"Yenişehir"ler Ayakta Kalmalı... (Hayri Solmaz)

22-02-17 15:52
Geçtiğimiz günlerde basketfaul.com’un genç kalemlerinden Efecan Önal, ‘bahtı kara Ankara’ mealinde bir yazı yazmış. Altında da sorular sormuş. Sonrasında da fikirlerimi sordu. Ben de Necip Kapanlı’dan icazet alarak, ‘ilk yuvam’, bahtı kara Ankara’nın ışık kaynaklarından ‘Yenişehir Spor Kulübü’ne değinen bir yazı kaleme alacağımı, ruhum kaldırırsa da ‘ne olacak bu Ankara basketbolunun hali?’ üzerine ahkâm kesebileceğimi söyledim. 

Gelelim tarihe… 12 Eylül dönemi, 20’li yaşlar. Ankara Koleji sonrası ODTÜ öğrenciliği. Derin basketbol aşkı ama olmayan bir kariyer, yalandan amatör küme oyunculuğu ve antrenörlüğü, vasat hakemlik... Basketbolu öğrenme isteği ama yanında işi öğrenecek ustayı ve yuvayı bulamama… 

Derken hasb-el-kader Yenişehir Spor Kulübü’nün kapısından ilk giriş, 1982. Beş kesintisiz yıl boyunca tüm altyapı kategorilerinde yardımcı antrenörlük. Ulusal dereceler, A Milli de olmak üzere yetişen milli takım oyuncuları, gelişimine destek olunan onlarca lig oyuncusu, basketbol adamı olarak günümüz camiasında yer tutan insanlar, birçok antrenör, profesyonel basketbolcu olmasa da toplumda parmakla gösterilen seçkin şahsiyetler, iyi insanlar. Hepsi Yenişehir ürünü… 

Yenişehir o dönemin ana yapı taşlarından, moda deyimle “kurumsal” demek isterim ama değil. Nitelikli ve vizyoner bir bakış açısının kurduğu ve geliştirdiği, zamanla ulusal kimliğe bürünen, parmakla gösterilen, imrenilen bir semt takımı. Kısıtlı kaynakları geliştirmek için uğraşan, insan gelişimini ana hedef olarak benimseyen, doğru insanların yönettiği bir yapı… 

En temel kaynağı ‘akıl’ olan Yenişehir, tabii ki o dönemlerde de mali zorluklar içinde. Sponsorlukla ilgili pek bir düzenlemenin ortada olmadığı yıllarda çıkar yolları bulmuş, bir dolu evlilik yapmış. Meysu ile evlenmiş, İstanbul Bankası ile evlenmiş, en sonunda da Hortaş ile hayatını birleştirmiş. Kâh uzun sürmüş evlilikler, kâh kısa. Hepsinde üst düzey işler yapmış. Zenginliğin zirvesini de yaşamış, yokluğun dibini de. Eski saray asilzadeleri gibi göğüsten yukarısı beyaz, aşağısı kırmızı formasıyla açık ve koyu renk iki takım forma zorunluluğu kuralını tek takım forma ile geçiştirmesini bilmiş… En lüks koşulları da yaşamış, sabahın köründe mahalle bakkalında kaşar - ekmek sandviçleri hazırlayıp çıktığı günü birlik deplasmanları da… 

Yenişehir, bildiğim ve gördüğüm kadarıyla Ankara spor tarihinin ‘sivil inisiyatif’ tarafından kurulup geliştirilmiş ve en üst düzeyde performans sergilemiş tek basketbol yapılanması. Ne bir okul, ne bir resmi kuruluş, ne bir camia, ne bir şahıs, ne bir şirket, ne de başka bir kaynak tarafından ‘sürekli’ beslenen, dönem dönem çeşitli ve farklı girdileri bünyesine katan, benzeri olmayan, nice değerli insanı yetiştiren, ‘bağımsız ve bağlantısız’, parmakla gösterilecek özel bir örnek.

Yapamadıkları da var tabii Yenişehir’in: Kalıcı bir tesis… Yapılamamasının nedeni akıl - fikir eksikliği değil ha, belki de dönemsel ortaklarını ve dönemin karar vericilerini yeterince ikna edememek, uygun ortam ve şartları yakalayamamak. Olsa şahane olurmuş ama olmamış. Darısı bundan sonrasına; olma ihtimali gündemde bu arada… Bekleyip göreceğiz. 

Yenişehir tarihindeki isimlerin ve başarıların tümünden bahsetmek kolay değil. Her Yenişehirli'yi saygı ve gıpta ile anıyorum. Ancak bu yazıyı yazmam için beni dürten aşağıdaki resimden söz etmezsem olmaz. Sene 1986, İzmir, Türkiye Gençler Şampiyonası, Şampiyon Hortaş Yenişehir… 

Takımın oyuncu profili şöyle: 

Turnuvaya A Milli takım oyuncusu olarak gelen Hakan Yörükoğlu ve Hüsnü Çakırgil; Deplasmanlı 1. Lig 1986 play-off’unda Efes Pilsen’e yarı finalde elenen Hortaş Yenişehir A takımının profesyonel oyuncuları. 

İlerleyen kariyerinde A Milli olan ve bu turnuva oynanırken yıldız takım yaşında olan Murat Evliyaoğlu. 

Yine altyapılarda milli olup yıllarca deplasmanlı liglerde oynayan Gazi Onat (o da yıldız takım yaşında!!!).
 
Dönemin altyapı milli takım koçları tarafından kapışılan ve şanssız bir trafik kazasıyla oyunculuk hayatı sekteye uğrayan Argu Seçilmiş. 

Altyapılarda defalarca milli olan erken veteran Cenk Baysan. 

Takımın pivotları Ali Rıza Şenozan ve Tamer Bolat. 

Yıldız takım kaptanı Efe Bükmen. 

Takımın Hüsnü Çakırgil ile beraber dışarıdan alınan diğer oyuncusu Şafak İlyasoğlu. 

Turnuvanın 8 - 10 ay öncesinde küçük takımda oynayan ve 16 yaşında ‘Gençler Türkiye Şampiyonu’ madalyası kazanan Gökhan Birbil ve Tuncer Develioğlu. 

Yenişehir altyapısından, hatta küçük takımından yetişen 10 oyuncu... Gençler Şampiyonu takımda 5 tane yıldız takım oyuncusu… 

Sanmayın ki sadece bu jenerasyon; öncesinde ve sonrasında da kalburüstü işler var Yenişehir’in tarihinde. 

Gelelim “Ankara Basketbolu nasıl kurtulur?” sorusunun cevabına… 

Sabahtan beri ne anlatıyoruz?!?

 

EFE CAN ÖNAL'IN KONUYLA İLGİLİ YAZISI İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Yorumlar Okunma: 9483