her iki takımın da durumu kritik olduğu için çok sert bir maç olacağını düşünüyordum ama hiç öyle olmadı. Hücum yönünden herşey mükemmeldi., (seyir açısından) smaç, 3 sayı, turnike herşey vardı ama garip bir şekilde her iki takım da işin savunma tarafında sadece görüntü yapıyordu. Oyun sertliği hiç yoktu.
TED ABD'li oyuncusu Taggart, offence gücü çok yüksek bir oyuncu ama savunması için aynı şeyleri söyliyemiyorum. 2.10 boyunda bir oyuncunun "0" blok ile oynaması ve rakibe çok fazla hücum ribaundu vermesi bu dediklerimi destekliyor.
Genelde TED takımında her oyuncu elinden geleni yapmaya çalıştı ama bu savunma onlara yetmez. İnanmışlıklarını sertlik ile birleştirmeleri gerekiyor.
İstanbulspor'da ise durum pek parlak değil. Çok önemli oyunculardan kurulu bir kadro olmalarına rağmen bir bütünlük göze çarpmıyor. Admir bütün takımın sorumluluğunu almış. Diğer oyuncuların da taşın altına elini sokması gerekiyor. Uzun rotasyonunda şu an belki de ligin en kısa takımı olan İstanbulspor'un boyalı alandan hiç bire bir tehtidi yok. Bu kadar kısa oyuncuların şutuna bağlı kalarak basketbol oynamaya çalıştığımızda da (27 üçlük denemesi) şutlar girmezse maç kazanmak hayal olur.
Neticede TED kazandı, kavgaya devam dedi. İstanbul kaybetti, karanlık tünele iyice yaklaştı.