Daçka'nın heyecan verici Kübalısı: Sant-Roos (Fersu Yahyabeyoğlu)

11-08-17 08:01
Doğuş’un sponsorluktan çekilmesinin ardından bütçeyi küçülten ve transfer döneminin ilk bölümünde koç Blatt’ın kararını bekleyen Darüşşafaka markete biraz geç giriş yapmıştı. Ama tecrübeli koçun bu sezon da yola devam edeceğini belirtmesinin ardından hızlı ve doğru hamlelerle kadroyu kurmayı başardılar. Bu hamleler arasında en dikkat çekici olanlardan biri de ligimizdeki ilk Kübalı oyuncu ünvanına sahip olacak olan 1.98 metre boyundaki 1991 doğumlu forvet Howard Sant-Ross’du. Gelin birlikte oyuncuyu biraz daha yakından tanıyalım.

“Kariyeri”

Kübalı forvet İtalya Serie C takımlarından Bernareggio’nun genç takımında başladı kariyerine ve sonrasında yine Serie C’de Broni forması da giydi. Ardından rotası Almanya oldu ve Braunschweig’in Pro B’deki pilot takımında 2011-2013 arasında iki sezon boyunca etkilli bir performans sergiledi. Sonra tekrar İtalya’ya döndü ve alt lig takımlarından Assigeco Casalpusterlengo’da 2 sezon oynadı, çok yönlü basketbolu ile ön plana çıktı, istatistik kağıdının her noktasını dolduran bir oyuncuya dönüştü. 2015 yazında, alt liglerde parlayan oyunculara yatırım yapmayı seven Çek temsilcisi CEZ Nymbruk’tan kontrat kaparak kariyerinde yeni bir sayfa açtı, bir basamak daha yükseldi. İlk sezonunda takımıyla beraber 3 kulvarda (VTB lig, Çek Ligi, FIBA Europe Cup) toplam 58 maça çıktı ve yine “herşeyi yapan adam” olarak takdirleri topladı. Geçtiğimiz sezon ise FIBA Şampiyonlar Ligi’nde boy gösteren Sant-Roos, Nymbruk forması ile skorer özelliklerini bir kademe daha yukarı çekti ve bir çok Eurocup hatta Euroleague takımının ilgisini kazandı.


“Artılar-Eksiler”

Sant-Roos, üst düzey atletik özellikleri ile ön plana çıkan bir oyuncu. Uzun kolları ve müthiş sıçrama yeteneği sayesinde sahada birden çok pozisyonda görev alabilecek yeteneklere sahip. Çok yönlü ve bencil olmayan bir isim, tam bir takım oyuncusu. Hücumda her iki kanat pozisyonunda da yani 2 ve 3 numarada da görev alabiliyor. Hem top tekniği yüksek hem de güvenilir bir 3 sayı tehditi var. Bu nedenle savunmaların ona alan bırakması kolay değil ki bu durum da yakın savunmalara karşı çabukluğunu ve atletizmini kullanıp daha rahat penetre etmesini sağlıyor. Mevcut özelliklerinden de anlayacağınız üzere açık alanı seven ve etkisi daha da artan bir isim, yüksek tempoyu ve takımını koşturmayı seviyor fırsat bulduğunda. Gerek penetrelerinde gerekse açık alanda dirbbling yaptığında pas özelliği de var, saha görüşü bir kanat oyuncusu için gayet iyi ve genelde tercih hatası yapmıyor. Özetle o hem bir bitirici hem de bir yaratıcı. Topsuz pozisyonlarda da silahları var, boşlukları iyi yakalayıp doğru katlar sonrası aldığı pasları pota altında dengeli bitiriyor. Savunmada ise harika sezgilere sahip, süratli, çevik ve yatay anlamdaki çabukluğu da ortalamaların üstünde. Tüm bu özelliklerinin yanında ellerini de aktif kullanması ile beraber 1,2 ve 3 numaralı pozisyonların tamamını savunabilir hale geliyor. Sezgileri artı çabuk ve uzun kolları ile çok iyi bir top hırsızı aynı zamanda. Gerek topa yaptığı baskı sonrası çaldığı toplarla gerekse pas aralarına yaptığı hamlelerle rakip takımların canını bir hayli sıkıyor.

Gelelim eksilerine. Penetre ettiği pozisyonlarda genelde çabuk ilk adımına ve atletizmine fazla güvendiği için yön değiştirme ya da akselarasyonu kullanmıyor. Bu da koridoru doğru rotasyonla kapatabilen savunma duvarlarına toslayıp hata yapmasna neden olabiliyor. Ayrıca direkt potaya atak etmeyi seviyor, penetre pozisyonlarında orta mesafe tehditi yeteri kadar iyi değil, geliştirmesi gerekiyor. Evet patlayıcı bir oyuncu ve çok yükseğe sıçrayabiliyor ama fiziği aldığı temaslara karşı dengede kalmasına yetmiyor genelde, zayıf kalıyor sert savunmalara karşı. 3 sayı gerisinde ise genelde yakala ve at pozisyonlarında verimli, çabuk bir mekaniği var. Fakat dripling üstü şutlar silahları arasında öncelikli değil, bu alanda biraz daha gelişime ihtiyacı var. Roos, zaman zaman pota altında rakip uzunlarla eşleşmek zorunda kalabiliyor bu durumlarda yine fizik gücü ekside kalıyor, 1.98 boyunda olmasına rağmen alçak post oyunlarında bu nedenle etkisiz.

“Sonuç”

Ligimizin ilk Kübalı oyuncusu Roos, gerçekten işlenmeye hazır bir cevher. Geçen sezon Clyburn’ün koç Blatt’in sisteminde kendini ne kadar geliştirdiğini düşünürsek Roos’un da bu yolda büyük bir şansı olduğunu söylemek hiç yanlış olmaz. Darüşşafaka’nın yeni kurulan kadrosunda elbette Wilbekin oyunun lideri olacak ama ilerleyen maçlarda yetenekli kanat oyuncusunun sahneye daha fazla çıkacağını düşünüyorum. Oyunun iki alanında da etkili olması ve birden fazla pozisyonda görev alması ile her eve lazım bir isim. Özellikle Daçka’nın tempo yaptığı dakikalarda bizlere spektaküler smaçlar ile keyifli anlar da yaşatacaktır Roos. Bu sezon performansını merakla beklediğim isimlerin başında geliyor.

Mail: fersu77@yahoo.com
Twitter: @fersudeniz
 
 
 

Yorumlar Okunma: 2498