Kupa ayağımıza geldi (Fersu Yahyabeyoğlu)

17-05-17 16:27
Koç Laso’nun Real Madrid’i 2017 yılı ile beraber müthiş bir çıkış yakalamış ve 15 maçtan 13 galibiyet çıkararak normal sezonu lider bitirmişti. Sonrasında da temsilcimiz Darüşşafaka Doğuş karşısında evlerinde kaybettikleri maça rağmen İstanbul’dan iki galibiyet birden çıkarıp adlarını Final Four’a yazdırmayı başarmışlardı. Llull ve genç yıldız Doncic liderliğinde Avrupa’da yüksek tempo basketbolunu en verimli oynayan takım olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Temsilcimiz Fenerbahçe ise bu sezon çıtayı yükseltme işini biraz geçe bırakıp play-off’larda form grafiğini zirveye çıkardılar. Normal sezondan çok daha diri, çok daha dirençli ve çok daha fazla savaşan bir takım izledik. Udoh’un savunmada, Bogdanovic’in hücumda devleştiği seride Panathinaikos’u eze eze süpürdü sarı lacivertliler. Ev sahibi avantajı, koç Obradovic faktörü ve Final Four tecrübesi ile bir adım önde çıkacağımız bu kritik maçın gelin birlikte detaylarına bakalım.

“Psikolojik Üstünlük”

15 Mayıs 2015’de Final Four’un ilk maçında Real Madrid temsilcimizi 96-87 yenip eleyerek sonrasında da kupaya ulaşmıştı. Hemen bir yıl sonrasında iki takım bu kez play-off’ta karşı karşıya gelmiş ve temsilcimiz Fenerbahçe ev sahibi avantajını da kullanarak 3-0 ile rakibini süpürmüş ve psikolojik üstünlüğü geri almıştı. Ayrıca 30 Ekim 2015’ten bu yana iki takımın İstanbul’da karşılaştığı 4 maçı da temsilcimiz kazanmayı bilmişti. Bu sezon oynanan son maçta, 31 Mart’ta, ise Real Madrid evinde 61-56 ile kazanmıştı. Özetle Fenerbahçe mental anlamda da rakibinden bir adım önde. Öyle ki koç Laso bu yaz transferleri bile Fenerbahçe’ye elendikleri seriye bağlı olarak pota altına iki atlet uzun alarak yapmıştı.

“Tempo kontrolü”

Evet Real Madrid Avrupa basketbolunda şuanda yüksek tempoyu ve açık alanı en iyi şekilde kullanan takımların başında geliyor. Ama Fenerbahçe de özellikle Sloukas-Bogdanovic ikilisi oyundayken tempoyu en doğru şekilde ayarlayan takımlardan biri. Yani bu anlamda zıt kutupların kapışmasını izleyeceğimizi söyleyebilirim. Özellikle Llull parkedeyken yarı sahayı çok çabuk geçen ve gerektiğinde hiç sete yerleşmeden atılan şutlar ya da bir iki pas üzerinden oynanan keskin tepe ikili oyunları ile sonuca gidebiliyor Real Madrid. Yani aslında şuursuz bir tempo basketbolu oynuyorlar gibi gözükse de her şeyi planlı yapıyorlar. Fenerbahçe ise koç Obradovic’in etkisiyle tabii ki bir düzen takımı. Yarı sahaya yerleşip dengeli hücum etmeyi ve uzunlara da topun inmesini sağlıyorlar. Hücumun ilk 15 saniyesini organizasyon için harcayabilen bir ekibiz. Farklı beşlerle farklı hücum setleri üreten ve iç dış dengesini iyi sağlayan, takım olarak hücum edip takım olarak savunma yapan bir takımız. Özetle tempo basketbolu denge basketboluna karşı olacak bir kez daha.

“Uzun Rotasyonu”

Real Madrid geçen sezon Fenerbahçe’ye play-off serisinde süpürülürken en büyük sıkıntıyı pota altında çekmişti. Temsilcimizin atlet ikiz kulelerine Reyes ve Ayon ile cevap verememişlerdi. Yazın transfer döneminde koç Laso bu noktada iki kritik hamle yaparak Randolph ile Hunter’ı kadroya kattı. Sezon boyunca da gördük ki bu iki isim artı Thompkins, Reyes, Ayon ve hatta emektar Nocioni ile kurdukları bu geniş uzun rotasyonunu çok etkili kullandılar. Özellikle Randolph blokları, dış şut tehdidi ve açık alandaki etkinliği ile bir çok rakibe karşı yakaladığı ters eşleşmelerde net bir üstünlük kurdu. Ayrıca Hunter ile birlikte oynayabildikleri gibi Ayon’a eşlik ederek Meksikalı oyuncunun ikili oyunlardaki zaaflarını da yamamayı başardılar çoğu maçta. Fenerbahçe’de ise bu sezon aslında Udoh haricinde uzunlar pek formda değil. Vesely geçtiğimiz sezonu mumla aratıyor. Çok istikrarsız, maç içinde bile inişli çıkışlı grafikler çiziyor, zaman zaman basketbolun dışına çıkıp sinirlerine hakim olamadığı anlar da yaşadı. Antic de ilerleyen yaşıyla birlikte artık savunmada iyice ağır kalıyor, potadan çok uzak oynuyor ve sadece dış şut tehdidi var. Tecrübesi ve sertliği ile bazı maçlarda etkili olsa da süreleri hayli azaldı. Sezon ortasında takviye diye alınan Bennett da tabiri caizse fos çıktı. Amerikalı forvet birkaç maçlık anlık performansları dışında silindi gitti. Nitekim lig lisansı bile iptal edildi son haftalarda. Özetle Udoh biraz tek başına kalmış durumda.

“Galibiyetin Anahtarları”

* Temsilcimiz Fenerbahçe geçen seneden başlayarak özellikle İstanbul’daki maçlarda koç Laso ve Real Madrid’in en büyük kabusu oldu. Koç Obradovic’in de tecrübe ve basketbol zekası olarak net bir üstünlüğü var Real koçuna karşı. Bunların yanında takım olarak biz daha kompakt ve birbiriyle daha çok oynamış, birbirini daha iyi tanıyan oyunculardan kuruluyuz. Tüm bunların üstüne bir de taraftar avantajımızın net bir şekilde lehimize olacağını düşündüğümüzde maçtaki psikolojik üstünlüğün bizde olduğunu ve bu zorlu mücadeleye bir adım önde başlayacağımızı rahatlıkla söyleyebiliriz. Tıpkı Panathinaikos serisinde olduğu gibi kararlı ve agresif bir giriş yapmalı, bu avantajlarımızla beraber Real Madrid’e ilk dakikalardan net bir mesaj vermeliyiz.

* İspanyol temsilcisinden bahsederken sürekli tempo, açık alan, koşmak diyoruz. Bu noktada Llull ve Doncic’e yapılacak baskı çok ama çok kritik olacak. Aslında konu sadece onlara baskı yapmak değil, savunma ribaundunu alan ve dripling yapmaya başlayan ilk oyuncunun üzerinde savunmacısının bulunması. Ayrıca Real Madrid Euroleague’in en çok savunma ribaundu alan takımlarından biri. Bu nedenle hücum ribaundlarında aktif olmamız ve onların savunma ribaundlarını net almalarına engel olmamız, zorlamamız da geçiş hücumlarına çıkışlarını engellemek ve onları yavaşlatmak için temel önlem olacak. İkiz kulelerimiz sahadayken tabii ki bunu yapmak daha kolay olacak. Ama Kalinic ya da Datome’nin 4 numarada yer aldığı kısa beşlerde bu konuya ekstra önem göstermeli ve gerekirse kısalardan da yardım alarak takım olarak ribauntlara konsantre olmalıyız.

* Tabii tempo kontrolünün bir diğer yöntemi de hücumda topun değerini iyi bilmek ve geçiş hücumlarında kullanılacak erken topları doğru seçmek olacak. Sloukas-Dixon ikilisi sahada ve Bogdanovic kenarda olduğu dakikalarda zaman zaman basit top kayıpları yaparak rakiplerine imkanlar sunmuştu Fenerbahçe. Sezon boyunca hatta play-off’da da devam eden bu kötü alışkanlığı Real Madrid’e karşı minimuma indirmek gerekecek. Aksi durumda oyunun kontrolünü kaybedebilir ve açık alanı bulan Real Madrid’in çok çabuk bir şekilde havaya girdiği keyifsiz dakikaları izlemek zorunda kalabiliriz.

* Udoh ve Vesely’den birinin kenarda olduğu dakikalarda eğer Reyes ya da Ayon sahadaysa onlara alçak postta top aldırmamak, potadan uzak tutmak temel hedefimiz olmalı. Alçak postta bu isimlerin topla buluşması halinde yardım gelmesi şart. Bu noktada da oyunda olan kısalar mutlaka ters taraf savunmasında kaymaları doğru yapmalı. Aksi durumda Randolph ve Thompkins gibi dış şut tehdidi olan uzunlar artı Carroll, Fernandez, Maciulis gibi keskin nişancılar canımızı çok yakar.

* Real Madrid’in savunma zaaflarını ortaya çıkaracak şekilde bir hücum sistemi kurmak şart. Ayon’un ağır ayakları ile ikili oyun savunmasındaki zaafına karşın Udoh ve Vesely’nin çabuk ayaklarını kullanmamız, uzunlarımızı hareketli bir şekilde topla buluşturmamız, Fernandez’in karşısında kalan oyuncumuzun bol bol çembere yönelmesi ve Carroll’ın savunduğu ismin, özellikle Bogdanovic ya da Kalinic ile eşleştiyse, alçak posta inip fizik avantajını kullanması gerekecek. Son maçlarda eli sıcak olan Carroll’ı savunmada yoramazsak hücumda perdelerden çıkarak gönderdiği kritik şutların yüzdesini aşağı çekmemiz giderek zorlaşacaktır.

* Evet Ayon’un ikili oyun savunmasında zaafı var ve Randolph’un da alçak postta teması-sertliği fazla sevmeyen bir oyuncu olduğunu biliyoruz. Ama işin öbür tarafında yani hücumda bu iki oyuncu serinin kaderini belirleyecekler. Real Madrid’in hücumda en çok kullandığı isimler Llull ve Ayon olarak karşımıza çıkıyor. Aralarında kurdukları daha doğrusu artık ezberledikleri ikili oyunlar sezon boyunca neredeyse tüm savunmaları çökertti. Ayon’un devrilirken aldığı ilk topta pas dağıtma yeteneğinin de olması, Llull’un savunmacısının perde altından geçmesi durumunda üçlükle cezayı kesmesi ya da adam değişmelerde uzunun üzerine sürati ile giderek rahat penetreler bulması savunmaları çaresiz bırakıyor. Bu penetreye yardım getirseniz bile bu sefer Llull tersteki şutörü buluyor. Tek çare uzunlarımızın Llull karşısında sağlam durabilmesi ve en azından İspanyol guardın pas açılarını kapatacak şekilde savunma yapmaları olacak, getireceğimiz her yardım Real’in ekmeğine yağ sürecek. Bu noktada Udoh’un sahada kalması hayli kritik olacak. 5 numara üzerinden oynanacak ikili oyunlarda Llull’un karşısında kalabilecek tek uzunumuz konumunda.

* İki koç da açıklamalarında değinmek istemeseler de Llull ve Bogdanovic’e özel önlemler alınacağı net. Bizim mutlaka Dixon, Sloukas, Bogdanovic üçlüsü ile İspanyol guarda baskıyı aksatmadan yapmamız, hatta zaman zaman Kalinic ve Nunnally ile de skorer oyuncuyu fiziksel olarak da zorlamamız gerekecek. Bu karşın Real Madrid de Maciulis ve Taylor gibi iki sert, fizikli oyuncuyla Sırp skoreri yıldırmaya çalışacak. Bazen de Carroll’ı ya da Llull’u onun karşısına verip dripling üzerinden üretimini engellemeye çalışabilirler. Elbette bu kritik maçı bir oyuncunun çıkıp tek başına kazanması kolay değil ama yine de bu iki isim, Bogdanovic ve Llull, bana göre kupaya giden yolda iki takım adına da en önemli isimler olacaklar.

Mail: fersu77@yahoo.com

Twitter: @fersudeniz 

Yorumlar Okunma: 4379