Uyanık: En iyi taraftar Karesi'de (Efe Can Önal)

30-06-17 09:10
Kurulduğu günden bu yana dikkat çekici işler yapan ve Türk basketboluna yeni bir soluk getiren TBL’nin yeni ekibi Karesispor’un genç ve başarılı genel menajeri Anıl Uyanık ile Karesi’yi ve Türk basketbolunu değerlendirdik.

- 2 sezonda 2 kez üst lige çıkan bir Karesispor var. Kulübun bu sezonki hedefi nedir?

Karesi’nin bu sezonki hedefi her zamanki gibi rekabetçi bir takım yapmak. EBBL’de ve TB2L’de lig atlamaya odaklanmış bir Karesi vardı ancak bu sezon ilk hedefimiz Süper Lig’e yükselmek değil. Makul bir bütçe içerisinde doğru bir kadro yapılanması yaparak savaşan, rekabetçi ve kendi sahasında herkesi zorlayacak, play-off’u kovalayacak olan bir Karesispor olacak.

- TBL’de lig birincisinin direkt olarak Süper Lig’e yükseleceği ve 2-9 arası takımların play-off oynayacağı yeni statü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu zamana kadar bu ligde yer alan hemen hemen her kulübün beklentisi bu yöndeydi. Yani bu konu bir çok kişinin hem fikir olduğu bir konuydu. Normal sezonun değerinin artması adına, ligi birinci bitiren takımın direkt Süper Lig’e katılmasını mantıklı buluyorum. Play-off heyecanını da ortadan kaldıran bir durum söz konusu değil. Ligi daha heyecanlı hale getireceğini düşünüyorum bu sistemin.

- Geçen sezon salonu dolduran bir seyirci grubu vardı. Bu sezondan bunun artacağını düşünüyorum. Önümüzdeki sezon nasıl bir durum öngörüyorsunuz, aynı salonda oynamaya devam edecek misiniz?

Kurtdereli Spor Salonu hem bizim, hem de Balıkesir basketbolu için önemli bir merkez. Biz orayı basketbolun mabedi olarak kabul ediyoruz. Balıkesirli basketbolseverlerin aşina oldukları ve gelmeyi sevdikleri bir ortam. Bu sezon da yine aynı salonda devam edeceğiz, başarıyı orada tattık. Kulüp Başkanımız Sn. Ahmet Ayan’ın desteğiyle salondaki maç izleme kalitesini artırmak adına da bir kaç ufak dokunuş yapacağız. Ayrıca sosyal medya üzerinden yaptığımız değerlendirmelerde de taraftarlarımız salondan memmun olduklarını bizlere iletiyorlar. Geçtiğimiz yıl TB2L’nin en ateşli taraftar grubuna sahiptik. Bu yıl da TBL’nin en zor deplasmanlarından biri olacağız. Karesi seyircisi ligin en iyi basketbol seyircisi, maçın gidişatına etki edebilen bir yapıya sahipler.

- 2 sezondur staff olarak hemen hemen aynı ekip ile devam ediyorsunuz ancak hem koç hem de sizin için ilk kez bir TBL deneyimi olacak. Bu bağlamda tecrübe sorununu nasıl aşacaksınız ve kadro kurma süreci nasıl ilerliyor şu anda?

Güçlü ve çağdaş bir yönetim kurulumuz var ve transfer konusunda bizi tam olarak yetkilendirdiler. Biz Karesi’de kurumsal bir sistemde çalışıyoruz. Genel menajer olarak ben ve antrenörümüz Fahri Güler gerekli çalışmaları yapıyoruz. Aynı zamanda basketbol şube sorumlumuz Talha Esen de transfer komitemizin başında. Üçlü bir mekanizma içinde, birbirimizi ikna ederek ve en doğrusunu bularak Karesi için iyi transferler yapmaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz 2 sezonki hamlelerimize baktığımızda bu konudaki başarı yüzdemizin oldukça yüksek olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Karesi’ye gelen aşağı yukaru her oyuncu burada hem mutlu oldu, hem de katkı verdi, ayrıca kendisine de değer kattı. Takım mühendisliğini iyi yapmak zorundayız, elbette basketbolda tek bir doğru yok ancak biz kendi sistemimize uygun işler yapmaya çalışıyoruz. Kısacası Karesispor bu sezonda iddialı ve can yakan takımlarından birisi olacak, bunun için çalışıyoruz.

- Karesispor’un tavan hedefi nedir?

Karesispor’un tavan hedefi mutlaka ve mutlaka Avrupa Kupaları’na katılacak düzeye gelmek ancak bunun içinde doğru zaman ve doğru yapılanma şart. Biz geçtiğimiz sezon ve ondan öncesinde lig atladık , evet bu doğru fakat her ligin kendi dinamiği ve zorluğu farklı. Süper Lig’e ve Avrupa Kupası hedefine de adım adım gitmek lazım. Organizasyonu daha güçlü hale getirerek, gelir kaynaklarını artırarak, altyapıyı oluşturarak adım adım yükselmek lazım. Karesispor kazanma geleneği olan bir kulüp bu yüzden de her ne kadar bu sezon birincil hedefimiz Süper Lig’e çıkmak olmasa da her maça kazanmak için çıkacağız.

- Üstyapıda işler iyi gidiyor Karesi için. Altyapıda durumlar nedir?

Altyapıya 2016/2017 sezonu itibariyle sıfırdan başladık. Elimizdeki genç takımı dağıttık geçen sezonun başında, çünkü Karesi basketbol anlayışını, ekolünü oluşturmak istiyoruz, hem saha içinde hem de saha içinde. Bu sebeple en küçük kategoriden yola koyulduk. Bu sene Balıkesir’i okul okul, sınıf sınıf gezdik. Derslere girerek oyuncu taramaları yaptık ve ciddi bir eleminasyon sürecinin ardından Balıkesir’deki çocukları basketbolla tanıştırdık. Şu anda sadece U11 ve U12 takımlarımız var. Bu takımlar sürekli güncellenen kadrolara sahipler. Ayrıca Karesi Basketbol Akademisi’nde de 150 civarında çocuğa basketbol eğitimi veriyoruz. Bizim için önemli olan nokta şu; biz basketbolu sadece Cumartesi günleri A Takımın maç oynadığı bir olay olarak değil, şehre değer katması açısından bir enstrüman olarak görüyoruz ve altyapı bu açıdan bizim için önemli. Karesispor projesi Belediye Başkanımız Sn. Yücel Yılmaz’ın “Balıkesir’in genlerinde basketbol var” sözü ile başladı ve bizim de sloganımız bu oldu. Çocukların küçük yaşlarda basketbolla tanışması ve basketbolun şehre yayılması bizim için çok önemli. Herkesin ileride basketbolun bir paydaşı olmasını sağlamak istiyoruz. Biz Balıkesir’i sadece bir basketbol şehri değil aynı zamanda basketbolun başkenti yapmak istiyoruz.

- Buna ek olarak, o zaman bir pilot ya da gelişim takımı hamlesi beklememeli miyiz Karesi’den?

En azından şu an için erken. Dediğim gibi sıfırdan başladığımız için U11-U12 takımlarımız var ancak 4-5 sene içerisinde bu hamleler mutlaka olacak. Karesispor’un A Takımı’nda oynayan Balıkesirli sporcular yetiştirmek istiyoruz.

- Karesispor’un diğer Balıkesir takımları ile olan ilişkisi nasıl ?

Kulübün kurulduğu zamandan beri Banvit ile iyi ilişkiler içindeyiz. Başta Özkan Kılıç olmak üzere , Sportif Direktör Turgay Çataloluk, Genel Menajer Turgay Zeytingöz ve bütün antrenör kadrosu bize hem idari hem saha içi anlamında destek verdiler. EBBL zamanı Banvit’ten aldığımız Harun Can Doğan’ın ve Rıdvan Öncel’in lige yükselmemizde çok büyük katkıları oldu, çok fedakarca oynadılar. Dönemin Bandırma Kırmızı A Takım antrenörü Menderes Gümüşdal ağabeyimizin de desteğini hiç bir zaman unutmayacağız. Banvit, Balıkesir’de basketbolun lokomotifidir, Avrupa’da marka olmuş bir kulüptür. Deplasmanlı liglerde mücadele eden bir diğer Balıkesir takımı olan Best Balıkesir’in ligden çekilmesi ise bizim için üzücü oldu çünkü Balıkesir’de bir basketbol derbisinin daha olması şehir için önemli olacaktı. TBL’de Bandırma Kırmızı ile şehrimizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışacağız.

- Ankaralı bir basketbol adamı olarak başkent basketbolu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Son yıllarda üstyapılarda bir başarısızlıktan söz edebiliriz heralde çünkü Ankara takımları hem BSL’de hem de TBL’de yarışmacı takım olma özelliğinden uzaklaştı. Böyle olunca da altyapılar ve Ankara basketbolu sorgulanmaya başlandı. Ankara, Türkiye’de basketbolun doğduğu şehir diyebiliriz. Eskiden Ted Kolej, Yenişehir, Şekerspor gibi takımlarıyla Ankara basketbolu Türk basketbolunun hafızasıdır. Başkentten çok değerli oyuncular, antrenörler yetişti. Uzun yıllardır burada yaşamıyorum ama bence günümüzdeki Ted Kolej, Türk Telekom gibi marka takımlar biraz daha kurumsal yapısını güçlendirebilirse devamlılıklarını daha üst noktaya çıkarabilirler. Bu da otomatik olarak altyapılarda doğru hamlelerin gelmesini sağlayacaktır. Ankara’da sadece altyapılarda mücadele eden bir sürü takım var ancak saydığım lokomotif takımların, bunlara Ormanspor ve Çankaya Üniversitesi’ni de ekleyebilirim, basketbol özlerine dönmeleri sonucu altyapıda bundan pozitif etkilenecektir diye düşünüyorum. Gündelik düşünmek, gündelik adımlar atmak Ankara’yı geriye götürdü ancak bu durum mutlaka düzelecektir.

- Son olarak, Milli Takım tutkunuzu bildiğim için sormak istiyorum. Eurobasket 2017’de milli takımın şansını nasıl görüyorsunuz? Çoğunluğu fazla süre alamayan oyunculardan oluşan bir Milli Takım var elimizde. Ufuk Sarıca ile beraber nasıl bir geçiş süreci olacağını düşünüyorsunuz?

Burada 2 kritik nokta var, birincisi bizim kamuoyu olarak, hep beraber Milli takımızı gündemimize almamız lazım. Son yıllarda Milli Takımın izlenirliğinin, önemsenirliğinin ve reytinginin düştüğüne inanıyorum. Tamamı ile sportif başarıya odaklı bir ilgi söz konusu, öncelikle bunu kırmamız lazım. Son yıllarda istediğimiz sonuçları alamıyoruz belki ama A Milli Basketbol Takımı bu ülkede basketbolla ilgilenen herkes için en önemli takımdır, ortak kulübümüzdür. Milli heyecanı yaşadığımız zamanda oluşan bu sinerji sahadaki oyunculara kadar ulaşacaktır. İkinci önemli nokta ise yeni bir staff var ve bunun bir geçiş süreci olduğunu unutmadan çalışmak lazım. Elbette evimizde oynadığımız turnuvada rekabetçi olalım, kazanmak için oynayalım ama başarısızlığa da sabredelim çünkü artık jenerasyonu yenilememiz gereken bir noktadayız. Altın jenerasyonlarımızı, elimizdeki tecrübeli isimlerin yanında A Milli Takım’a entegre etmek zorundayız o yüzden de sabretmeliyiz, sonuç odaklı olmamalıyız. Bu turnuva bunun için bir başlangıç olabilir, madalyayı ana hedef yapmadan mücadele etmeliyiz bence. Yoksa geçiş süreçlerinin her zaman sadece adı kalıyor ve yine bildiğimiz isimlerle, aynı şeyleri deneyip aynı sonuçları almaya devam ederiz. 

Yorumlar Okunma: 3095