 Hırs küpü.. Zor anların adamı.. Maddi sıkıntı çeken takım arkadaşının cankurtaranı.. Şampiyonluklarla dolu bir basketbol yaşamı.. Adam gibi adam..
Röportaj:
Oğulcan BERK
Her oyuncunun iyi günü, kötü günü vardır ama bazı oyuncular vardır ki, yaptıkları başka işler istatistiklerden çok daha önemlidir.. Bu işin tam bir tanımı yoktur.. Ya da “Adamlık” tır.. Bu tür adamlar, takımı takım yaparlar.. İşte Gürol Karamahmut bunlardan biri..
Çok önemli bir basketbol kariyeri, büyük başarılar, talihsiz sakatlıklarda dolu bir basketbol yaşamı var..
Konuğumuz Gürol Karamahmut..
Basketfaul: Kendini anlatır mısın?
Karamahmut: 06.1980 İstanbul Kadıköy doğumluyum. Rizeliyim. 1987 yılında Efes Pilsen’de basketbola başladım ve 11 yıl formasını terlettim. Profesyonel yaşantım 1998 yılında Antalya’da başladı. O zamandan bu zamana kadar 1.Lig ve 2.Lig’de sayısız takımlarda forma giydim.
Basketfaul: Her oyuncunun basketbola başlama öyküsü var. Seninki nasıl?
Karamahmut: Basketbol’a kendi isteğimle Moda’da Efes Pilsen Spor okulunda başladım. Bir gün basketbol oynayan çocukları dışarıdan izlerken, “Ben de basketbolcu olacağım” deyip spor okuluna ailemin haberi olmadan yazıldım. Basketbola başladığım ilk günden itibaren basketbolcu olacağımı kafama koydum ve çok fedakarlık yaparak bugünlere geldim. Tabii ki bu zaman içerisinde çok zor zamanlar geçirdim ama hepsinin üstesinden geldim. 2 Sene Antalya’da oynadıktan sonra Emlak Bankası’na transfer oldum. Sonra sırasıyla Işık Spor ve Banvit’te güzel sezonlar geçirdikten sonra Galatasaray’a transfer oldum. Sezona iyi başladıktan sonra şansız bir şekilde belimden sakatlandım. 3 ay ameliyat olmamak için uğraştım ama ne yazık ki sonunda ameliyat olmak zorunda kaldım. 1 sene basketboldan uzak kaldım. O dönemde basketbol oynayamadığımdan dolayı kimseyle anlaşamadım. Çocukluk arkadaşım Tufan Ersöz, çok yakından tanıdığı Gökhan Taştimur’a beni almasını önerdi ve bu şekilde Panasonic Samsunspor takımına transfer oldum. O sezon çok başarılı oldum. Şu anda 2.Lig’de hala iyi takımlardan isteniliyor ve para kazanıyorsam, Gökhan Abi’nin sayesindedir. Buradan kendisine sizin aracılığınızla çok teşekkür ediyorum.
Basketfaul: Bu sezon Kepez ile birlikte zorluklara rağmen yüreğinizi ortaya koyarak 4’lü finallere kaldınız. Bu canla başla oynamanın sihri nedir?
Karamahmut: Kepez ile sezona başladığımız ilk aydan itibaren ekonomik sıkıntılar çektik. Bu nedenle takımda ayrılan arkadaşlarımız oldu ama biz her şeye rağmen bir bütün olduk ve bu zorlukların üstesinden kenetlenerek geldik. Para sıkıntısı çeken arkadaşlarımıza imkanı olanlar destek verdi, yardım etti. Sezon böyle devam etti ve sonunda 4’lü Finallere kaldık. Orada bu sıkıntıları yaşayıp gören çok iyi bilir. Tüm olumsuzluklara rağmen gerçekten çok karakterli oyuncularla oynadım. Hepimiz çok iyi çalıştık. Bir bütün olduk. Sıkıntılarımızı kendi içimizde çözmeyi başardık. Böyle bir takımın kaptanı olmaktan gurur duydum. Tabii ki bu başarıda olumsuzluklara rağmen bizi maçlara çok iyi hazırlayan, motivasyonumuzu sağlayan Aziz Bekir’in ve yardımcısı Atalay Gemek’in rolü büyük. Tabii ki Engin Taşkıran’ı da unutmamak lazım. Bize bir Baba şefkatiyle elinden geldiği kadarıyla bize destek oldu.
Basketfaul: Bu sorumu Mersin’de oturan bir kişi olarak soruyorum. Bir sezon da Mersin’de oynamış ve büyük başarılar elde eden takımın bir oyuncusu olmuştunuz. Nasıl bir sezondu?
Karamahmut: İmkan olsa o sezon Mersin BŞB’de bulunan herkesle yeniden beraber oynamak isterim. Mersin’deki başarının en önemli nedeni aile olmamızdı. Çok fazla süre almasam da hayatımda geçirdiğim en keyifli sezondu. Güzel bir birlikteliğimiz vardı. Maçlardan önce ve sonra çok keyifli vakit geçirip, birbirimizi maçlara çok iyi hazırlıyorduk. Sürekli birlikte hareket ediyor ve genelde Cihan Mumcuoğlu ile paylaştığım, bizim evde toplanıyorduk. Bu takıma devre arasında çocukluk arkadaşım olan Nedim Yücel’in de birlikte çok güzel ve keyifli bir sezon geçirdik. Bu başarıda kaptanımız olan İnanç Koç eşi Selma Koç, bana ve Cihan’a annemiz gibi baktı. Kendisinin emeklerini asla unutamam. Buradan kendisine sizin aracılığınızla sevgilerimi gönderiyorum.
Basketfaul: Kariyerine baktığımızda 1.Ligde 3 takımda oynamışsın Galatasaray, Tekelspor ve Mersin BŞB… Ancak bu takımlarda yeteri kadar süre alamamışsın. Bunun nedeni nedir?
Karamahmut: 1.Lig’de yabancı sayısının çok olmasından dolayı yeterli sorumluluğu alamadım. Sorumluluk almayı çok seven birisi olduğum için 2.Lig’deki takımlarda bu sorumluluk bana veriliyor ve bu nedenle 2.Lig’de önemli, lider oyuncu olarak oynuyorum.
Basketfaul: Bu sezon ki hedeflerin arasında 1.lig var mı? Yoksa 2.ligde mi kalmayı tercih edeceksin?
Karamahmut: 1.Lig’de yabancı sayısının çok olduğundan ve istediğim süreleri alamayacağımdan dolayı oynamayı düşünmüyorum. 2.Lig’de, Beko Basketbol Ligine çıkmayı hedefleyen bir takımın önemli parçası olarak oynamayı düşünüyorum.
Basketfaul: Basketbolu bıraktıktan sonra basketbolun içinde mi kalacaksın? Son zamanlarda basketbol ailesi spor okulu, eğitim kampları gibi işlere giriştiler. Senin böyle düşüncelerin var mı?
Karamahmut: Basketbol’un içinde olmayı düşünüyorum. Kemal Tunçeri’nin başında olduğu ve 10 yıldır emek harcadığı spor organizasyon şirketinin bir parçası olmayı düşünüyorum. Aynı zamanda çok iyi sporcu menejeri olabileceğimi söyleyenler var. Bu da planlarımın arasında.
Basketfaul: Kendinde iyi gördüğün özelliklerin nelerdir?
Karamahmut: Öncelikle çalışkan ve iyi sporcu olduğumu düşünüyorum. Sonuçta çalışarak buralara kadar geldim. Kaybetmeyi sevmeyen ve saha içinde hırslı bir yapıya sahibim. En iyi özelliğim, maçın kritik anında sorumluluk alabilmek. İyi bir şutör olduğumu düşünüyorum. Saha içinde, ya da dışında olmam fark etmiyor, her şekilde takım arkadaşlarıma pozitif enerji verdiğimi düşünüyorum.
Basketfaul: Sporculuk hayatındaki başarılarını ve unutamadığın anlardan biraz bahseder misin?
Karamahmut: Efes Pilsen alt yapısında 7 kez Türkiye şampiyonluğu, Çavuşoğlu Koleji ile 2 kez Türkiye ve 1 kez de Dünya Şampiyonluğu, Selçuk Üniversitesiyle 2 kez Türkiye Şampiyonluğu yaşadım. Üniversite Milli Takımıyla Çin’de Milli formayı terlettim. 53 kez milli oldum. 2.Lig’de Panasonic Samsunspor ve Erdemir ile 1.Lig’e çıkma coşkusu yaşadım. Unutamadığım anlara gelirsek, Efes Pilsen alt yapısında yaşadığım ilk şampiyonluk, Çavuşoğlu Koleji ile yaşadığım Dünya Şampiyonluğu, Panasonic Samsunspor ile kimsenin favori göstermediği bir sezonda muhteşem bir arkadaşlık ve ekip ruhuyla 1.Lig’e yükseldiğimiz hiç hatırımdan çıkmaz.
Basketfaul: Litvanya’da düzenlenecek Avrupa Şampiyonasında Milli Takımımızın Dünya Şampiyonasındaki başarısını sürdürebileceğini düşünüyor musun?
Karamahmut: Gerçekten çok iyi bir jenerasyonumuz var. İstanbul’da yaşadığımız Avrupa ve Dünya 2.’liğinden sonra hedefler yükseldi. A Milli Takımımızın yeni koçu Orhun Ene ile başarının devam edeceğini düşünüyorum.
Basketfaul: Senden hoş anılarından bir tanesini istiyoruz.
Karamahmut: Takım arkadaşlarımla tavla ve Play Station sonrası kaybedenlere verdiğimiz cezaları düşündükçe çok gülüyorum. Tek tek anlatmayayım. Tufan Ersöz, Tutku Açık ve Muratcan Güler ile birlikte Genç Milli Takım kampında su savaşı yaparken biranda karşımıza çıkan koçumuz Murat Özyer’i ıslattığım anı hiçbir zaman unutamam. Sonrasında da Otelde dakikalarca merdiven idmanı yapmıştık.
Basketfaul: Birlikte oynadıklarından beş yapar mısın?
Karamahmut: Kerem Tunçeri-Ömer Onan-Hidayet Türkoğlu-Haluk Yıldırım-Hüseyin Beşok
Basketfaul: Kendini de koyarak bir beş daha alalım.
Karamahmut: Tutku Açık-Tufan Ersöz-Görol Karamahmut-Nedim Yücel-Kaya Peker
Okunma: 3048 Son Güncellenme: 17/06/2011 00:01:01
YORUMLAR
Bu habere ilk yorumu siz yapın
|