Hakemlerin en duygusal olduğu günlerdeyiz. Klasmanda kalanlar mutlu, klasman çıkanlar daha mutlu.. Klasman düşenlerin durumu ise kötü değil, çok kötü..
Sözümüz düşenlere.. Üzüntülerini anlıyor ve saygıyla karşılıyoruz.. Uykuları kaçacaktır.. Onurlarının kırıldığını hissedeceklerdir.. Basketbol camiasından kimseyle karşılaşmak istemeyeceklerdir..
Dahası.. Alınan kararı beğenmeyecek, kendilerini, yerlerine alınanlarla veya düştükleri kategorilerde kalanlarla mukayese edeceklerdir.. Sonuçta bu MHK’nin tercihidir.. Doğru da olabilir, yanlış da.. Ama karar yanlış bile olsa zaman, taşları yerine oturtacaktır..
Kendilerine önerimiz küsmemeleridir. İnsan kolay yetişmiyor.. Düşenler de bugünlere kolay gelmemiştir.. Bir haksızlığa uğramış olsalar dahi pesetmemeli, güçlü olmalıdırlar.. Eğer gerçekten bir hata varsa, zaman içinde hakettikleri yere tekrar gelirler.. Zaman herşeyin ilacıdır..
İnsanlara küsülebilir ama basketbola, hakemliğe küsülmez.. Geçmiş bu örneklerle doludur.. Kendilerini basketbolun ve hakemliğin dışına atanlar 3 gün sonra pişman olmuşlardır..
Elbette düşenlerden bazıları da özeleştirilerini yaptıklarında, yönetime hak vermiştir. Belki hakemliğin istediği zamanı ayıramamışlardır, belki işleri hakemliklerine engel olmuştur, belki de daha önce bu klasmanlara alınmış olmaları bir hatadır..
Son notumuz da klasman yükseltilenlere.. Bir yere gelmekten çok, oranın hakkını vermek önemlidir.. Doğru hakemlik yaparak, karakterinden ödün vermeyerek, sadece MHK’nin değil, tüm basketbol camiasının takdirini alarak..
Çıkanları kutluyor, düşenleri de konuyu gurur konusu yapmadan güçlü kalmaya davet ediyoruz. Yeter ki basketbol sevgisi, hakemlik sevgisi egoların altında kalmasın..