef çerçevesinde ilerlemek isteyen düzgün bir kulüp.. Devam edilebilir büyümeyi sağlamak istiyorlar.. 1. Ligden de teklifler vardı ama alacağın süreyi de değerlendirerek, Gaziantep’in teklifini kabul ettim.

ÇOK ÖNEMLİ BİR FOTOĞRAF (Kırklareli / 1992)
Üst sıra (Soldan sağa): Beden Eğitimi Öğretmeni Nazire Tapan, Mesut Ademoğlu, Erkan Hacıoğlu, Kerem Tunçeri, Uğur Köse, Mahir Bayrak, Kemal (Leyla) Çalışkan
Alt sıra (Soldan sağa) Sead Ok, Özgür Akyüz, Serdar Sayhan, Hidayet Türkoğlu, Ümit Güden
Okunma: 1851 Son Güncellenme: 27/06/2011 20:23:17
YORUMLAR
Bu habere ilk yorumu siz yapın
|