Okben için doğru bir hamle değil (Yasin Yıldırım) - BasketFaul.com

Okben için doğru bir hamle değil (Yasin Yıldırım)

27-01-17 10:19

 

Okben Ulubay'ı ilk çıplak gözle izlediğim turnuvayı hatırlıyorum. Bundan birkaç sene önce Türkiye Liseler Şampiyonası Ankarada'ydı. Müthiş takımlar ve müthiş oyuncular vardı. O günlerde altyapı milli takımlarında o yaş grubuyla çalışan Ömer Uğurata ile sohbet etmiştim. Hatta hangi oyuncuları beğendin diye bana sormuş benim söylediğim isimlerin hepsinin milli takım kadrosunda olacağını söylemişti. Fakat o turnuvada en dikkat çeken isim tartışmasız Okben Ulubay'dı.

Tam sahadan iki eliyle birden verebildiği paslar, oyun okumadaki benzersiz yeteneği, takım sıkıştığında anında sorumluluk alarak ürettiği sayılar. Fiziksel olarak da gelişimini erken tamamladığı için herkesten 2-3 gömlek yukarıdaydı. Sonraki senelerde Furkan Korkmaz'ı izleyene kadar altyapıda kendi gözlerimle izlediğim en yetenekli oyuncuydu Okben. Hidayet'in yetenek seti aynen kendisinde ortaya çıkmış üstüne biraz daha iyi bir şutör olarak göze çarpıyordu. O günden sonra Okben doğrusal bir yükseliş gösteremedi. İniş çıkışlar yaşadığı kariyerinin en güzel zamanları hep milli takımdaydı. Altın nesil dediğimiz ekipte görevini muhteşem yerine getiren Okben oynadığı harika basketbolla da her yaz ağzımıza bir parmak bal çaldı.

Profesyonel kariyeri ise şişkin kadrolar ve koçların saçma sapan tercihleri nedeniyle bu sezona kadar zayıf kaldı. Efes'te oynarken bir Zalgiris maçında yeni takım arkadaşı Anderson'ı sahadan silmiş Amerikalıyı 22'de 6 gibi istatistiklerde tutmuş ama devamında koç Ivkovic ona yine şans vermemişti.

Bu sezon başında ise cesur bir hamleyle Yeşilgiresun'un yolunu tuttu. Herkesin övdüğü o yapıda kendisine neredeyse sınırsız özgürlük tanındı. Ted Kolejliler'in anormal istatistiklerini ortadan kaldırırsak ligin en çok süre alan 4. oyuncusu oldu. Aldığı sürenin de hakkını vererek maç başına 33.56 dakikada  13 sayı 3.7 ribaund 3.1 asist 1.6 top çalma istatistiklerini üçlük çizgisinin gerisinden yüzde 46 atarak yakaladı. Şu anda A Milli takımın ilk 12'sine herkesin gözü kapalı yazacağı bir isim haline geldi.

Peki şimdi yaptığı transfer ne kadar doğru onu düşünelim. En fazla süre alan oyuncusu 20 dakikalarda oynayan ligin en kalabalık kadrosuna gitmek Okben'e ne kazandırabilir ve ne kaybettirebilir bir düşünelim.

Euroleague sahnesine geri dönmek ve Anderson, Clyburn gibi değişik yetenek setlerine sahip oyuncularla beraber oynamak ona yazabileceğimiz artılar. David Blatt ile çalışabilmek ve İstanbul'da yaşamak ise diğer artılar.

Peki Okben ne kaybedecek Daçka'ya gittiğinde. Çok basit ama çok değerli bir sözcük. İnsanların gerçek hayatta uğruna can verdiği, basketbol sahasında ise altından değerli bir sözcük: Özgürlük.

Giresun'da istediği her şeyi yapabilen hata yapsa da oynama lüksü olan Okben şimdi Daçka'da 10 dakika içinde o muhteşem yeteneklerini ortaya koymak zorunda. Eğer koyamazsa şimdiye kadar ligde tam 16 oyuncuya şans veren Daçka'da kaybolması işten bile değil. David Blatt'in onda gördüğü ışığı hepimiz görüyoruz ama o ışığın sahada olması lazım benchte değil.

Transfer herkese hayırlı olsun ama Okben'i sahada değil de benchte göreceğimiz her dakika canımızın yanacağını da belirtelim.

Yorumlar Okunma: 7663

ardahan escort bingol escort sivas escort agri escort kirklareli escort malatya escort corum escort sanal ofis bodrum rent a car düğün fotoğrafçısı ankara sanal ofis Türkçe Porno İzle Ataşehir escort Kadıköy escort Ankara escort Beylikdüzü escort Ankara escort izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort Pendik escort bahçeşehir escort Sincan escort Beylikdüzü escort Ataşehir escort travesti eskişehir escort escort bursa escort bursa izmit escort escort bursa canlı bahis siteleri casino siteleri bonus veren siteler milanobet bonus veren siteler ankara escort esat escort kolej escort izmir escort travesti porno raf sistemleri ankara sanal ofis antalya escort betboo