Gün gelir, Fener döner (Hayri Pekergin)

12-05-17 21:29
Meşhur söz var. Bilirsiniz.

Keser döner; Sap döner; Gün gelir hesap döner.

İşte öyle oldu.

Fenerbahçe döndü.

*****

Sarı lacivertliler serinin 3. maçını son çeyrekteki korku filmine rağmen 71-70 kazandı.

Hepinizin aklındaki soruyu beraber soralım;

Seri buradan döner mi?

Döner.

Fenerbahçe final serisindeki her dakikayı, bu maçın ilk üç çeyreğinde oynadığı gibi oynarsa ve doğrulardan son çeyrekteki gibi ayrılmazsa dönüş sert ve hızlı olur.

*****

Ne değişti bu maçta?

Öncelikle Fenerbahçe daha baştan hücumda topu iyi paylaştı.

Yarı saha oyununda her hücumda en az 5 pas 2 pick saydık.

Takım, hücumda birbirine iyi yardım etti.

İlk 3 çeyrekte görülen o “buzzer beater”lar işte o pas trafiğinin sonucuydu.

“Pickler” kararlı, “bump”lar YDÜ’lü oyunculara mesaj veren nitelikteydi.

*****

Savunmadaki canlılık ve yardımlaşma hücumdaki paylaşımdan da üst seviyedeydi.

Yakın Doğu Üniversitesinde “kimya mühendisleri” Vandersloot ve McBride 30 dakika neredeyse karşısında el görmeden boş şut atamadı.

Parker dahil kimse ilk 30 dakika bire birde 2 defa rakibe geçilmedi

Bana göre daha önemlisini söyleyeyim mi?

İlk üç çeyrekte herkes iyi savunma yapıp, doğru şekilde yardımlaştıkça, seride ilk kez takımda yüzler gülmeye başladı.

Bu paylaşım 4 oyuncuya (Quigley, Gruda,Lavender ve Birsel Vardarlı Demirmen) 2 haneli skor getirdi.

Yerli rotasyonda Pelin Bilgiç, Ayşe Cora ve Tuğçe Canıtez’in katkısı çok olumluydu ve maç kazanma matematiğine katkı yaptı.

*****

Yakın Doğu Üniversitesi ilk yarıda rakibin kararlı duruşuna cevap veremedi.

Leuchanka’nın enerji seviyesi rakiplerin parıltısı önünde 2 sayılık skor katkısı gibi sönük kaldı.

Sert ve kararlı savunmaları yenmek için fiziksel oynamak gerekiyordu. Bunu iyi yapan, verimi büyük ölçüde dış oyunculara bağlı olan Hollingsworth oldu. YDÜ’nün pivotu 20 sayı üretti.

Bordo beyazlılar bütün sezon pozitif özellikleri olan hücumda işler yürümese de savunma ile maçta kalma becerisini burada da ortaya koydu.

Bunda 3. çeyrekten başlayarak Olcay Çakır’ın Quigley üzerinde artan etkisi, McBride’ın ritim kazanması kadar Fenerbahçe’nin sondaki fiziksel düşüşü etkendi.

*****

Maçın son çeyreğinde yorulan, serinin ilk iki maçındaki yanlışlarına geri dönen, Quigley ile Parker’ın birbiri ile kenarda , sahada gereğinden fazla “konuştuğu” bir Fenerbahçe vardı.

Bu süreçte 64-59’da bir ara kilitlenen oyunda savunması, ribauntları ve skora verdiği destek ile YDÜ’nün skora denge getirmesini geciktiren ve belki de maçı kurtaran Gruda oldu.

Sonda Quigley kritik yakın mesafeyi bireysel başarısı ile “el üzerinden” bitirip hem takımı hem maçı hem de bir pozisyon önce topu “rakibe teslim eden” Parker’ı kurtardı.

YDÜ son topta McBride ile temas arayacak yerde acele ve kötü seçilmiş, ribaundu planlanmamış bir şut kullanınca kazanan Fenerbahçe oldu.

******

Play-off serileri teknik taktik kondisyon gerektirir.

Ama artık herkesin birbirinin aldığı nefesi bildiği yerde esas olan irade ve kararlılıktır.

Mental mücadeleyi kazanan seriyi de kazanır. 

Bu mücadele bazen rakip ile bazen de “takım oyunu” ile oyuncunun “kendi egosu” arasındadır. 

Twitter: @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 5168