Hoşgeldin KBL Finali (Hayri Pekergin)

04-05-17 22:39
Geldik sezonun beklenen finaline.

Yakın Doğu Üniversitesi Beşiktaş’ı 3-0 ile geçerek ilk finalist oldu.

Beklenen sonuç mu?

Evet.

Beşiktaş Takımı büyük mücadele ortaya koyduğu serinin 2. maçını bir sayı ile kaybettikten sonra bugün oynanan 3. karşılaşmada güçlü rakibine 3 çeyrek karşı koyabildi.

Kilit faktör neydi diye sorarsanız;

Beşiktaş cephesinde yerli rotasyondan oyunun her iki yönünde gelen katkının yetmemesiydi demek lazım. 

Aziz Akkaya’nın yerli oyuncularından maçın oynanan bölümünde skor olarak aldığı 7 sayı katkı bir tarafa, koca takım maçı yalnız 2 top çalma ile bitirdi dersem, sanırım galibiyetin o şartlarla imkânsızlığını daha iyi açıklamış olurum. 

Bu arada söz konusu 2 top çalmanın da 39 dakika sahada kalan Kiah Stokes’dan geldiğinin, bu oyuncuya ve onu transfer edenlere tebriklerim ile altını çizmek isterim. 

Stokes ve Perovanovic’in bu sezon performansı Beşiktaş’ın pek çok güçlü ve kalabalık kadroyu görece dar bir rotasyon ile geride bırakmasında önemli etken oldu. 

Yakın Doğu Üniversitesinde Hollingsworth “akut” faul sorununa dönüş yapıp kilit ikilisi Vandersloot ve McBride 3.maçta yorgunluk belirtileri gösterse de bordo beyazlılar önemli bir özelliklerinden birini ortaya koyarak maçı son çeyrekte bitirdi. 

YDÜ Takımında hücumda işler yolunda gitmiyor olsa da savunma seviyesi hiçbir zaman belirli bir standardın altına düşmüyor. 

İşte bu direnç, rakip sahada Beşiktaş’ın kırılgan noktası olan dar rotasyonun yorgunluğunu, top kayıpları ve iyi seçilmemiş şutlarla daha fazla görünür yaparak son çeyrekte kopan sonucu getirdi. 

Tabii bu performansta 15 sayı 7 ribaund üreten Bahar Çağlar’ın katkısının ne kadar belirleyici olduğunu da ayrıca vurgulamak gerekiyor. 
 
Tecrübeli forvet topu vurmadan attığı şutları giderek geliştiriyor. Bu da hem kendi oyununu geliştiren hem de takımının hücum kalitesine güç veren bir özellik. 

******

Yarı Finalin ezeli rekabet cephesi de 3-0 bitti.

Fenerbahçe ilk iki maçı farklı kazanırken, son maçta genç skorer Jefferson’ın yer almadığı Galatasaray’ın 36 dakika rakibi ile başa baş oynaması oyunun önemli aktörleri için ders niteliğinde.

Önce ilk iki maç neden farklı bitti sorusunu soralım;

Fenerbahçe bu maçlarda kendi sahasında pota altını çok iyi kullandı. Rotasyonun trafiğini akılcı planladı ve maçın hamle yapılması gereken yerlerinde gereken darbeleri indirerek rakibini düzenden çıkardı.

Galatasaray ise ilk maçta, ne gerekli şekli ile baskı yapabildi, ne bu baskının ardından pota altını kapatıp rakibin işini zorlaştırdı.

Son maçta “önce kendi istatistiklerim” diyen Jefferson olmayınca topu daha iyi paylaşan ve bu enerji ile savunmada daha iyi yardımlaşan bir Galatasaray izlendi. 

Sarı kırmızılılar boyalı alanı diğer iki maça göre daha kalabalık tutup dirençli oynayınca, eksik kadrosuna rağmen 35 dakika oyunda kalmayı başardı. 

Maljkovic’in bu sezondan çıkarması gereken en büyük ders, bir kadın basketbol takımının topu paylaştıkça daha iyi savunma yaptığını unutmamak olmalı. 

Elbette bunu kendisi benden daha iyi biliyordur. Ama bunu hayata gerektirecek dokunuşları sezon boyunca görmedik. 

Galatasaray basketbol yönetiminin, Traore Anderson tercihinde bütün sezon Anderson’u dışlayarak, genç ve gelişme şansını maksimize etmeyi hedefleyen Jefferson’un eline geleni attığı, diğerlerinin de savunma yaparak top kaptığı bir “düzenin” benzerinin gelecek sene tekrarlanmamasını sağlaması gerekiyor. 

Elbette Maljkovic’ten alınması gereken dersler de var. Hem de oldukça önemli dersler. 

Yerli oyunculardan nasıl verim aldığının, beraberinde getirdiği yardımcı coach’un idman kalitesinin yerli coachlara “biz de yapabiliriz” mesajı vermesini diliyorum. 

Fenerbahçe cephesinde Parker’ın doğaçlama oyununun takımın pas sayısını aşağıya çektiği, başka kilit oyuncuların verimini ve şut seçimlerini bozduğu net olarak görüldü. 

Evet, O bir dünya yıldızı. Bununla birlikte ribaunttan sonra top sürecek diye fastbreak ziyan etmek, takımın daha iyi basketbol oynanmasına ya da saha içi dayanışmasına yardım etmiyor. 

Sarı lacivertliler ikinci yarıda hem savunmayı bir kademe arttırıp hem de Parker topu elinde az tutunca oyunun hâkimiyetini ele geçirip farkı çift hanelere taşıyarak kazandı.  

*****

KBL Finali ilk bakışta Fenerbahçe’nin etkili pota altı oyuncuları ile YDÜ’nün skorer dış oyuncuları arasında geçecek gibi görünse de asıl belirleyici olan YDÜ’de pota altı, Fenerbahçe’de ise dış oyuncuların başarısı olacak. 

Twitter : @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 3930