Anadolu Efes Pire’de Dağıldı (Fersu Yahyabeyoğlu)

19-04-17 23:24
Sezona iyi başlayan ve özellikle evindeki maçlarda hata yapmayan Olympiakos geleneğini bu sezon da sürdürdü. Tecrübeli oyuncuları ve sert savunmaları ile neredeyse tüm takımları dize getirerek normal sezonu 3.sırada tamamladılar. Ama son maçlarda da yaşadıkları kayıplar gösterdi ki aslında kolaylık yenilebilir bir takımlar. Temsilcimiz Anadolu Efes ise rakibinin aksine inişli çıkışlı başladığı sezonu nefis bir çıkış grafiği ile tamamladı ve play-off biletini kaparak da ödüllerini aldılar. Yarı saha basketbolunu Avrupa’da oynayan Olympiakos’a karşı açık alanda atletik oyuncuları ile üstünlük kuran, yani birbirine zır iki takımın mücadelesini izleyeceğiz bu seride. 

“Hücumda dağınık başladık”
Yunanistan deplasmanında olan diğer temsilcimiz Fenerbahçe’nin OAKA’da karşılaştığı atmosferin aksine Anadolu Efes Barış ve Dostuluk salonunda daha sakin, daha az baskılı bir atmosfer altında başladı maça. Ancak sabırsız ve aceleci atışlar, organizasyondan uzak hücumlar ile ritim bulamadık ilk bölümlerde. Öyle ki bir çok hücumu hiç pas yapmadan ya da tek pas üzerinden attığımız erken ama yanlış şutlarla geçirdik. Tabi bu kadar az pas olunda topu içeri indirmeyi ve ikili oyunları da unuttuk.

“Savunmadaki başlangıç aldatıcı oldu”
Hücumdaki bu kadar kötü ve düşük enerjili performansımıza rağmen en azından savunmada Granger ve Brown liderliğinde iyi iş çıkardık, Printezis ile Spanoulis’i devreye sokmadık. Özellikle Spanoulis maça çok ısrarcı ve diri bir şekilde başladı, onun ilk dakikalarda ritimini bulmasını engellememiz çok kritikti ki bir süre sonra skor bulamadıkça gereksiz zorlamalar yaparak ekmeğimize yağ sürdü.

“Milutinov ilk bölümde etkili oldu”
Ancak yanlış şut seçimlerimiz sonrası savunma ribaundlarını net alan Olympiakos yarı sahayı çabuk geçerek savunmamız yerleşmeden topu pota altına indirmeye ve Milutinov’un fizik avantajını da kullanmaya başladı. Potaya çok yakın topla buluştuğu için Dunston karşısında etkili oldu. Buna karşın biz de ağır ayaklı Sırp uzuna karşı Dunston’ın dikine devrilmelerini bir kaç hücumda da olsa iyi kullandık. İki üç pas yaptığımız ve topu içeri indirebildiğimiz anlarda Olympiakos savunmasını ne kadar zorlayabildiğimizi de görmüş olduk.
 
“Az pas bol top kaybı”
Çeyreğin ikinci bölümü ile beraber aceleci hücumların üstüne bir de top kayıpları gelmeye başladı, artık topu potaya atamadan geri dönmeye başladık. Geri koşmada ve savunmaya yerleşmedekiproblemlerimiz devam etti.  Olympiakos da bizim gibi erken ama bizim aksimize doğru atışlarla farkı açmaya başladı. Özellikle Mantzaris’ten buldukları ekstra 2 üçlük ivmeyi tamamen onların lehine çevirdi.

“Bench katkısı”
Kenardan gelen Honeycutt, Kirk ve Doğuş ile savunmayı biraz olsun sertleştirdik, hücumda da Heurtel liderliğinde topu daha iyi paylaşmaya başladık. Ama koç Perasovic’in bu enerjik sert beşine karşı koç Sfairopolous’dan da hemen hamle geldi. Papanikolaou, Birch, Agravanis’i sahaya sürerek tekrar dengeyi sağladılar ve farkı da korudular.

“Waters x-faktör”
İkinci çeyrekle beraber Green-Waters ikilisine dönen Olympiakos Papanikoloau’nun da Honeycutt’a karşı penetre ederek üstünlük kurması ile beraber hücumda aradığı ritmi buldu. Özellikle Heurtel’in savunduğu Waters şov yaptı adeta üst üste bulduğu 6 sayı ile. Tamam Fransız guard hücumda etkiliydi ama savunmada yine en zayıf halkaydı. İki atletik guardı ile sürekli penetre eden Olympiakos’a karşı gömülmek zorunda kalan temsilcimize karşı bu kez de Olympiakos ceza üçlükleri ile farkı açmaya başladı.

“Potadan uzaklaştık, ribaundlarda ezildik”
Koç Perasovic de iki dinamik guardına döndü, Paul ve Granger sahadaydı. Ama Heurtel’in hücumda kurduğu pas tarafiğini onlar hiç sağlayamadı. Yine zorlama birebirlere kalmaya başladık ve Thomas’ın oyunda olması ile de dış şutlara fazlasıyla yöneldik, topu potadan uzaklaştırdık, Dunston’ı yine unuttuk. Olympiakos da savunma ribaundlarını Milutinov ile rahat çekerek koşan beşin avantajını iyi kullandı ve açık alanda etkili olarak kolay hızlı hücum sayıları buldular. Atletizm olarak net bir şekilde üstün olduğumuz Birch’ün de fazla dakika almadığı bir maçta bu kadar fazla ribaund vermemiz akıl alır gibi değildi.

“Savunma yerlerde”
Savunmada hiç direnç gösteremeyen, faul bile yapamayan Anadolu Efes çeyreğin son bölümünde iyice oyundan düştü. Olympiakos hücumda elini kolunu sallaya sallaya istediğini yaptı. Hücumda da organize olamayan ve disiplinden uzak olan temsilcimiz skor bulmakta da her geçen dakika zorlandı sert Olympiakos savunması karşısında. 

“Spanoulis etkisiz”
İkinci yarıya yine çok aktif başladı Spanoulis ama bu sefer maçın ilk anlarında yaptığı gibi şuursuz zorlamaların yerine bildiğimiz Sakallı gibi, akıllı ve savunmayı okuyarak hücum etti. Tecrübeli guard karşısında Granger’ın da top çalabilmek adına fazla riskli hamleler yapması onun işine geldi. Üst üste bulduğu 6 sayı artı penetre sonrası Printezis’e attırdığı üçlükle maçı tamamen domine etti, farkı da 16 sayı üzerine çıkardılar.

“Ellerini kollarını sallaya sallaya”
Devre arası da maalesef temsilcimize yaramadı. Maça hiç konsantre olamayan temsilcimiz karşısında skor bulmakta hiç zorlanmadı Olympiakos, onları hiç yıpratamadık, bozamadık. Buna karşın hücumda da tamamen direksiyonu Heurtel’e teslim etmek zorunda kaldık, alternatif yaratamadık. Potadan iyice uzaklaştık ve yine zorlama birebirlerle skor bulmaya çalıştık. Evet birkaç dakika Fransız guard üst üste sayıları ile bizi ayakta tuttu ama sonrasında yine basit top kayıpları ve pas yapmadan kullandığımız erken şutlarla ritmimizi kaybettik. Zaten durduramıyorduk bir de atamayınca fark iyice açıldı tekrar.

“Biraz olsun kıpırdandık”
Son çeyrekle beraber Anadolu Efes biraz olsun kendine geldi. Hücumda Granger ve Brown’un devreye girmesiyle hareketlendik. Paul’un penetreleri ile de Olympiakos savunmasını bir bölümdesalladık da. Ayrıca Thomas-Brown ikilisi ile sahada olmamızın avantajını iyi kullandık ve nihayet hücumda aradığımız üçlükleri bulmaya başladık Heurtel dışında bir oyuncudan. Yarı sahayı çabuk geçerek potaya atak etmemiz onları zorlarken savunmada biraz daha dikkatli olup Green’i durdurabilseydik farkı tek hanelere düşürmemiz içten bile değildi.

“Tecrübe farkı”
Son bölüme güvenli bir farkla giren Olympiakos’ta Spanoulis soğuk kanlı bir şekilde takımını asistleri ile organize etti ve ikili oyunlar sonrası uzunlara da hava harekatları hazırladı. Bunun yanında alçak posttan da Printezis oyun kurmaya başladı savunmamız tarafından hiç tehdit edilmediği için. Farkın da etkisiyle her hücumu 5-6 pas ile tamamlayıp sonunda da skor buldular. Hücumda ne kadar etkisiz olduğumuzun bir diğer göstergesi de bitime 3 dakika kala dahi Olympiakos’un faul hakkını halen doldurmamış olmasıydı.

“Savunma yapmadan olmaz”
Anadolu Efes deplasmanda oynamanın da etkisiyle maça hiç inanmadan gelmişti maalesef. Konsantrasyon anlamında ve enerji anlamında maç boyu takım olarak yerlerde gezen temsilcimiz maça uyuyarak başlayan Yunan seyircisini de ayağa kaldırdı, kötü bir giriş yapan Spanoulis’e de özgüvenini geri kazandırdı. Olympiakos gibi düzen bozmakta uzman bir takıma karşı biz kendi kendimizi düzenden çıkardık, minimum pas bol şutla oynayıp onların ekmeğine yağ sürdük. Bu maçta da bir kez daha gördük ki Olympiakos’a karşı savunma yapmadan sadece atarak, üstelik bunu da bireysel olarak yani topu paylaşmadan yaparak kazanamazsınız. 

Mail: fersu77@yahoo.com
Twitter: @fersudeniz

Yorumlar Okunma: 2567